Ali Bayramoğlu’na gereken cevap

Bayramoğlu’nun bugünkü yazısı üzerine cevap yazmaya hazırlanıyorduk ki, yorumcularımızın bizden evel davrandığını gorduk. Bizim söyleyeceklerimizi “cgursel,” Bulent Murtezaoglu ve Taylan çok güzel ifade ettikleri icin, sözü onlara bırakıyoruz.

Bayramoğlu’nun yazısını bu blogda gündeme ilk getiren “fmerakli”nın yazdıklarını aktarmakla başlıyoruz. “cgursel,” Bulent Murtezaoglu ve Taylan’ın yorumlarını da hemen sonra veriyoruz.

Dogan ve Rodrik’in “muhakeme yetenegini kaybetmis” olarak niteledigi yazarlardan biri, Ali Bayramoglu, blog sahiplerine cevap niteliginde bir yazui yazmis bugun, okumamis olanlar icin onemli gordugum bir bolumunu asagida aktariyorum. Bence Bayramoglu cok acik bir sekilde neden Dogan ve Rodrik’in cagrilarina cevap vermedigini ve neden ileride de vermeyecegini izah etmis…

——————————–

“Önümde bir liste var. Listede 5 subay ve astsubayın ismi yazılı.

Bunlar Testere Operasyonu’nda görevlendirilmiş kişiler. Görevleri Beni, Mehmet Altan’ı, Mehmet Barlas ve Taha Akyol’u öldürmek.

Başka listeler de var. Diğer operasyonlar için seçilmiş, beş kişilik timler ve hedefler, Hasan Cemal, Etyen Mahçupyan, Hrant Dink tek tek belirtiliyor.

Timdeki askerlerin aldıkları eğitimler bile yazılı, kimisi bomba uzmanı, kimisi özel harekâtçı, kimisi psikolojik harekâttan…

Kimilerine göre, örneğin Balyoz’un elebaşısı olarak yargılanan, 28 Şubat’ın ünlü fişçi ve andıçcı generali Çetin Doğan’ın kızı ve damadına göre, bu listeler sahte…

Onlara göre Balyoz davasıyla ilgili her şey sahte, asıl hedef Türk Silahlı Kuvvetleri…

Ve yine onlara göre bu sahteliğe ses çıkarmayanlar, anlattıklarına kulak kabartmayanlar, sundukları kimi çelişkileri dikkate almayanlar samimi değil, liberal değil, demokrat değil…

Ne garip değil mi?

Ölüm listelerinde ismi olan insanlardan, onları hedef seçenler için yardım isteyeceksiniz, listelerin sahte olduğunu söylemelerini talep edeceksiniz?

Akıl vicdanı önüne alıyor demek ki!

Bu listeler gerçekten sahte mi?

Sahte olduklarını gösteren ne?

Kimsenin öldürülmemiş olması mı? (Hrant Dink dışında)?..

Darbeci baba için atan evlat kalbi mi?

Videla, Pinoşe’nin de çocukları vardı, ama arkalarında bıraktıkları dağ gibi insanlık suçları da vardı…

Hiç mi şüphe duymaz babalarını temiz sanan darbeci çocukları?..

Bilirler mi ki inkâr adettendir, kurumsaldır, siyasaldır?..”

Yorum yapan fmerakli — 25 Ocak 2011

clip_image002

DR ve PD’nin cevap alamamaktan yakindigi hususlar sahtecilik ispatlari karsisinda sozde liberallerin cevap vermemeleri.

Ali Bayramoglu’nun bu yazisi da cok guzel bir duygu somurusu olmus.

Yorum yapan ccgursel — 25 Ocak 2011

clip_image004

Kimilerine göre, örneğin Balyoz’un elebaşısı olarak yargılanan, 28 Şubat’ın ünlü fişçi ve andıçcı generali Çetin Doğan’ın kızı ve damadına göre, bu listeler sahte…

Onlara göre Balyoz davasıyla ilgili her şey sahte, asıl hedef Türk Silahlı Kuvvetleri…

Buradaki iddialar boyle degiller ki? Mesela o bahsettigi liste icin boyle bir sey dendigini ben gormedim, goren var mi? Ilisilen seyler bir araya getirilen ve bir butun olarak iddialara temel olan butunun icindeki bazi belgeler. Kurulan arguman da bazi belgelerin icindeki tutarsizliklarin sahtekarlik oldugunu gosterdigi ve butunun iddia edilen ise yaramayacagi sonucun cikartilmasi gerektigi yonunde. Oyle degil mi?

‘Asil hedef Türk Silahlı Kuvvetleri’ diye de bir sey gormedim. Ben mi bir sey kaciriyorum?

Darbeci baba için atan evlat kalbi mi?

Videla, Pinoşe’nin de çocukları vardı, ama arkalarında bıraktıkları dağ gibi insanlık suçları da vardı…

Hiç mi şüphe duymaz babalarını temiz sanan darbeci çocukları?..

Yahu, bu blog sahipleri yakinlari hakkindaki kendi supheleri kendi inanclarinun dogrulugu uzerinden iddiali degiller ki? Surasi kusurlu burasi olmamis bunlar shatekarlik gosteriyor diyorlar. Kendilerini garip bir sekilde karsi tarafa koyanlar da donup darbecilerin de cocuklari onlari sever ilan gibi absurd laflar edip imalar yapiyorlar. Sanki buradaki mesele ailenin kanaati. Halbuki ozellikle ailenin kanaati blog sahipleri tarafindan konu edilmiyor.

Siz akademisyen olduguzu soyluyorsunuz, ihtimaldir ki ogrencilerinize metinler yazdiriyorsunuz yahut metinleri kiritik etmeyi de ogretiyorsunuz. Ogrenciniz Bayramoglu’nun yazdigini size odev diye verse iyi not mu verirsiniz? (Darbe vs. Turkiye’nin varmasini istedigimiz yer filandan bagimsiz dusunelim cunku burada dusunme fiili, bilgi nakli filanla ilgili buyuk problemler var. Aritmetigi nasil ki sinif gecmek icin degil de ne bileyim para ustu heseplayabilmek icin de ogreniyorsak/ogretiyorsak, metin uretme, dusunme, anlatma, cikarim yapma ile ilgili egitimi de herhalde universite disinda da bir ise yaratmaliyiz. Degil mi?)

Yorum yapan Bulent Murtezaoglu — 25 Ocak 2011

clip_image006

Ali Bayramoğlu’nu suçlamak istemem. Kim yazmış olursa olsun ismi öldürülecekler listesinde yer alıyor. Ancak, deliller üzerinde bu kadar çok şaibe varken, demokratik haklarını kullanan Pınar Doğan ve Dani Rodrik’i ‘Darbeci çocukları’ olarak ilan etmesi çok yakışıksız.

Bayramoğlu kendince belgelerin gerçek olduğunu ilan etmiş ve Pinoşe’nin çocuklarına gönderme yapmış. Bayramoğlu bu kadar demagoji yapacağına, Balyoz’la ilgili çelişkiler konusunda neden aylardır suskun kalmıştır? İsmi, İMZASIZ ve HENÜZ KİMİN TARAFINDAN YAZILDIĞI BELLİ OLMAYAN bir belgede geçiyor diye neden bu kadar saldırganlaşmıştır?

Ben şimdi bir belgeye ‘FMERAKLI’nın suikast düzenleyeceği isimler’ yazsam, bunu da bir yere gömüp, imzasız ihbar edip buldursam… Bu, FMERAKLI’nın suikastçı olacağı anlamına mı gelir? Kesinlikle hayır!

Türk Ceza Kanunu’nda ve evrensel hukuk ilkelerinde ‘kanıt’ esastır. İddia edilen suç kanıtlanmadan kimse suçlanamaz. Daha Balyoz belgeleri kanıtlanmamışken, Bayramoğlu’nun bu yazısı tamamen ‘mağduriyet reytingi’ sağlamaya yöneliktir.

Yorum yapan Taylan — 25 Ocak 2011

Abone Ol

Subscribe to our RSS feed and social profiles to receive updates.

48 Yorum “Ali Bayramoğlu’na gereken cevap”

  1. fmerakli Says:

    Sayin Dogan ve Rodrik benim ilk yorumumu almislar ama bana cevaben yazilan yorumlarin cok guzel oldugunu ifade edip onlari yayinlamislar.

    Bilmiyorum neden, benim o arkadaslara verdigim cevabi kullanmaya deger gormemisler; ben gozden kacmasin diyerek asagiya kopyaliyorum:

    ————————
    Eger benim adimi kullanarak FMerakli’nin suikast duzenleyecegi isimler yazsan, o listede varsayalim, yukarida yorum yapan ccgursel ve Bulent Murtezaoglu’nun ismi olsa ve sen bu listeyi bir yere gomup imzasiz ihbar etmeden once Bulent Murtezaoglu benim calistigim kurumun ihmali oldugu iddia edilen bir cinayete kurban gitmis olsa (Dink cinayeti ornegi), acaba “o listeyi ben yazmadim” dedigimde Bulent Bey ile ayni listede yer alan ccgursel bana kolaylikla inanir miydi?

    Bence Ali Bayramoglu’nn yazisini okurken ve yorumlarken olum listelerinde isminin gecmesinin otesinde listedeki bir arkadasini karanlik bir cinayete kurban vermis oldugunu gercegini de hatirda tutmak gerekiyor. Empati yapmak bazi durumlarda zordur, ama karsi tarafin ne demek istedigini ve neden oyle soyledigini anlamaya yardimci olabilir.

    Bir insani isminin bir olum listesinde gecmesi nedeni ile magduriyet reytingi saglamaya calistigini dusunmek benim kolay anlayabilecegim bir sey degil, kusura bakmayin…

    Cevapla

  2. Taylan Says:

    fmerakli,

    -acaba “o listeyi ben yazmadim” dedigimde Bulent Bey ile ayni listede yer alan ccgursel bana kolaylikla inanir miydi?- demişsiniz.

    İşte benim de dikkat çekmek istediğim nokta bu. Ben, Bayramoğlu inansın veya inanmasın demiyorum. Bu yüzden bir senaryo uydurdum ve sizin isminizi oraya monte ettim. Ama bakın bu kadar çelişkiye rağmen Bayramoğlu neden hemen suçlu ilan ediyor insanları? Bayramoğlu, ‘Bu belgeleri yazan kim, araştırılmalı’ diyeceğine, Çetin Doğan’ı suçlu, Pınar Doğan ve Dani Rodrik’i de darbecileri savunan evlatlar olarak lanse etmiş. Kullandığı dili de görüyorsunuz.

    Hrant Dink arkadaşı olabilir Bayramoğlu’nun… Dink, benim de bir parçamdı. Altı delik ayakkabısıyla yerde yatan cesedi her aklıma geldiğinde gözlerim dolar. En az Bayramoğlu kadar Dink’in katillerinin arkasında kim vardır açığa çıkmasını isterim. Ancak, sağlam belgeler ve ‘net’ delillerle… Bunu Bayramoğlu da en az bizim kadar iyi biliyor. Bu nedenle Bayramoğlu ‘mağduriyet reytingi’ yapıyor tespitimde halen ısrar ediyorum. Çünkü bu belgelerin halen ‘Gölcük’te Donanma Komutanlığı’nda çıkması dışında somut bir delili yok. Bu delille de kimse suçlu ilan edilemez ve mahkum olamaz.

    Cevapla

  3. ata Says:

    Olay, iddiaların ve kanıtların değerlendirilip bir sonuca ulaşılmasından çıkıp, inançların empoze edilmesi şekline dönüştü.Bu blogda, kısmen “inanç” üzerinden yorumlar yapanlar çıktı ve zaman zaman konuyu başarıyla saptırdılar.Fakat, bildiğimiz madya ve bildiğimiz köşe yazarlarının tümü bunu bilinçli olarak yapıyorlar ; “TSK nın sabıkası olduğu için vardır,vardır ; doğrudur,doğrudur” tezi ile darbe planı olduğuna önce İNANDILAR, gerisini yani “kanıt var mı? kanıtlar doğru mu? suçlamaya yeterli mi?” hususlarının hiç bir önemi,değeri kalmadı. SUÇ VE SUÇLU VAR, ORTAYA DÖKÜLENLER DE BUNU ANCAK DESTEKLER..OLUR BİTER ! Diğer bir yandan da, olmayan delillerin var olduğu yazıldı,anlatıldı; olan delillerde olduğundan değişik yazıldı ve anlatıldı.Kabul etmeliyiz ki, konuyu ve kafaları bulandırmak konusunda çok başarılı oldular. Bir hukuk sürecinin, suçun ve suçlunun var olduğuna inanmak ile başlayıp, eldeki delilleri ona göre yorumlamak şekliyle sürdüğüne tanık oluyoruz ki, bu medeni dünyanın yaşayabileceği bir durum değil,hukuk tarihi de böyle bir süreci asla hukuki-haklı bulmaz,bulmaması gerekir. Ali BAYRAMOĞLU’nun yazısı, ibretlik bir hali anlatmak için eşsiz bir örnek.”darbeci çocukları” ifadesi eskilerin “tıynet” dediği bir değeri ölçmede ve bunu BAYRAMOĞLU üzerinden değerlendirmede güzel bir kıstas.Yazısının bütünü, delillerin değerlendirilip,hukuk sürecinin normal ve eksiksiz geçilmiş ve suçun sabit olduğu anlaşılmış halinin sonrası zamana ait (nasıl ki 11 nolu cd de sonraki tarihlerin bilgisi var )BAYRAMOĞLU ve benzeri yazarlarda aslında bugünlerin değil, sonraki-dava sonuçlandıktan sonraki- tarihlerin köşe yazılarını bugünden yazıyorlar. En küçük bir şüphenin,eksikliğin bile sanık lehine olacağı, ispatın savunana değil, iddia edene ait olduğu temel prensipleri filan bir kenara itilmiş, cadı avı benzeri bir süreç işletiliyor.Aydın ! ,liberal ! sağcısı,solcusu vs. her kesimin içinde olduğu bir blok ısrarla ve utanmazca tüm değerleri ve ilkeleri bir kenara itmiş, ahkam kesmekte hiç bir beis görmüyor…bazı durumlar,bazı görüntüler başkaları da yapsa,insanı utandırır ya, bu tiplerin tavrı ve halleri beni gerçekten utandırıyor, yüzümü kızartıyor.Körleşmiş bir vicdan,tutulmuş bir akıl, kin ve intikam duygularının bir harmanı olmadan bir insan bu hallere düşmez.YAZIK ÜLKEME VE BU TİPLERE MUHATAP OLMAK ZORUNDA KALAN İNSANLARINA…

    Cevapla

  4. ferhat eroğlu Says:

    sayın ali bayramoğluna şunu iletmek isterim: ben bu ölüm listelerinin sahte olduğunu orada isimleri yazan görevli personelin uzaktan yakından ilgi ve alakalarının olmadığını kesinlikle biliyorum ve her zaanda her şartta da bu konu üzerinde kendisiyle tartışırım. sadece orada ismi yer alıyor diye ( sadece isim ve soy isim yazılıdır. ne ana adı ne baba adı ne sicil numarası ne doğum tarihi ve hatta nede rütbesi yazılı değildir.) bu personele ne yazılı ne sözlü bir görev verilmemiştir. bu insanların hiçbirşeyden haberi yokken toplum nezninde darbeci olarak lanse edilmesinin yanı sıra bu personelin çoluğunun çocuğunun rızkını mahkelere avukatlara vererek mağdur olmalarının hakkını nasıl vereceksiniz sayın bayramoğlu. bu insanlar berat edince ( adil yargılam olursa tabi) çektikleri sıkıntılardan dolayı dönüp özür dileyecekisiniz çok merak ediyorum sayın bayramoğlu. buradan sizi biraz daha mantıklı düşünmeye ve ararştırma yapmaya davet ediyorum. saygılarımla

    Cevapla

    • şener Says:

      bu insanlar beraat ederlerse merak etmeyin ozaman başka türlü bir propaganda başlayacak ,diyeceklerki ergenekon yine devreye girdi ve beraat ettirdiler ,veya önümüzdeki seçimde hükümet değişecek ve eğer değişen hükümette dava sonuçlanırsa yine diyeceklerki bakın hükümet değişti beraat ettirdiler. hükümet değişmez ve yine beraat çıkarsa bu sever farklı bir argümanlar diyeceklerki “bunların bu işi yaptıkları belli ama deliller düzgün toplanmamış ve resmi olarak ıspatlanamadığı için beraat ettiler” örneğin :biri bir cinayet işler ve cinayet silahını da olay yerinde bırakır ,polis bir şüpheli yakalar ,cinayeti işleyenin o olduğuna emindir ama elinde delil olması lazım ,delil silahtır ama silahın üzerinde şüphelinin parmak izi bulunmaz ve beraat eder. işte buna benze bir olgu yaratmaya çalışacaklar ,
      yani kısacası burda asıl amaç insanların ceza almasını sağlamak değil ,zaten bu yüzdendirki deliller bukadar dikkatsizce yaratılmış ,maksat halkın gözünde askerin darbeci olduğu izlenimini yaratmak ve %90 larda olan orduya güvenin mümkün olduğunca düşürülmesi bu yüzden daha çok medya yoluyla tartışılıyor bu davalar.

      Cevapla

  5. Kagan Parlak Says:

    Bizim ‘liberallerin’ cogunun cok ciddi bir ‘ahlak’ zaafiyeti var, bu yaziyi baska turlu aciklamanin yolu yok. Burada yazilanlardan okuduklarimin hic birisi, cok acik yalan ve iftiralara cevap olanlari bile olayi kisisellestirmezken, Bayramoglu’nin yazisinin kayda deger tek yani kisisel hakaret ve asagilama kaygisi. Kizi ve damadi degil de savunma avukati sorsaydi ne olacakti bu sorulari, ki soruyor, darbeci avukatlari diye mi asagilayacaktiniz? Adaleti siz dagitmadiginiz icin istediginizi pesinen suclu sayma hakkiniz var Ali bey, fakat kimseye bu inanclariniza dayali hakaret hakkiniz yok. Suclanan insanlar, suclayanlarin gostermesi gereken titizlikle kendilerini savunmaya calisip, duygularini isin disinda tutmaya calisirken, siz asagilamaniza temel gosterdiginiz davranisin ta kendisini sergiliyorsunuz. Yillar gececek, sozler ucacak, cok sukur yazilar kalacak, gercekler er ya da gec ortaya cikacak, kimse ailesi yuzunden yargilanamayacak olsa da, bazilarimiz yazdiklarindan utanmak zorunda kalacak, utanir mi, onu da zaman gosterecek.

    Cevapla

  6. drunkenknight Says:

    Dün Uğur MUMCU’nun katledilişinin 18 nci yıldönümüydü…

    _Prof. Dr. Muammer AKSOY
    _Doç. Dr. Bahriye ÜÇOK
    _Prof. Dr. Ahmet Taner KIŞLALI
    _Prof. Bedri KARAFAKİOĞLU
    _Prof. Ümit DOĞANAY
    _Prof. Cavit Orhan TÜTENGİL
    _Doç. Dr. Necip HABLEMİTOĞLU
    _Turan DURSUN
    _Çetin EMEÇ
    _Abdi İPEKÇİ…….ve adını hatırlayamadığım katledilen/faili meçule uğrayan bütün aydınlarımız…

    İşte bu yüzdendir ki bugün Türkiyede meydan kendilerini demokrasiden ve hukuktan yana addeden soytarılara ve medya tetikçilerine kalmıştır…

    Cevapla

  7. fmerakli Says:

    Adini hatirlayamadiklarinizdan uc tanesini de ben ekleyeyim

    – Hrant DINK
    – Musa ANTER
    – Kemal TURKLER

    Cevapla

    • acracia Says:

      Fmerakli:

      Bu isimleri eklediginiz icin cok tesekkur ederim. Ben buna, su veya bu sebepten katledilmis butun mechul kalabaliklari da eklemek isterim.

      Cevapla

  8. ihtimal Says:

    Beyler, Dani Bey ve Pinar Hanimin darbeci cocuklari diye adlandirilmasi biraz agir kacmis veya kacmamis bunu tartisabiliriz ama Ali bey`de ordu tarafindan basin ozgurlugu hicte kabul edilmeyen yayin kurulusunda calisiyor ve adi oldurulmekle geciyor, hatta o listelerden birinde adi gecen hali hazirda oldurulmus bir insan varken! Hatta genelkurmay baskanin bagirip yumruklariyla yaptigi bir konusmayada muhatab bir insan (listeki digerleriyle birlikte). Bunu da anlamamiz lazim! Bu senaryoda(!) iki tarafin ne kaybedip ne kaybetmeyecegine bakalim, Pinar ve Dani babalarini bir sure daha hapisle/gata arasinda gidip gelirken gorecekler sanmiyorumki uzunca bir sure hapis yatsin, Ali Beyì ise ¨YOK¨ olacak!

    Cevapla

    • Kurmanbek Allahverdiyev Says:

      Delillerin sahteliginin coktan kanitlandigini goz onune alirsak sizin yorumunuz (hapis vs. yok olma) beyin jimnastigi oluyor kanimca. Bir nevi oyun plani. Darbeci cocuklari da evet agir kacmis. Korkmayin, telaffuz edin ihtimal.

      Cevapla

  9. Fatih Says:

    Siz ve sizin gibi darbe meraklilarinin, suclarini ortbas etme gayretlerini gordukce aciyorum hallerinize…

    9 Cuval,43 klasor belge daha cikti.Buyurun bunlarada uydurma deyin.Insanda utanma duygusu olmayinca herseyi yapabilir sasirmamak lazim.

    Cevapla

    • Can Acar Says:

      Fatih,

      Bu Blog’daki yazıları, en azından son bir ayda çıkanları, bir oku, üzerinde düşün. Ondan sonra hala sormak istediğin birşey varsa memnuniyetle yardımcı oluruz.

      Saygılarımla …

      Cevapla

    • şener Says:

      sizin gibi insanların ortak özellikleri ne biliyormusunuz ,dünyadan haberi olmadan herşeye hakimmiş gibi yorum yaparlar,gelişen olaylar hakkında bit kadar bilginiz yok ama sanki savcı sizmişsiniz gibi konuşuyorsunuz ,en azından delillerin toplandığını gösteren videoyu izleseniz ordaki belgelerin ve cdlerin çoğunun bazı (yazıcı,fax gibi) elektronik eşyaların kullanım kılavuzu ve sürücü cdleri olduğunu ben görebiliyorum zileseniz sizde göreceksiniz ve ayrıca bu çıkan çuvalların içinden çıka çıka 2 cd 1 hard disk çıktığını defalarca açıklardılar ama sizin bundan da haberiniz yok ama maşallah yorumlar dehşet.size denecek bişey yok malesef allah yardımcınız olsun.

      Cevapla

    • Çetiner Çalış Says:

      Belgelerin bunca çok oluşu doğru olduklarını MI gösterir ?

      Peygamberin hadislerini toplayanların ilki 600 000 i geçmişti hatırlarsanız eğer.

      Ama hemen arkasından gelen ikincisi bunları sahih olanlar ve olmayanlar diye eleye eleye

      9000 e indirmişti.

      İçinde bulunduğumuz zaman diliminde ise sahih hadis hiç yok denilecek kadar azdır.

      Oldukları iddia edilenler bile çok şüphelidir.

      Eeee noolucak o zaman ?

      Darbe yapmak için hiç bir kurmay subay bırakın kurmay subayı en zavallı şavalak salakzade

      şapşalı bile yazılı belge hazırlamaz hiç bir zaman.

      555 K bile sözlüydü de zamanın iktidarı hayli afallamıştı gerçekleştiğinde hatırlarsanız.

      Çetiner

      Cevapla

  10. Fatih Says:

    Siz once hangi milletten oldugunuzu aciklayin ben sormak istediklerimi ona gore sorayim.
    Malum ihanet beklemediklerinden gelir,dusmanin ne oldugu zaten bellidir.

    Cevapla

    • Can Acar Says:

      Milletim, veya kökenim, veya vatanım, veya merak ettiğin her neyse, benim verdiğim cevapları değiştirmeyecek. Senin algılamana nasıl etkisi olacak?

      Cevapla

    • acracia Says:

      Tam baska bir sey yazacaktim ki en sonunda bunu gordum; buna pek bir keyiflendim iste! (hatta
      evet, degerli blog yorumculari, bir de unlem koydum).

      “Fatih” gercek adiniz mi, yoksa pek manidar buldugum bir rumuz mu bilemem.
      Ama “millet” — “ihanet” — “dusman” bunlar Habervaktim sitesinde, Vakit gazetesinde
      (evet biliyorum adi degisti) rastladigimiz ve benim de buralardan yola cikarak buldugum
      web sitelerinde/forumlarda asker ailelerine karsi yurutulen sahsi linc girisimlerinde rastladigim
      dille ayni. Ne buyuk bir tesaduf.

      21. yuzyildayiz. Bu konuda tonlarca sey yazildi. Cizildi. Dinin, milletin, kanin hic bir onemi
      yok. Bilincli olarak yaptiginiz secimlerin, yorumlarinizin onemi var. Bu yuzden de bir zahmet yazilanlari okuyun; belki bir sey ogrenirsiniz. Cunku burada herkes ayni fikirde olmasa da tartisiyor.

      Ama elbette, olayi sahsilestirerek secerecilik yapmak, ucuz “vatan millet Sakarya” propagandasi yapmak en demokratik hakkiniz… “Fatih.”

      Cevapla

    • Kurmanbek Allahverdiyev Says:

      Fatih Bey merhaba,

      Ben anne tarafindan Felemenk-Fransiz(huguenot)-Iskoc kirmasi Afrikaner’im. Baba tarafindan da Kozak-Tatar kirmasi Rus’um. Turkiye’de dogdum buyudum. Bu kosullar altinda rica etsem benim bir analizimi yapabilir misiniz? Sizce benden ihanet gelir mi, dusman olur mu benden?

      Cevapla

  11. chuckytoy Says:

    Dikkatimi çeken bir şey var. Bu blogtan Milliyet’te çıkan ilk röportaj sonrası haberim olmuştu. O dönemde, sözü geçen organik köşe yazarlarından hiç birisi konuyu ciddiye almıyor, kendi kendilerine halay çekiyorlardı. Şimdi ise ardı ardına cepheden bu kadar saldırı gelmesinin nedeni ne ola ki? Sanırım daha fazla titremek onları korkutuyor ki birisinin yaptığı put eğer ellerinde eriyorsa doğrular karşısında, tükeniyorsa bütün “inanç dünyalarının sığ gerçekliği” işte orada kişisel saldırılar, sığlığın ve çirkefliğin aynadaki yansıması görünür. Bayramoğlu aynaya bakmış olmalı!!!
    Bunu biraz daha açmalıyım…
    Dink cinayetinin hemen sonrasında (ki failler ve bağlantıları daha ilk iki haftada çarşaf çarşaf ortaya dökülmüştü ve şimdiki bildiklerimiz anladığım kadarıyla o iki haftada ortaya çıkan bilgilerden fazlası da değil –bildiğim kadarıyla) Bayramoğlu köşesinde, ismini vermediği bir emniyet yetkilisinden bahsetmiş ve onun kahvehane sohbeti tarzında olan şuna benzer cümlelerini yazmıştı : “Hrant Dink’in katillerini biliyorduk ama elimizde yeterli delil yoktu” vs. O dönemde Bayramoğlu ve ekibi bu “emniyet yetkilisinin” sözlerini işlemiş ve yine cepheden orduya saldırmışlar ancak Alperen Ocakları’nı ve Emniyet ayağını es geçmişlerdi. (En hafif tabir budur “es geçmek”, sulandırdılar olmalı kelime.) Şu an ki durum ise (gazetelerden takip ettiğim kadarıyla) Dink cinayeti konusunda Alperen Ocakları ve BBP’nin hiç adı geçmiyor. Dönemin emniyet görevlileri ve valileri soruşturulmuyor çünkü mevcut iktidar izin vermiyor. Tıpkı diğer faili meçhuller konusunda verilen önergeleri kabul etmediği gibi. Bayramoğlu, Altan,Ilıcak, Barlas, Çandar, Çalışlar, Cemal ve daha bir çok liberal kadılar ise “emniyetten eski arkadaşlarının söyledikleri” ile bültenlerini yayınlamaya devam etsinler. Ta ki bir araştırmacı çıkıp bu kişilerin bu gibi kritik dönemlerde nasıl hareket ettiğini deşifre edene kadar…

    Cevapla

  12. Fatih Says:

    Soyleki Turkiyeli olmayip,Turkiye aleyhine her turlu fiili ve sozlu hareket etmekten kendini alamayanlarin,Turkiyeyi bir kasik suda bogmak isteyenlerin kendisini Turkiye sevdalisi gostererek yuzbinlerce belge icerisinden bazilarini alip darbeleri ve darbecileri savunmalari komik oluyor.

    Bunun adini koymak adina siz ne oldugunuzu soylerseniz ben ona gore bir algilama yaparim onu merak etmeyiniz…

    Yani mesela diyebilirsinizki : ‘biz yillar once anadolu topraklarina yerlesmistik,buralarda kendi dinimizi ve kulturumuzu yasiyorduk.Musluman turk milleti geldi bizi yerimizden yurdumuzdan etti bizde o gunden beri bu ulkenin altini oymaya niyet ettik.Bu cercevede kalktik Turkiyeye dusman olan ve guclenmesini istemeyen farkli devlet ve orgutlerle isbirligi yaptik simdi bunlar aciga cikti,bizde hakkimizi savunuyoruz ‘ bunu anlayisla karsilariz… 😉

    Cevapla

    • Can Acar Says:

      Anladım, okumak ve düşünmek zor geliyor. Kusura bakma bunun çaresi bende yok. Önyargılarından kurtul ondan sonra gel konuşuruz.

      Cevapla

    • acracia Says:

      Bir daha ekleyeyim, sonuna bir ek daha yapacagim cunku:

      Tam baska bir sey yazacaktim ki en sonunda bunu gordum; buna pek bir keyiflendim iste! (hatta
      evet, degerli blog yorumculari, bir de unlem koydum).

      “Fatih” gercek adiniz mi, yoksa pek manidar buldugum bir rumuz mu bilemem.
      Ama “millet” — “ihanet” — “dusman” bunlar Habervaktim sitesinde, Vakit gazetesinde
      (evet biliyorum adi degisti) rastladigimiz ve benim de buralardan yola cikarak buldugum
      web sitelerinde/forumlarda asker ailelerine karsi yurutulen sahsi linc girisimlerinde rastladigim
      dille ayni. Ne buyuk bir tesaduf.

      21. yuzyildayiz. Bu konuda tonlarca sey yazildi. Cizildi. Dinin, milletin, kanin hic bir onemi
      yok. Bilincli olarak yaptiginiz secimlerin, yorumlarinizin onemi var. Bu yuzden de bir zahmet yazilanlari okuyun; belki bir sey ogrenirsiniz. Cunku burada herkes ayni fikirde olmasa da tartisiyor.

      Ama elbette, olayi sahsilestirerek secerecilik yapmak, ucuz “vatan millet Sakarya” propagandasi yapmak en demokratik hakkiniz… “Fatih.”

      —-
      Simdi bir de ek: Eger Anadolu’daki degisik halklari kastediyorsaniz, buyrun edin. Yalniz kucuk bir tarih dersi: o sozunu ettiginiz musluman olmayan gruplarin buyuk bir kismi, tarihin degisik zamanlarda din degistirip Musluman oldu. Yani “safkan”lik uzerinden imalar kurup, akliniz sira kelime oyunu yapacaksaniz, bari mesakkatli olsun.

      Cevapla

  13. Fatih Says:

    @acracia

    Onyargi ve damgalama olayi boyle birsey olsa gerek.Sanirim yilda belki 1 kere onuda hatirlamiyorumki habervaktim.com a girmis olayim ve yine ayni sekilde vakit gazetesinde kimlerin yazdigindan ve ne yazdigindan haberim dahi yok 🙂

    Cevapla

    • Kurmanbek Allahverdiyev Says:

      Gorunuse gore yilda 1 defa o siteye girmen yeterli olmus.

      Cevapla

    • acracia Says:

      Yok, rica ederim; sizi rencide etmek ister miyim hic? Ben o dille birebir ortustugune dikkat cektim. Habervaktim’i, Vakit gazetesini, sozunu ettigim web sayfalarini okuyorsunuz da demedim. Ben mesela her gun okumaya calisiyorum bu gazeteleri. Size de tavsiye ederim. Enteresan oluyor. Ama oralarda uretilen ve artik yorgun dusmus bir soylemle sizin yazma biciminiz hic farkli degil. Eger onlardan farkiniz olsun istiyor iseniz, blogu okuyun, ayni fikirde olmasalar da burada insanlar nasil tartisiyor ogrenin. Ucuz referanslar yapmayin. Aklisira kara calip rencide etmeye calisici imalar, hangi milletten oldugunuzu soyleyin davasi sizi ancak okumadiginizi soylediginiz forumlarla ayni seviyeye ceker. Begenmiyorsaniz, oyle yapmayin.

      Son olarak: sanirim buraya yapilmis bir yorumdan yola cikarak sorgulamakla “safkanlik” varsayimindan (evet degil mi, cunku tarih boyunca kemiklesmis millet karakterleri vardir? en son Naziler de oyle diyordu) yok Anadolu’daki gayrimuslim gruplari (ki hangi milleti kast ettiginiz de anlasiliyor zaten) ima ederek sahsilestirmek ayni degil. Size o yuzden onyargi ve damgalamak derken bir de aynaya bakmanizi oneririm, sevgili “Fatih.”

      Neyse ben soyleyecegimi soyledim. Bu zirvaliklarla bosa gecirecek vaktim yok benim. Biz ayni fikirde olmasak da tartisiyoruz. Siz “millet” gozluklerinizi cikarmayi basarabilirseniz, kan referanslarini bir kenara bakip blogu ve yorumlari da bir zahmet takip edip de o zaman icerikli bir seyler soyleyebilirseniz, buyrun. Yoksa demokratik hakkiniz olan zirvalamaya kimse bir sey diyemez. Sadece ucuz kan, millet referanslari pek prim yapmiyor, bu da benden dostca bir tavsiye.

      Cevapla

  14. solmaz türk Says:

    Drunkenknight’ın listesine iki isim eklemek istedim.
    Hakan Yurdakuler,emekli Kurmay Albay muzaffer Yurdakuler’in oğlu
    Hakan Şenyuva,general İsmail hakkı Şenyuva’nın oğlu.
    Her ikiside asker çocuğu idi.Siyasal bilgiler fakültesi öğrencisi idiler.Okularının önünde öldürüldüler.Niye bunları yazdım?Askeri 12 eylül darbesine yol açan olayları planlamakla”kışkırtmakla” suçlayanlar belki bir nebze olsa da utanırlar diye.

    Cevapla

  15. fenerant Says:

    cematin yeni türevleri çıkmış.
    Bu kişiler ve bazı yazarlar(!) buraya kadar gelip cevap yetiştirmeye başladılar ise sahte belge üretim merkezinin ve yandaşların işi zor.
    Bu kişilerin her yazdığı asılsız suçlamaların ileride suç delili olarak aleyhine kullanılacağını söylemek kahinlik olmaz.

    Cevapla

  16. melek Says:

    Merhaba,

    Balyoz darbe plano davası ile ilgili çabalarınızı saygıyla karşılasam da Ali Bayramoğlu’na haksızlık ettiğinizi düşünüyorum.

    Öncelikle Bayramoğlu 28 Şubat’ta andıçlanmış gazetecilerden biridir. Babanızın o dönemde önemli bir rol oynadığı Emasya protokolünün içeriğini açıklayan gazetecidir. Bu nedenle özellikle babanıza karşı rezervlerinin bulunmasını anlayışla karşılamanız gerekir.

    İkinci olarak Ali Bayramoğlu henüz ortada balyoz filan yokken, çok ciddi tehditler almış ve bunlardan biri için hukuki yollara başvurmuş ve sonuç almış biridir. Yani endişesi bir belgeye değil, somut olaylara dayanmaktadır.

    Sizin bazı yazarların tavrı ile ilgili olarak görmek istemediğiniz sanırım şu: Bu insanlar Balyoz davasındaki belgelerde sizin bahsettiğiniz sorunlarla çok ilgili değiller çünkü tarihleri her ne olursa olsun bu belgelerin tsk içinde üretildiğini düşünüyorlar. Yani özel olarak babaınızı hedef almış değiller, sözkonusu plan farz edin ki babanız döneminde değil, 2007’de yazıldı, öyle olsa bile bunun dava süreci içerisinde kanıtlanabileceğini düşünüyorlar. Bunun en önemli sebebi de, mesela Umur Talu’nun birkaç gün önce yazdığı yazıda da belirttiği gibi kişisel tarihçeleri ile bu planların içeriğinin üstüste gelmesi. Burada amacın belli bir kişiyi hapse sokmak değil, ne zaman yapılmış olursa olsun darbe planlarını açığa çıkarmak olduğunu görmelisiniz.

    Ayrıca sizin için Ali Bayramoğlu neden önemli? Bildiğim kadarıyla Osman Kavala’nın organize ettiği kapalı toplantıya da çağrılan sınırlı sayıda gazeteciden biriydi. Sonuçta katılmamayı tercih edebilir, önemli olan sizi engelleyecek bir şey yapıp yapmaması. başka gazetecilerin yazdıklarına karışıyor mu, böyle bir gücü var mı, sizi susturma girişiminde bulunuyor mu? Bunlar olmadığı sürece sadece sizin çabalarınızla ilgilenmemiş olur, daha fazlası değil. Ayrıca muhtemelen son belgeler sonrası bu listelerde adı geçen gazeteciler davaya müdahil olabileceklerinden, belki istediğinizden de fazla karşı karşıya gelebilirsiniz.

    Son olarak siz de Ali Bayramoğlu için bir önceki blog yazınızda pek hoş ifadeler kullanmamıştınız. Sanırım insanların idrak kabiliyetlerine laf atmak iltifat olmasa gerek. Anladığım kadarıyla kendinizin her şeyi diyebileceğini, ancak başkalarının size saygılı olması gerektiğini düşünüyorsunuz. Bu da pek adil değil.

    hürmetler

    Cevapla

    • fmerakli Says:

      Melek,

      Dun blogu actigimda Dogan ve Rodrik’in senin bu yorumuna cevap verdiklerini gormustum, cep telefonundan hizli bir sekilde okumustum, icerigini tam net hatirlamiyorum ama senin “Bayramoglu icin hos ifadeler kullanmamistiniz” seklindeki sozlerine hic cevap verilmedigini hatirliyorum. Simdi hem o cevabi, hem de var ise senin cevabini okumak icin bloga girdim, ama Dogan ve Rodrik’in sana verdikleri cevabi silmis olduklarini gordum, umarim okuma sansin olmustur!

      Cevapla

      • ihtimal Says:

        😉 Hep ayni tas, hep ayni hamam!

        Umarim bir yil daha uzerinden gecmeden incelenecek 28 subat davasi Cetin Dogan gercegini ortaya cikarak belki o zaman gorecegiz Balyozun ne kadar ufak bir “detay” oldugunu!

        Cevapla

  17. eminkk Says:

    “…ne zaman yapılmış olursa olsun darbe planlarını açığa çıkarmak olduğunu görmelisiniz” siz ve sizin gibi kamuoyu oluşturan yazar ve medya darbe planlarının olduğunu artık işin sadece faillerinin yargılanıp cezalandırılması safhasına geldiğinizi düşünüyorsunuz veya bu yönde kamuoyu yaratmaya çalışıyorsunuz.

    Siz içeriğini çok etkileyici buldunuz için bunun gerçek ve darbeci askerler tarafından yapıldığına inanıyorsunuz da, TSK yı yıpratmak için sahtekarların yapabileceğinden niye kuşkulanmıyorsunuz? İnanç değil somut şeyler var diyorsanız, Gelin tanık ifadesi verin o zaman.

    Bir sürü sahtekarlık kanıtları var. Eğer askerler planladı ise bunca hatayı yapmaları mümkün değil (o tarihte olmayan gemi, yurtdışında bulunma, o rütbe-sınıfta olmayış vb.) Bunları geçin içeriğe bakın ne demek? Yüzlerce kişi yargılansında nasıl olursa olsun mu demek?

    Ben nerede yanlış yapıyorum: içeriği güzel hatta çarpıcı olunca sahtekarlıklar mübah mıdır? Yasal bir dayanağa mı kavuşmuş oluyor? Değil ama insanlar böyle düşünüyor diyorsanız siz propaganda yapıyorsunuz ve kamuoyu üzerinden yargılama yapıyorsunuz.

    Cevapla

  18. melek Says:

    Tanık ifadesi istenirse verilecektir zaten. Tanık ifadesi vermek keyfe bırakılmış bir şey değil.

    Üstelik siz şunu anlamamışsınız. Ben mesela bu darbe planlarının kolpa çıkmasını tercih ederim. Keşke tüm bu belgeler, hele de Çetin Doğan’ın ses kayıtları filan yanlış çıksa. Kim ordusunun sürekli arkasından hakaret ettiği, iş çevirdiği bir ülkenin vatandaşı olmak ister ki?

    Dahası hala görmediğiniz şey, Gölcük’teki belgelerin bambaşka bir araştırma sırasında çıkmış olması. Bu askeri sırların da dışarıya satılmasını içeren bir soruşturma. Blog yazarları da snırım teyit ederler, yeni 43 klasörde çok gizli niteliği yaşıyan, kamuoyuna açıklanması mümkün olmayan bilgiler de mevcut. Belki de tüm bu hikaye bambaşka bir şey çıkacak.

    Üzgünüm ama tüm tsk mensupları suçsuz olsa bile, bu ülkede insanların başına gelen bir sürü şeyden muaflar. Kötü muamele görmüyorlar, işkenceye uğramadılar, üst düzey paşaların hiçbiri tutuklu yargılanmıyor. Tek yaptığımız yargı sürecinin sonucunu beklemek. Bekliyoruz.

    Cevapla

    • eminkk Says:

      Sorularımın direk cevaplarını verememişsiniz. Ön yargı üzerine kurulmuş veya ezberletilmiş tekerlemeler.

      “İfade istenirse verilecektir” gibi yuvarlayıp efelenmeyin. Darbe planının gerçek olduğuna dair tanıklığınızı yapın, samimi olduğunuzu anlayayım. Bu bir kamu görevi ve sizi tutan yok.

      Ancak ondan sonra ezberlerinize cevap verebilirim.

      Cevapla

    • acracia Says:

      Melek:

      Bu tartisma daha evvel yapildi (yani Golcuk’teki belgeler hakkinda bir cok teori var–isterseniz once bu blogda ve okuyucu yorumlarinda vakit harcanip emek verilerek yazilmis bu fikirlere bir bakin; yok, herkes ayni fikirde de degil kesinlikle, yani tek bir sey okumus olmayacaksiniz; musterih olun. Ancak once oraya bir bakin ki hep ayni seyleri tartismayalim).

      Onun disinda ben sizin o “muaf” olanlar listenize su kategorileri eklemek isterim: milletvekilleri
      (partileri antidemokratik bir sekilde kapatilmadikca tabii), polis teskilati mensuplari (hele son yapilan duzenlemelerle dehset verici imtiyazlarla ve gucle donatildilar), genelde hangi parti iktidardaysa o donemde onlara yakin isimler, vs vs. Bakin sahis degil, kategorik olarak konusuyorum. Kamuda bunlarin ornekleri cok. Bu imtiyazlardan rahatsiz olanlar da.

      Tutuklu yargilanmak, tutukluluk sureleri insaniyet adina bir suc. Bana gore 1) Balyoz gibi cok buyuk usulsuzluklerin yapildigi (yine bir zahmet gecmis yazilari soyle bir okuyup, okuyucu yorumlarina bir bakiverin) bir davada zaten tutuklu yargilamak hata olurdu. 2) Ben argumanimi tam tersinden kurardim: Baskalarinin haklari cigneniyor, oyleyse onlarinki de cignensin diye degil; tam tersine, adalet adina bu uygulama herkese getirilsin derdim. Sevim Ozturk, Hanefi Avci, bazi Kurt Belediye baskanlari gibi hapiste olanlarin da tutuksuz yargilanabilmeleri icin konusur, adaletin daha yaygin getirilmesi adina, bunu her firsatta dile getirmeye calisirdim.

      Turkiye’de savcilarla savunma/avukatlarin ayni bilgi erisimine sahip olmamalari zaten bence basli baslina hukukun isleyisi, adalet adina bir facia. Suclayan taraf herseyi gorecek, ama savunan goremeyecek. Suclayan taraf (savci) ayni zamanda da muhakeme yapan, yargida bulunacak hakimle ayni statude bilgi erisimine sahip olacak ama savunmanin bunlara esit erisimi olamayacak… bu sistem neresinden baksaniz yanlis zaten. Bunu savunmuyorum.

      Diger taraftan, burada yargilanan TSK degil. 200’e yakin sahis. Zihniyet yargilamasi da yapilmiyor (yapilsa 12 Eylulculer’den ne farki kalir boyle dusunenlerin? Kurunun yaninda yas da yansin misali–cok sakat ve tehlikeli bir bakis acisi bu). TSK’nin kamuoyu onunde sicili duzgun demiyorum, darbeler, vs. malum zaten. Ama bu davaya zihniyet yargilama olarak yaklasmanin da sorunlarina dikkat cekmeye calisiyorum.

      Cevapla

  19. Emrah Ünal Says:

    Türk sinemasının en iyi kötü adamı Erol Taş, bir röportajda, bazen olmadık yerlerde tanımadığı vatandaşlardan “Nasıl kıydın o kızcağıza!?”, “Vicdansız herif!”, “Allah belanı versin!” gibi tepkiler aldığını söylemişti. Kurtlar Vadisi dizisi karakterlerinden Çakır’ın öldürülmesi sonrasında yurdun değişik yerlerinde protesto eylemleri yapıldı, gıyabında cenaze namazı kılındı. Doktorlar dizisindeki doktor rolünü oynayan oyunculardan birine “Kızımız çok hasta, lütfen yardım edin!” diyen bir karı koca geldi. Örnekler uzatılabilir. Sorun, ülke insanının kurgu ile gerçeği ayırmada karşılaştığı zorluk. Gerçeğin ne olduğunu gösteren binlerce delil gösterebilirsiniz ama bu insanlar için “senaryo”ya inanmak daha kolay. “Senaryo”daki her şey koşulsuz olarak gerçektir, doğrudur. Bu davada da kim, ya da nasıl birisi olduğunuzdan çok, savcıların sizin hakkınızda iddianamede neler yazmış olduğu önem taşıyor. Ağzınızla kuş tutsanız da aslında o filmdeki kötü adam olmadığınıza inandıramazsınız.

    Cevapla

  20. melek Says:

    Doğru tabii, insanlar zaten senaryoya inanmak istiyor. Tek dertleri buydu.

    Mesela 2003 yılında, görevi bırakırken Çetin Doğan’ın Faik Türün hakkında söylediklerine hemen inanmalıyız. http://haber.gazetevatan.com/Haber/5208/1/Gundem
    Çünkü Ziverbey Köşkü ve Türün bir senaryoydu, orada akrabalarımız, yakınlarımız, hatta Cumhuriyet gazetesinin eski yazarları işkenceden filan geçmedi. Çakır’ın arkasından gözyaşı döken televizyon seyircisiyiz, gerzeğiz ve her türlü şeye açığız sizin gözünüzde.

    Mesela JİTEM de yok, tamamen kurgu değil mi? Halkımızın bir tarafından uydurduğu senaryo. Çünkü bölgede yaşanan kişisel tanıklıkların hiçbir anlamı yok. Bugün başına gelen şeyleri anlatan insanların hepsi asimetrik psikolojik harekat uzmanı, değilse bir tür deli.

    Yazık işte, zavallı ordu vatandaşlarının çoğunun aciz, deli, gerzek olduğu bu ülkeye düşmüş, kurgu senaryoların hesabını veriyor. Vallahi ağlayacağım.

    Balyoz mu? Kedidir, kedi.

    Cevapla

    • ccgursel Says:

      Bu yazdıklarınızın blogun sahipleri tarafından ileri surulen tarih tutarsizliklariyla alakasini aciklar misiniz lutfen? Bos lafa doyduk cunku.

      Bu arada, birinin “ya bunlar yapmasa da birileri yapmistir mutlaka, o zaman bunlar hapis yatsin” diyebilmesi icin ya ileri derecede fasist ya da ileri derecede kotuniyetli olmasi lazim. Benim ulkemin bir vatandasinin ikisi de olmadigini umuyorum.

      Cevapla

    • Emrah Ünal Says:

      Yorumumda Jitem, Ziverbey Köşkü, geçmiş darbeler vs ile ilgili bir ifadem var mı? Bu konulardaki görüşlerimin ne olduğunu bilmeden yanıt vermeniz isabetsiz olmuş. Eğer insanları bir şekilde suçlamak istiyorsanız “Sen kesin böyle yapmışsındır, bilirim seni!”den daha elle tutulur kanıtlarınızın olması gerekir. Çetin Doğan ve Balyoz davası sanıklarının birçoğuyla dünya görüşlerim aynı olmayabilir, ama sırf bu yüzden usulsüz bir biçimde yargılanmalarına alkış tutacak kadar bilincimi yitirmedim. Görüşümü tekrarlıyorum, tüm mantık ve kurgu hatalarına rağmen siz de dahil olmak üzere birçok kişi, savcıların hazırladıkları iddianame çerçevesinde şekillendirilmiş olan senaryoya inanıyor. Blog yazarlarının ortaya koydukları kanıtlar değil, olasılıkla dava sonucu çıkacak beraat kararı bile sizi inandıramaz.

      Cevapla

  21. dj Says:

    ali bayramoglu, belli ki cetin dogan’in darbeci olduguna coktan inanmis. sizden onun masum oldugunu kanitlamanizi bekliyor. mesele bundan ibaret.

    Cevapla

  22. Fatih Says:

    Burada kimsenin darbecileri savunmaya hakki ve yetkisi yoktur.Siz aile fertleri olarak kendi dusuncenizi ailenizin masumiyetine binaen ifade ederken bu ulkede kardes kaninin akmasi,iskenceler,suikastlar gibi milletin tabiri yerindeyse anasini aglatmis bir duzen ve sistemi ve bu sistemin isleyisinde rol oynayanlari masummus gibi gostermeye hakkiniz yok.Cetin Dogan ve benzeri dusunce ve fiiliyata sahip insanlar bu ulkenin irzina gecmistir.
    Kusura bakmayin ama babaniza karsi kullandigim bu agir ifade sizin su an blogunuz araciligi ile milleti dalgaya alip aciklanan veya henuz aciklanmamis kapi gibi belgelere sahte ve duzmece demenizden daha hafif kalir…

    Cevapla

    • ata Says:

      Kapı gibi belgeler mi?? Hem de açıklananlar ve henüz açıklanmayanlar ! Vay canına ! Protein bu kadar ulaşılması zor olan bir şey mi acaba diye düşünmeye başladım cidden. 01.01.2009 tarihli bonoyu, 01.01.2004 tarihi taşıyan bir makbuzla ödediğini iddia eden kişinin “kapı gibi belgesi” gibi mi yani !? Fatih, beni güldürdün,Allah da seni güldürsün,çok yaşa vallahi. Bu arada, Nazlı ILICAK ile bir yakınlığınız var mı? Muhakemelerde çok benzerlik gördüm….o yüzden. Ayrıca, Pınar Hn. a da (sizin de uyarınız ile)soracağım bunun hesabını, 2003 de yazıldığı iddasına dayanan suçlama belgesinde, 2009 a değin tarihlerde olan bilgiler var tespiti ile milleti ve beni dalgaya almanız hiç hoş değil,bizi bu tespitler ile dalgaya almaya bir son veriniz Pınar Hn.,Tabiki siz de Bay Dani…bakın Fatih bey gibiler uyarmasa, size kanacağız…

      Cevapla

    • ccgursel Says:

      Cok bilimsel, akil merkezci ve belgelerin gercekligini tum acikligiyla ortaya koyan bir yorum olmus. Bravo gercekten.

      Cevapla

  23. şener Says:

    ne hikmettir bilinmez ama gerçektende fatih ve nazlı ılıcak gibi zihniyetler aynı mantıksızlık içinde tespitler yapıyorlar sizce bu bir raslantımı ? bunu sormamın nedeni sadece bu ikisi değil tanıdığım tanımadığım yandaş olan herkeste aynı savunma ve aynı mantıksızlığı görüyorum sanki bulaşıcı bir hastalık gibi acaba ilaç filanmı veriyorlar bunlara ??

    Cevapla

  24. şener Says:

    melek verdiğin örneği okuyunca aklıma şu geldi,
    osmanlı zamanında dinciler ingilizlerle işbirliği yaparak ingiliz mandası olmamızı istiyorlardı (hala isteyenler var gerçi) öyleyse dinciler geçmişte bunu yaptıklarına göre şimdide balyoz davasına inananlar ingilizlerle işbirliği yapıyorlardır kesin.
    şimdi senin tespitinle benim tespitim arasında hiçbir fark yok geçmişte birileri bişeyler yapmış diye aynı şemsiye altındaki herkesi aynı potansiyelde görmek nasıl bir mantıktır ,eğer bu mantık doğrudur diyorsan ozmaan benim kurduğum mantık da doğrudur demektir.

    Cevapla

  25. acracia Says:

    Melek:

    Bu tartisma daha evvel yapildi (yani Golcuk’teki belgeler hakkinda bir cok teori var–isterseniz once bu blogda ve okuyucu yorumlarinda vakit harcanip emek verilerek yazilmis bu fikirlere bir bakin; yok, herkes ayni fikirde de degil kesinlikle, yani tek bir sey okumus olmayacaksiniz; musterih olun. Ancak once oraya bir bakin ki hep ayni seyleri tartismayalim).

    Onun disinda ben sizin o “muaf” olanlar listenize su kategorileri eklemek isterim: milletvekilleri
    (partileri antidemokratik bir sekilde kapatilmadikca tabii), polis teskilati mensuplari (hele son yapilan duzenlemelerle dehset verici imtiyazlarla ve gucle donatildilar), genelde hangi parti iktidardaysa o donemde onlara yakin isimler, vs vs. Bakin sahis degil, kategorik olarak konusuyorum. Kamuda bunlarin ornekleri cok. Bu imtiyazlardan rahatsiz olanlar da.

    Tutuklu yargilanmak, tutukluluk sureleri insaniyet adina bir suc. Bana gore 1) Balyoz gibi cok buyuk usulsuzluklerin yapildigi (yine bir zahmet gecmis yazilari soyle bir okuyup, okuyucu yorumlarina bir bakiverin) bir davada zaten tutuklu yargilamak hata olurdu. 2) Ben argumanimi tam tersinden kurardim: Baskalarinin haklari cigneniyor, oyleyse onlarinki de cignensin diye degil; tam tersine, adalet adina bu uygulama herkese getirilsin derdim. Sevim Ozturk, Hanefi Avci, bazi Kurt Belediye baskanlari gibi hapiste olanlarin da tutuksuz yargilanabilmeleri icin konusur, adaletin daha yaygin getirilmesi adina, bunu her firsatta dile getirmeye calisirdim.

    Turkiye’de savcilarla savunma/avukatlarin ayni bilgi erisimine sahip olmamalari zaten bence basli baslina hukukun isleyisi, adalet adina bir facia. Suclayan taraf herseyi gorecek, ama savunan goremeyecek. Suclayan taraf (savci) ayni zamanda da muhakeme yapan, yargida bulunacak hakimle ayni statude bilgi erisimine sahip olacak ama savunmanin bunlara esit erisimi olamayacak… bu sistem neresinden baksaniz yanlis zaten. Bunu savunmuyorum.

    Diger taraftan, burada yargilanan TSK degil. 200′e yakin sahis. Zihniyet yargilamasi da yapilmiyor (yapilsa 12 Eylulculer’den ne farki kalir boyle dusunenlerin? Kurunun yaninda yas da yansin misali–cok sakat ve tehlikeli bir bakis acisi bu). TSK’nin kamuoyu onunde sicili duzgun demiyorum, darbeler, vs. malum zaten. Ama bu davaya zihniyet yargilama olarak yaklasmanin da sorunlarina dikkat cekmeye calisiyorum. Bu bloga bakildiginda gorulecek tablo su: Balyoz davasiyla ilintilendirilen ve delil olarak suclama adina iddianameye dahil edilen detaylardaki turlu sorunlara (buna savcilarin karsit delillere ulastiklari halde bunlari adli emanete gomerek saklamalari da dahil) isaret edilerek insanlari bilgilendirme cabasi. Kimse “darbeci” savunmuyor burada. Askerleri kimse sevmek zorunda degil. Ama ortada 200’e yakin insan var. Ve onlar sahsen yargilaniyorlar; TSK bu sahislar uzerinden yargilaniyor da degil.

    Bakin suc yargilamak istiyorsaniz, AKP’ye mektup yazin, neden referandum oncesi 12 Eylul’de daha 17 yasinda asilan gencecik Erdal Eren’e goz yasi dokulurken bir anda bunlarin rafa kaldirildigini sorun. Mecliste cogunluklar, cok uzun zamandir da oyleler, hatta bu referandum guya 12 Eylul darbesiyle hesaplasmak olacakti, evet oyu da cikti, onlerinde hic bir engel yok. 12 Eylul kadrosuyla hesaplasmak, onlari yargilamak icin ne bekliyorlar? Hem bugun buna girisseler, onlara destek verecek kamuoyu cok guclu bir sekilde var.

    Bence su anda olan biteni anlamayan cok. Ama usulsuzluklere, vs bakarsaniz, bu Balyoz davasi’nin TSK ile hesaplasilmasi olarak lanse edilmesi, bu davanin boyle uzayip gitmesi, hatta Edelman’a daha once servis edilmis sahte darbe dokumanlarinin var oldugu ortaya ciktiktan sonra, sormaniz gereken soru bu isin arkasinda kimlerin oldugudur. Ve ne istedikleridir.

    Son olarak: Blog yazarlarinin, gorevlerini dogru durust yapmayan turlu meslek mensuplari yuzunden celiskileri gorerek bu davadaki sorunlara dikkat cekmeleri de demokrasinin, dusunce ve ifade ozgurlugunun kendilerine verdigi en dogal haklaridir. “Hakkiniz, yetkiniz yok” demek, seslerini kismaya calismaktir.

    Cevapla

    • acracia Says:

      Aciklama: Melek, bu son paragrafim size degildi. Haksizlik etmis olmayayim, daha ortaya verilmis bir cevapti; yanlis anlasilmasin.

      Cevapla

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: