Balyoz Davası 84. Celse Duruşma Tutanağı – 10 Şubat 2012

16 Mart 2012

Duruşmalar, GENEL

10 Şubat 2012 tarihli 84. celse’nin duruşma tutanağına buradan ulaşabilirsiniz.

Bu celsede İlker Yunus, Kenan Yüce, Kürşad Güven Ertaş, Mehmet Aygün, Turgay Yamaç, Sefer Kurnaz, Ökkeş Alp Kırıkkanat, Ümit Metin, Turgay Bülent Göktürk, Osman Fevzi Güneş, Özgür Ecevit Taşcı, Gürkan Koldaş, Ramazan Kamüran Göksel, Sencer Başat ve Yüksel Gamsız savunmasını yapıyor.

Kürşad Güven Ertaş, iddianameye konu olan rapor03.doc isimli Word belgesinden bahsediyor:

“İddianameye göre yeniden yapılandırma faaliyetleri kapsamında askeri personelin kontrolü faaliyetinin yapılması bu dijital veriye, rapor03 adlı Word dosyasına dayandırılmaktadır. İddia edilen bölgede görevli yaklaşık 4 bin astsubayın ki bu bölgeleri Erdek Bölgesi, İstanbul Bölgesi ve Marmaris’te de Donanma Komutanlığı bağlılarının dahil ettiğiniz zaman 6-7 bini bulur tahmin ediyorum bu sayı. 4 bin astsubayın Türkiye Cumhuriyetinin temel nitelikleri ile Atatürk İlke ve İnkılaplarına bağlılık kontrollerinin 6 kişi ile 1 ay gibi bir sürede yapılmış olmasıdır. (…)

Dosyayı oluşturduğum iddia edilen Ekim 2002 tarihinde hepimizin hatırlayacağı gibi Sayın Bülent Ecevit Başbakanlığında 57. Koalisyon hükümeti görev yapmakta idi. Seçimler 3 Kasım 2002 tarihinde yapılmış 58. Hükümet 18 Kasım 2002’de görevlendirilmiş ve 28 Kasım 2002’de faaliyete geçmiştir.(…)

Ekim 2002 ayında TCG Darıca gemisi komutanı olarak görev yaptığımı tekrar vurguluyorum. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı arşivlerinden alınarak tarafınıza sunulacak, sunulan evrakta belirtildiği üzere TCG Darıca ve ben 22 Nisan, 4 Aralık 2002 tarihleri arasında İstanbul Tersanesi Komutanlığı Pendik/İstanbul’da seçilmiş bakım uygulamasına tabi tutulmakta idik. (…)

Tüm bu süre boyunca ya evimde bulunmakta idim ya da İstanbul’da gemimin bakım ve onarım faaliyetlerini icra etmekte idim. Fiziki olarak bulunmadığım bir yerde suç işlediğim iddiası ile yargılanmaktayım.(…)

Ekim 2002 ayında gemim ile birlikte İstanbul ilinde idim. Evim Yalova ilinde. Sözde faaliyeti icra ettiğim iddia edilen yer ise Kocaeli ilindedir. Gölcük Bölgesinde yaklaşık 4 bin astsubay bulunduğu düşünülürse bu dijital veride yapıldığı söylenen ev, iş yeri ve gelen misafirlerin takip edilmesi faaliyetinin hayatın olağan akışı içerisinde yerine getirilmesi fiziken imkansızdır.”

 ***

Ümit Metin’in adı Aksaz Gemi.xls Excel belgesindeki listede geçiyor.  Çete o tarihte TCG Gökçeada gemisinin nın Aksaz’da olmadığını bilmediği için, o dönemde o gemide çalışanları Aksaz listesine dahil etmiş.

Ümit Metin:

“Gölcük’te Gökçeada Firkateyninde görev yapan Deniz Kurmay Albay Baybars Küçükatay Aksaz’da görevliymiş gibi görünmektedir. O dönemde böyle bir listeyi bulsa bu hatalar olur muydu? Ek klasör 18, dizi 18’de yer alan resmi belgede TCG Gökçeada’nın 05 Ağustos 2002 tarihinde Gölcük’e bağlandığını ve 01 Ağustos 2008 tarihinde yeniden Aksaz’da konuşlandırıldığını yazmaktadır. Baybars Küçükatay’ın Aksaz’daymış gibi gösterilmesi ve Gökçeada’nın 2008’den sonra alınıp Aksaz’a bağlanması bu verinin 2008’den sonra hazırlandığının kanıtıdır.”

Ümit Metin’in adı aynı zamanda Toplantı Tutanğı.doc isimli Word belgesinde geçiyor. Bu belgeye göre Metin ve 7 başka subay 3 Ocak 2003’de Aksaz’da darbe amaçlı toplantı yapmış ve toplantı tutanağı tutmuşlar. Oysa toplantıya katılmış gibi listelenen 4 subay o tarihte İsrail’de tatbikatta, bir diğeri İzmir’de.

“Mahkeme,” bu insanların o tarihte tatbikatta olduğunu kanıtlayan resmi belgelere değil, bir Word belgesine itibar ettiği için, bu subayları “kuvvetli șüphe” ile hapiste tutuyor.

Ümit Metin:

“bu listede mevcut 5 kişiden alınan, 5 kişi anılan tarihte Aksaz’da değil. 4’ü bu Mahkemede sundukları resmi belge ile Aksaz’da olduklarını kanıtlamışlardır. Olmadıklarını tekrar söylüyorum. Aksaz’da olmadıklarını kanıtlamışlardır. Giresun komutanı ve 2. komutanı, Gelibolu komutanı ve 2. komutanı mavi ile çizili. Bunlar da onların Mahkemeye sundukları delillerdir. Yine toplantıya katıldığı iddia edilen Faruk Doğan 30 Aralık 2002 tarihinde Ege Üniversitesinde bel fıtığı ameliyatı olduğu için anılan tarihte İzmir’de yatağından kalkamayacak şekilde yatmaktadır. Dijital veriyi oluşturduğu iddia edilen Erhan Şensoy anılan tarihte tatbikattadır. Bu listeden 5 kişinin olmadığı bir dönemde Aksaz’da böyle bir toplantı yapılması mümkün müdür?”

Avukat Naim Karakaya:

“Bunlar [dijital belgeler] ile değil bir yargılama yürütülmek, değil bir insan tutuklamak bir soruşturmanın başlatılması bile mümkün değildir (…)”

***

Çete, Özgür Ecevit Taşcı’yı o tarihte İstanbul Jandarma Komutanlığı’nın kadrosunda zannederek Jandarma “Word planları”na dahil etmiş.

“Jandarma Genel Komutanlığı tarafından başlatılan personelin kuvvet, nam ve hesabına yüksek lisans eğitimine gönderilmesi uygulanması kapsamında Yeditepe Üniversitesi Sosyal Antropoloji Bölümünde yüksek lisans eğitimi almak üzere İstanbul Jandarma Bölge Komutanlığı emrine atandım.(…)  Ağustos 2001-Haziran 2003 tarihleri arasında tamamladığım yüksek lisans eğitimim süresince Jandarma Bölge Komutanlığı ile bağlantım sicil, maaş ve sağlık işlemleri gibi bazı özlük işlemlerinin yürütülmesinden ibarettir. Bu kapsamda Jandarma Bölge Komutanlığı emrine atanarak yüksek lisans yapan, yüksek lisans eğitimine devam eden tüm rütbeli personelde olduğu gibi tarafıma da herhangi bir kadro görevi verilmemiştir.”

***

Gürkan Koldaş, malzeme durum raporu.doc isimli Kasım 2002 tarihini taşıyanWord belgesinde henüz o tarihte Deniz Kuvvetlerinin envanterine girmemiş PDA’ların temininden bahsediyor.

Gürkan Koldaş:

“Burada PDA kısaltması ile kastedilen İngilizce olarak personal dijital asistant, yani kişisel sayısal yardımcı olarak Türkçeye çevrilen cep bilgisayarı ise bu cihazlar anılan tarihte Deniz Kuvvetleri envanterinde olmayıp 2004 yılı içinde tedarik edilmiştir. Yani bu dijital verinin yazıldığı rivayet edilen tarihte cep bilgisayarı Deniz Kuvvetleri Komutanlığı envanterinde yoktur. Olmayan bir cihazın tahsis edilmesi söz konusu olamaz.”

Deniz Kuvvetleri Karargahında bilgi sistemci olarak görev yapan Koldaş, bilgisayara kullanıcı adlarının nasıl belirlendiğine dair ilginç bir noktaya daha dikkat çekiyor. Denizcilerle ilgili Balyoz dijitallerinde üstverilerde görünen kullanıcı isimleri genelde açık ad ve soyaddan olușuyor. Örneğin, adı ve soyadı ‘Körgöze Parmak’ olan kiși için sahte belge düzenlerken çete, ‘Körgöze PARMAK’ kullanıcı adını veriyor. Hatta soyadını yanlış bildikleri Feyyaz Öğütcü için çete, ‘Feyyaz ÖĞÜTÇÜ” kullanıcı adını münasip görmüştü.

Koldaş diyor ki:

“Hesapları açma politikamız ise genel olarak kullanıcının adının ilk harfi ve soyadı şeklindeydi. Asla ad, soyad bütünlüğü ile kullanıcı hesapları açılmıyordu.”

Yani üstveride ‘Körgöze PARMAK’ değil, ‘kparmak’ olması gerekir.

Abone Ol

Subscribe to our RSS feed and social profiles to receive updates.

Henüz yorum yapılmamış.

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: