Balyoz “Mahkeme”sinden suç duyuruları

02 Şubat 2012

GENEL

Balyoz’un  “Mahkeme” Başkanı, 26 Ocak 2012’de beş avukat ve Çetin Doğan hakkında duruşmadaki ifadelerini gerekçe göstererek suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusu yazısına buradan ulaşabilirsiniz.

Buraya “Mahkeme” Başkanının suç içerdiğini iddia ettiği ifadeleri aynen aktarıyoruz.

Avukat Salim Şen (69. celse):

“Ama aynı verilerle aynı Cumhuriyet Savcılığı, aynı Soruşturma Makamları, aynı ciddiyetsizlik içerisinde, aynı hukuki olmayan yaklaşımlarla yeni iddianameler hazırlayarak … ”

“Çünkü bu dava siyasi bir dava, bu dava hukuki bir dava değil. Burada hukuk işlemiyor. Maalesef yine 7-8 ay evvelki konuşmamda tek korkumuzun tuzun kokmuş olması olduğunu söylemiştim. Eğer tuz kokmuşsa yapılacak hiçbir şey yok demiştim. Bugün hayretle görüyorum ki hakikaten tuz kokmuş. Tuzun kokması sizin tarafsızlığınızı yitirmiş olmanızdır. “

Avukat Ziya Kara (69. celse):

 “Yani ilkay Nerat o tarihlerde yurtdışında, 1 yıllık yurtdışında. Sadece listede ismi var ve 1 yıldır tutuklu. Yani bunu hangi hukuk mantığına sığdırabilirsiniz? Bunu hangi vicdana sığdırabilirsiniz? ”

 “E buna inanmıyor musunuz siz? Buna ben inandığnııza kesinlikle inanmıyorum. Yani bu kadar yıllık hukuk tecrübesi ile böyle bir kabulün yapılması mümkün değil. Peki, o zaman nasıl açıklayacağız bu böyle zayıf delillerle dava açılmasını ve bırakın dava açılmasını tutuklu yargılamayı?”

“Yani böyle bir insanı  sadece ülkesine hizmet etmiş, gazi ünvanını almış, şerefi ile onuru ile yaşayan bir insanı hiçbir mesnedi olmayan iddialar ile burada tutuklu tutmak gereçekten bir hukuk faciasıdır ve sizin vicdanınızın yaralanması gerekir bundan.”

“Ortalama zekası olan, makul ve mantıklı herkes bunun tamamen harekata yönelik, hedef ülkeye yönelik harekata yönelik bir değerlendirme olduğunu net bir şekilde anlar.”

” İç tehditlere karşı gerekli tedbirleri alacaktır şeklindeki bir beyanı bu iddia ile ilişkilendirilmesi ne kadar mantıklıdır? Bu bir art niyettir. Açık bir şekilde art niyettir. “

Oğuz Kayıran (75. celse):

“Ayrıca gerek İddia Makamınca, gerekse de Heyetinizce dosya kapsamında bulunan dijital verilerin atılı suçun kabiline yönelik kuvvetli suç şüphesini gösteren deliller olarak önyargılı bir şekilde kabul edilmesi hususuna da kısaca değinmekte fayda vardır.”

“Bu durumda Mahkeme Heyetine biz şöyle bir soru yöneltmek istiyoruz ki bu soru kaçınılmaz bence. Dosya kapsamında bulunan dijital verilerin atılı suçun kabiline yönelik kuvvetli suç şüphesini gosteren deliller, dahası hukuki deliller olarak tarafmızca kabul edilmesi ve bu meyanda sanıklar hakkında tutukluluk kararı vermeniz ve bu kararınızda ısrarlı olmanız Heyetinizin iddia lehine ve Savunma aleyhine ihsas-ı reyde bulunduğunuzu, hukuki kavrayışınızın delil kavramına, delil kavramını ciddi bir yetersizliğe göndermede bulunacak şekilde kavradığınızı ve bu konuda önyargılı olduğunuzu, tarafsızlığınızı gölgeye düşürdüğünü ve bağımsızlığınızı kaybettiıinizi apaçık göstermez mi? Bu tamamen bir sorudur. Yorum ve değerlendirme soruya muhatap olan tarafa aittir diye düşünüyorum ben.”  

(Devamını tutatanaktan okuyabilirsiniz.)

Avukat Haluk Pekşen (72. Celse):

“Sürekli vurguladığım üzere Sayın Başkanım reel noktaya indiğiniz zaman bu iddianame çökmekte. Reel gerçeklerle bu iddianame örtüşmemekte çünkü iddianameyi yazanın mantığı bu büyüklüğü algılayacak nitelikte degil. Bu iddianameyi ben yazmış olsaydım çok özür diliyorum. Bu senaryoyu yazanın diyecegim bu senaryoyu ben yazmış olsaydım gerçekten mükemmel yazabilirdim bunu. Devleti biliyorum çünkü neyin nerede yapılması gerektigini bilirim. Ama burada yazan ne yazık ki devlet bilgisinden uzak olduğu gibi sektörel bilgilerden de uzak.”

Avukat Ali Sezenoğlu (73. celse):  

“Soruşturma savcısnın her iki sanığın ifadesini almasına ve Ender Kahya tarafından seyirde olduğunu belgelemesine rağmen bu igrenç iddiayı iddianameye yazması maksatlı yapılmış bir harekettir.”

Çetin Doğan (74. Celse):  

“Terörle Mücadele Şubesi terör üretme şubesi haline gelmiş.”

Kişilerin yukarıdaki ifadeleriyle “iddianameyi düzenleyen Cumhuriyet Savcıları, Mahkeme Heyetine ve devletin emniyet teşkilatına” hakaret ettikleri gerekçesiyle suç duyurusunda bulunan “Mahkeme” Başkanı,

• iddianameyi düzenleyen Cumhuriyet Savcılarının, Balyoz CD’sinin sahte olduğunu gösteren yazışmaları adli emanete saklamasını, iddianamede doğru olmayan beyanlarda bulunmalarını, bir bilirkişi raporunu adliyede yok etmelerini (örnek 1, örnek 2, örnek 3, örnek 4), ikinci ve üçüncü iddianamelere, ilk iddianame sonrası çürütülmüş delilleri olduğu gibi koymalarını,

 • devletin emniyet teşkilatının, şüpheliler aleyhine doğru olmayan ve yanıltıcı ifadeler içeren raporlar düzenlemelerini (örnek 1, örnek 2, örnek 3, örnek 4),

tamamen gözardı ediyor. Tıpkı bir senedir yapılan savunmalarda dijital delillerin sahte olduğunun defalarca kanıtlanmasını gözardı ettiği gibi.

Abone Ol

Subscribe to our RSS feed and social profiles to receive updates.

2 Yorum “Balyoz “Mahkeme”sinden suç duyuruları”

  1. trekking Says:

    Burada, Düşman Hukuku dediğimiz için üzerimize çullananlar vardı. Resmen Düşman Hukuku uygulanıyor. Savunma hakkı kutsaldır güya ve yasalarda tanımlanmıştır. ne peki bunlar? Doğu perinçek’e savunmasından dolayı verilen ceza nedir?

    ne yapacak Sanıklar, Avukatlar. Susup oturup herşeyi kabul mu edecekler? Bu mu beklenen? Bu mu istenen?

    işlerine geldiği zaman, herşeyi işlerine geldiği gibi yorumluyorlar.Örn. Hüseyin çelik. Gençliğe Hitabe ayet mi diyor. Bu da tartışılabilir diyor. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. Maddesine bakarsanız, bir görüş sarsıcı, altüst edici, rahatsız edici olabilir. Şiddete yönelmediği sürece siz ona saygı duymak zorundasınız diyor.Birisi çıkıp der ki Atatürk dünyanın en demokrat insanıdır. Birisi de der ki Atatürk diktatördü.” diyor.

    Ama söz konusu Ergenekon, Balyoz olunca sarsıcı,altüst edici, rahatsız edici birşey söylediniz mi bitti.Bedeline katlanmak durumundasınız. Ne bu? ileri Demokrasi? kendine Demokrasi?

    Geçenlerde Zaman Gazetesi’nin 25.yılı kutlandı. Zaman’a yapılan övgüleri okuyunca aklıma ister istemez Sevgili Acracia geldi.Onun Muhteşem Zaman çalışması geldi. Bir de Gürrsel Tekin ‘in “Zaman’ı tek kelimede anlatmak gerekirse bence o kelime vicdandır. Nice 25 yıllar diliyorum.” cümlesini okuyunca acı acı gülmüştüm. Vicdan ve Zaman. Acracia ‘nın onlarca örneğini verdiği haberlere imza atanlarla Vicdan kelimesi nasıl yanyana gelir ve bir CHP’li nasıl bunu söyler demiştim. Meğerse Gürsel tekin bunları söylememiş.”
    Ben o gece bir soru üzerine, (dünyada gazetecilik ve televizyonculuk kamunun vicdanını temsil eder. Umut ediyorum ki; Türk medyası da vicdanı temsil etme görevini üstlenir) dedim. Sözlerim bundan ibaret.”

    Bu sözleri bile çarpıtıp Zaman= Vicdan yapanları Sevgili Acracia ya havale ediyorum.

    Cevapla

  2. Olasılıksız Says:

    Bana ilginç gelen, tahliye taleplerinin reddinde imtina edilen ayrıntılı değerlendirmenin suç duyurusunda ihmal edilmemiş olması.

    Ayrıca üslup olarak hakimlerden ziyade savcılar tarafından yazılmış hissine kapıldım.

    Niye bilmiyorum.

    Cevapla

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: