Aralık ayına ait duruşma tutanakları

27 Ocak 2012

Duruşmalar, GENEL

• 1 Aralık 2011 tarihli 63. celsenin duruşma tutanağına buradan ulaşabilirsiniz. Bu celsede Mehmet Erkorkmaz, Mehmet Eldem, Nedim Güngör Kurubaş, Onur Uluocak, Ahmet Sinan Ertuğrul, Rafet Oktar ve Refik Levent Tezcan savunmasını yapıyor.

“Mahkeme” bu celsede kendi isteğiyle tedavisi  bitmeden taburcu olan ve mahkemeye gelen Ahmet Sinan Ertuğrul’un yakalanmasına karar veriyor.

Duruşmanın özlü konuşması Nedim Güngör Kurubaş’dan:

“ Yaptığımız savunmaların, Mahkemenin sadece usul yönünden eksikliğini tamamlayan birer figüran konuşmasından öte anlamı olmadığı kanısındayım.”

Günün sorusu Üye Hakim Murat Üründü’den. Mehmet Eldem’e hitaben:

 “Şimdi savunmalarınızda dediniz ki; bir asker olarak benim bile hayal edemeyeceğim kurgu var dediniz. Şimdi siz muvazzaf bir tuğgeneralsiniz. Sizin bile hayal edemeyeceğiniz bir kurgu varsa ve yine savunmalarınızda bunlar sahte dediniz. İşte bazı dijital verilerden hareket ettiniz. Bu kadar sizin hayal edemeyeceğiniz şekilde bir kurgu varsa bu şekilde hata yapılması bir çelişki değil mi bu evraklarda?”

Mehmet Eldem:

“Sorunuzu anlayamadım. Anlayamadım sorunuzu.”

• 2 Aralık 2011 tarihli 64. celsenin duruşma tutanağına buradan ulaşabilirsiniz.

Bu celsede Servet Bilgin, Turgut Atman, Sinan Topuz, Ahmet Sinan Ertuğrul (ek savunması), annelik izni sırasında çocuk emzirirken darbe planladığı iddia edilen Tülay Delibaş, savunmasını yapıyor.

• 5 Aralık 2011 tarihli 65. celsenin duruşma tutanağına buradan ulaşabilirsiniz.

Bu celsede tutuksuz sanıklar Ali Cengiz Şirin, Cumhur Eryüksel, Doğan Uysal, Emin Hakan Özbek savunmasını yapıyor.  “Mahkeme” reddetmek üzere talepleri almaya başlıyor.

Bu celsede Feyyaz Öğütcü kendi soyadı ile ilgili konuyu tekrar gündeme getiriyor:

“Bakınız yukarıda author Cengiz Şirin demiş, altına last saved by Feyyaz Öğütçü. Soyadım da doğru değil. Benim soyadım Öğütcü. Özür dileyerek söylüyorum Ali Efendi Peksak. Siz kendi bilgisayarınızda soyadınızı Pekşak diye yazar mısınız?”

Avukat Ersöz, “Mahkeme”den olağanüstü bir talepte bulunuyor:

“Sayın Üye Hakimlerin sanıklara sizin bilgisayarınız var mı, siz bu kullanıcı adını kullanıyor musunuz, bu bilgisayarı kişisel olarak siz mi almıştınız, bilgisayarınızın şifresi var mıydı? şeklinde sorular sorduğunda ben hayretlere düşüyorum. Bizler çok açık ve net bir şekilde 2007 yılında oluşturulduğu bilirkişi raporları ile tespit edilen bir dijital verinin içerisinde 2009 yılına ilişkin bir gazete kupürünün olamayacağını söylüyoruz. Bizler 2003 yılında oluşturulduğu iddia edilen 11, 16 ve 17 nolu CD’lerin içerisinde 2004 ila 2009 yıllarına ilişkin bilgilerin olamayacağını söylüyoruz. Bizler bilirkişilerin üzerinde vurgu yapmış olduğu dijital delillerin sadece üst veri bilgilerinden yola çıkarak bir değerlendirme yapılamayacağı gerçeğini sizlere haykırıyoruz. Sayın Başkan savunmayı duyun. Sayın Başkan bizim söylemiş olduğumuz, ileri sürmüş olduğumuz bu hususları araştırın, inceleyin.”

• 6 Aralık 2011 tarihli 66. celsenin duruşma tutanağına buradan ulaşabilirsiniz.

Bu celsede “Mahkeme” öğleden sonra reddedeceği talepleri, mizansen gereği almaya devam ediyor, ve perdeyi her zamanki narakat ile kapatıyor:

“Tutuklu sanıkların üzerlerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti dosyadaki mevcut delillere göre kuvvetli suç şüphesini gösteren olguların devam etmesi, delillerin henüz tam olarak toplanılmamış oluşu, sanıkların konumları itibariyle delillere etki yapma ihtimallerinin olması, atılı suçun CMK’nun 100. maddesinde belirtilen katalog suçlardan olması, belirtilen bu sebeplerle sanıklar hakkında adli kontrol hükümlerinin uygulanmasının yetersiz kalacağı dikkate alınarak tutuklu sanıklar ve müdafilerinin TAHLİYE TALEPLERİNİN REDDİ ile, TÜM TUTUKLU SANIKLARIN TUTUK HALLERİNİN DEVAMINA”

Abone Ol

Subscribe to our RSS feed and social profiles to receive updates.

2 Yorum “Aralık ayına ait duruşma tutanakları”

  1. fenerant Says:

    Hakim Üründü’nün sorusunu ben iddianameyi ilk okuduğumda yazdım ve söyledim. 2003 yılında hazırlandığı iddia edilen CD lerin içine 2004-2009 yıllarında olmuş olaylardan yüzlercesi var. Her bir konunun araştırılması en az 2-3 hafta sürecektir. Mahkeme sanıkları dinleyecek, karşılıklı sorgulamalar bitecek, sonra deliler hakkında sanıklar beyanda bulunacak, bundan sonra delillerin araştırması için emniyete, ilgili kurumlara veya bilirkişilere yazılar yazılacak, her celse de en fazla 3-5 kişinin beyan ettiği deliller araştırılacak, 100 den fazla hatanın araştırılması en az 1 -2 yıl sürecek. Amaç sanıkları mahkum ettirmek değil (Kİ mahkum edemeyeceklerini biliyorlar) YARGILAMAYI YANİ DAVAYI UZATMAK VE SANIKLARA FİİLİ OLARAK CEZALANDIRMA UYGULAMAKTIR. Benzer davalarda da ;Ergenekon, Kafes, Poyrazköy, Şike davaların da da bilinçli olarak benzer hatalar yapıp davaları sonuçlandırmamak hedefliyorlar.Dava bitinceye kadar yada azami tutukluluk süresi kadar FİİLİ cezalandırma amaçlanıyor.

    Cevapla

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: