Balyoz Davası 81. Celse Duruşma Tutanağı – 6 Şubat 2012

13 Mart 2012

GENEL

6 Şubat 2012 tarihli 81. celsenin duruşma tutanağına buradan ulaşabilirsiniz.

Bu celsede Atilla Özler, Mustafa İlhan, Necdet Tunç Sözen, Rasim Arslan, Süleyman Namık Kurşuncu, Yalçın Ergül, Çetin Can, Ayhan Gümüş, Hüseyin Dilaver, Osman Başıbüyük, Şenol Büyükçakır, Yusuf Volkan Yücel, Tuncay Küçük, Nail İlbey, Ayhan Türker Koçpınar ve Berna Dönmez savunmasını yapıyor.

Atilla Özler:

“(…) sahteliği ayan beyan olarak kanıtlanmış, hukuken hiçbir delil niteliği taşımayan kim veya kimler tarafından hazırlandığını da bilmediğim tamamen düzmece ve bana yakıştırılmaya çalışılan dijital verilerin sahteliğini ispat etmeye çalışmayacağım. Esasen böyle bir sorumluluğumun bulunmaması da Anayasa düzenlemesi gereğidir.

Zira zaten benden evvel birçok kişi bunların sahteliğini bütün çıplaklığı ile ortaya koydular ve defalarca bunların düzmece ve sahte olduklarını ispat ettiler. Ceza yargılamasının maddi gerçeği araştırmak olduğu gözönünde bulundurulduğunda bu iddianamede akla, mantığa ve maddi gerçeğe uygun olmayan olgu ve bulguların olduğu da sabittir. Bu durumda yargılamanın maddi gerçek olarak neyi aradığını izah etmesi de gerekir.”

***

Word belgesinin üstverisine inanacak olursak, minibüs içinde havaalanına doğru giderken darbe belgesi hazırlandığı iddia edilen Mustafa İlhan:

“Tümgeneral Güler ile Yarbay İlhan’ın 23 Ocak-3 Şubat tarihleri arasında bir araya gelmedikleri gibi biri Ankara’da, biri İstanbul’da. 3 Şubat tarihinde birisi Bursa’da kışlık izninde, diğeri Polonya gezisindedir. Üstelik planın yayınladığı tarih olan 9 Şubat’a kadar da farklı yerlerde bulunmaya devam edeceklerdir. Tümgeneral Ziya Güler kendi savunmasında belirttiği gibi izne devam edecektir. Yarbay İlhan Polonya’da geziye devam edecektir. Sonuç olarak 23 Ocak-9 Şubat tarihleri arasında Yarbay İlhan’ın İddia Makamının belirttiği böyle bir grup çalışmasına katılması zaman ve mekan açısından mümkün değildir. Yarbay İlhan 3 Şubat tarihinde Cetvel-A’yı değil, kendi masaüstü bilgisayarı hiçbir bilgisayarda hazırlayamaz. Çünkü iddiaya esas dijital verinin kaleme alınış saatinde yani 9:27’de bir tur şirketine ait servis minibüsü içinde Esenboğa Havaalanına gitmektedir.”

Bir bașka Word belgesi de belge çetesinin yorgun anına denk gelmiş; İlhan’ı aynı belgeye hem şube müdürü olarak koymuşlar hem de imza kısmına plan subayı olarak. İlhan:

“Suçlamaya esas olarak sunulan EK-C Lahika-7 Cetvel-A incelendiğinde yeniden oluşturulduğu iddia edilen istihbarat teşkilatında Yarbay İlhan İKK Şube Müdürü olarak yazılmıştır. Diğer taraftan aynı isim sayfanın sağ alt kısmında bulunan imza bloğunda plan subayı unvanı ile kullanılmaktadır. İddiaya göre Yarbay İlhan hem şube müdürü seviyesinde bir amir hem de plan subayı olarak bir memurdur. (…)

Sonuç olarak Yarbay İlhan hem plan subayı hem de şube müdürü olamaz. Bu hem amir hem de kendisinin memuru olmak gibi anlamsız bir çift kişilik durumudur. (…)

Bu tutarsızlıklar kanıt olarak ileri sürülen dijital verilerin olağan çalışma ilişki ilişkileri içinde oluşturulmadıklarını göstermektedir. Özellikle zaman ve mekan çelişkilerini bildiğimiz uzay zaman kavramı içinde açıklamak olası değildir.”

 ***

Necdet Tunç Sözen:

“birbirinin tamamen aynı 2 adet Microsoft Word dijital dökümanı ben hazırlamadım ama sonuçta 213 gündür tutukluyum. (…)

Hakkımdaki iftira dönemi Şubat 2003’ü kapsıyor. Sözde dijital veride kontrol ve denetim müdür yardımcısı olduğum iddia edilmişse de şahsım Hava Kuvvetleri Komutanlığı tarafından 25 Mayıs 2011 tarihinde Mahkemenize sunulan ve bana karşı komployu da ortaya koyan yazıda da belirtildiği üzere Hava Harp Akademisi 1. sınıf öğrencisidir. Kontrol denetim ve müdür yardımcısı gibi bir sıfatım hayatım boyunca olmamıştır. Hava Kuvvetlerinde böyle bir kadro bile yoktur.(…)

Bu ana kadar olan 11 yıllık süreçte sadece uçuş ve savaş pilotluğu konusunda eğitim almışım, tecrübe kazanmışım. Harp Akademisinde öğrenci olduğum dönemde bir tane dahi personel emrime tahsisli değil. Daha İstanbul’da yaşamaya başlayalı çok kısa bir süre geçmişken, akademi öğrencisi olan ben derslere girmiyorum. Arabama atlıyorum 10.000 km²’den fazla bir alana dağılmış bu alışveriş merkezlerini önce buluyorum, sonra depolarına da girip envanterlerini sayıyorum.”

***

Süleyman Namık Kurşuncu:

“Bana bir F-16 pilotuna sıkıyönetim kapsamında gözaltı ve tutuklamalarda görev vermek ile Fenerbahçeli Futbolcu Alex’i futbolcu olarak değil, kulübün çim hokeyi takımında masör olarak kullanmak eşdeğer mantıksızlıktadır. Hukukta buna kibar olarak hayatın doğal akışına aykırı denilmektedir. Önemli not. Çarpıklığı vurgulamak için böyle bir örnek verdim. Herkesin işine ve uzmanlığına saygım sonsuzdur.(…)

F-16 standart harekat usullerine göre, F-16’da öğretmen pilot olduğumu da bu arada hatırlatmak isterim. Alçak irtifada saatte en az 650 kilometre hız ile uçar. Uçuş yüksekliği yerden 600 metredir. İstanbul Levent’te yeni yapılan Safir Gökdeleninin yaklaşık 300 metre yüksekliğinde olduğunu düşünürsek olayı kafamızda daha iyi canlandırabiliriz. Sadece birkaç saniye için onu da şöyle ifade edeyim. Araba sürerken tam altını göremezsiniz, uçağı ters çevirip böyle bakmanız gerekiyor kuş uçumu. F-16 ile stat üstünde göreceğiniz görüntü budur. Uçağın yüksek süratini hesaba katmasak bile havadan kontrol etmenin imkanı var mıdır? (…)

Kısacası bir Türk Atasözünün dediği gibi bir deli kuyuya taş atar, kırk akıllı çıkaramaz. Böyle bir suçlama ile hapis yattığımı hala inanamıyorum ki 7 ay oldu. İnsan uçamaz, havadan kontrol gereksizdir. Ne ile suçlanıyorum ben? Uçan gardiyan olmakla mı? (…)

Şimdi dijital verinin oluşturulma zamanı 3 Şubat 2003, saat 10:22’dir. Son kayıt zamanı ise 13 Şubat 2003, saat 12:38’dir. (…) . Öncelikle 3 Şubat 2003, saat 12:09’da ben Bursa’dayım. Bursa Çamlıca Taksi Durağından 12:09’da bankamatikten kartım ile para çektim. İşin asıl ilginç kısmı son kayıt tarihidir. Son kayıt tarihi Kurban Bayramını 3. günüdür. Ben ailemin evinde İzmir’deydim. (…)13 Şubat İzmir’de olduğum, 17:32’de Tansaş Narlıdere’de alışveriş yaptığım, hatta 14-15 Şubat yine İzmir’de olduğum açıkça gözükmektedir.

Polis tespit tutanağına göre sahte veri bilgisayarda yazılmış. İlk ve son kayıt tarihlerinde 2 farklı yerde ev ve işyerimden yüzlerce kilometre uzaklıktayım. Nerede olduğumu dakika hassasiyetinde Heyetinize ispatladım. Söz konusu tarihlerde dizüstü taşınabilir bilgisayarım yok. (…)

Ayrıca şu davadaki en komik mantık dışı suçlamalardan biri ile karşı karşıyayım. Havadan kontrol, uçan gardiyanlık. (…)

Söz konusu stadyumun havadan görünüşüne son bir kez bakınız. Bu işin saçmalığını size günlerce anlatabilirim. Ben herkesin istediği evrensel hukuk kurallarının yanında azıcık herkesin kabul ettiği evrensel akıl ve mantık da talep ediyorum.”

Kurşuncu’nun savunmasına buradan ulaşabilirsiniz.

***

Sahte olduğunu bildiği delillerle sanıkları hapiste tutan “Mahkeme” Başkanı’nın, sanıklara (kullandırtmayacağı) haklarının hatırlatılması konusundaki hassasiyeti biraz gülünç kaçıyor:

“Siz iddianame okunduğu ve haklarının hatırlatıldığı duruşmada vardınız kimliğiniz tespit edildi değil mi?” (…)

“siz vardınız değil mi hakların hatırlatıldığı duruşmada?”

“Vardınız haklarınız hatırlatılmıştı. Önemli bu konuları atlamayalım.“

!!!

Nail İlbey:

“Son kayıt tarihi 26 Şubat 2003 olan görevlendirilecek personel listesi isimli dijital verinin en erken 29 Kasım 2006’dan sonra hazırlanmış olabileceğini, son kayıt tarihi 16 Aralık 2002 olan görevlendirme çizelgesi isimli dijital verinin ise en erken 11 Temmuz 2003’ten sonra hazırlanmış olabileceğini gösteren Jandarma Genel Komutanlığının resmi yazısı yazılı savunma dosyamın ekinde yer alacaktır.

Bu resmi yazıya göre son kayıt tarihi 26 Şubat 2003 olan görevlendirilecek personel listesi isimli dijital veride sağlık ve akademi eğitimi nedeni ile yeniden sınıflandıran 7 subayın sicillerinin Haziran 2003, 2005 ve 2006 yıllarındaki yeniden sınıflandırma sonrası sicilleri şeklinde yazıldığı görülmektedir. Bu 7 personelin durumu çizelgede gösterilmiştir. En ileri tarihli olanı örnek verecek olursam listede Veli Ateş’in sicilinin listenin son kayıt tarihi olan 26 Şubat 2003 tarihi itibari ile 2000 A63 şeklinde yazılması gerekirken 29 Kasım 2006 tarihli yeniden sınıflandırma sonrasındaki 2000 JA63 şeklindeki sicilinin listeye yazıldığı görülmektedir. Hiç kimse Veli Ateş’in 4 yıl sonra hastalanıp sınıf değiştireceğini önceden bilemeyeceğinden bu durum gösteriyor ki görevlendirilecek personel listesi adlı dijital veri en erken 29 Kasım 2006’dan sonra sahtecilik ile üretilmiştir.”

***

Darbe hazırlıklarına katıldığı iddia edilen tarihte Ayhan Türker Koçpınar kanser nedeniyle iki kere ameliyat olmuş:

“3 Ocak 2003 tarihinde Kasımpaşa Deniz Hastanesi tarafından yapılan tetkikler neticesinde şahsıma kanser teşhisi konuldu. 6 Ocak 2003 tarihinde ameliyat oldum. Yaklaşık 6 ay sürecek istirahat ve tedavi ardından ilk 5 yılı çok sık olmakla beraber periyodik kontrol ve muayene sürecim başlamış oldu. Ameliyatın ardından tespit edilen patoloji raporunda alınan tümörün çok tehlikeli bir kanser türü olması nedeni ile daha geniş tedavi imkanları bulunan GATA Haydarpaşa Hastanesine sevk edildim. Yapılan tetkiklere müteakip lenf bezlerinin alınmasını kapsayan yaklaşık 5 saat süren ikinci bir ameliyatı 26 Mart 2003 tarihinde oldum. Bu hususlardan bahsetme nedenim adımın geçtiği dijital listelerin iddia edilen oluşturulma ve son kaydedilme tarihlerinin benim ölümcül bir hastalıkla mücadele ettiğim Ocak, Mayıs 2003 zaman aralığında yer almasıdır.”

***

Balyoz’un kadın sanıklarından Berna Dönmez:

“Bu planlamalar genelde tek kişi iken benim planlanmış göründüğüm Yıldız Teknik Üniversitesi için 2. bir görev planlaması daha var, bu kişi Hava Üsteğmen Serdar Menekay, kendisi ile bir görev ilişkim olmamakla birlikte hem vakti ile öğrencim olması hem de aynı kurumda görev yapmamız sonucu kendisini tanırım. Kendisi kuruma geldiğinde piyade sınıfındaydı. Adı geçen planın yapıldığı belirtilen 2003 yılında da sınıfı piyadeydi. Halbuki adı geçen planda sınıfı mühendis olarak görülüyor. Önceden piyade olan sınıfı piyade olan sınıfı, Hava Kuvvetlerinin 18 ağustos 2009 tarihli emri ile mühendis olarak değiştirildi. Bu planlamayı yapanların 2009 sonrası oluşacak yeni sınıfını 2003 yılında bilip, buna göre yazmalarını takdirlerinize sunarım.”

Abone Ol

Subscribe to our RSS feed and social profiles to receive updates.

Henüz yorum yapılmamış.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: