Zaman gazetesi, Dezenformasyon, ve George Orwell

Türkiye’de çok ilginç şeyler oluyor.  Kimi gazeteler – daha açık konuşalım, Taraf ve Zaman gazeteleri – Balyoz belgelerinin sahteliğine işaret eden zamanlama çelişkileri ortaya çıktıkça, tüm yaratıcıklarını kullanıp, bu çelişkileri örtmek amacıyla yeni masallar üretiyorlar.  Yani sadece sahtekarlığa alet olmuyorlar, daha da ileri gidip sahtekarlığın izlerini karartmaya çalışıyorlar.

Tabiatlari gereği bu masallar gerçek dışı olduğu için kolayca çürütülebilecek türden oluyor.  Bu sebeple de geri tepip, Balyoz etrafında çevrilen dümenleri daha açık bir şekilde anlamamıza ve sergilememize olanak tanıyor.

Bunun en yeni örneğini Zaman gazetesine borçluyuz.

Olay Balyoz’un Aralık 2002 tarihli ana belgesinde bahsi geçen Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) ile ilgili.  Belgenin yazarları, Türkiye’nin BOP çerçevesinde bir piyon olarak kullanılmasının amaçlandığından şikayet ediyor.  Oysa ki BOP terimi Amerika yönetimi tarafından ilk defa Ağustos 2003’te kamuyla paylaşılıyor (tam da Çetin Doğan’ın emekliye ayrıldığı ay!) ve 2004 yılında resmi olarak G8 zirvesine sunuluyor. Bu konuyla ilgili ana kaynaklardan birini daha evel burada vermiştik.  Kısacası, içinde BOP terimini barındıran bir belgenin iddia edildiği gibi Aralik 2002’de yazılmış olması mümkün değil.

Hikayenin daha ilginç tarafı şimdi başlıyor.  Bu çelişkinin Çetin Doğan tarafından belirtilmesinden hemen sonra Zaman gazetesi “Balyoz sanıklarının tek sığınağı dezenformasyon” başlığıyla birinci sayfadan bir haber yapıyor.  Gazete BOP’un 2002’den beri var olduğunu iddia ediyor.  İddianın kaynağı TSK’dan emekli bir binbaşı.  Bu emekli binbaşıya göre BOP Colin Powell tarafından 2002’de geliştirilmiş ve ortaya atılmış.

Zaman gazetesi, okuyucularının “Google özürlü” olduklarını düşünüyor olmalı.  Google yardımı ile İnternet’te yapılan kısa bir gezinti dahi Zaman gazetesinin iddiasının yanlış olduğunu ortaya çıkarmaya yeterli.  Evet, Colin Powell 2002’de ortaya Orta Doğu ile ilgili bir proje atiyor ama bu ismi ve içeriği değişik olan bir proje.  Powell’in lanse ettiği proje Ingilizce adıyla “Middle East Partnership Initiative,” yani Orta Doğu Ortaklık Projesi (OOP).  Balyoz’da adı geçen Büyük Orta Doğu Projesinin (BOP) İngilizce ismi ise “Greater Middle East Initiative;” bu daha kapsamlı proje Amerikan yönetimi tarafından Balyoz belgelerinin üzerlerindeki tarihlerden daha ileri bir tarihte ilan ediliyor.

Zaten Zaman gazetesinin kendi arşivi bu iddiayı yalanlıyor; arşivde BOP ile ilgili 2002 yılında yayımlanmış hiçbir şey bulamadığınız gibi (bu yazıyı okuduktan hemen sonra Zaman gazetesinin geçmiş tarihli haber üretmeyeceğini varsayıyoruz), 7 Mart 2004 tarihli şu haber dikkati çekiyor:  “Ankara’ya gelemeyen Marc Grossman, BOP’u Washington’da anlatacak.” Habere gore;

“ABD’nin ‘Büyük Ortadoğu Projesi’ni (BOP) anlatmak üzere Türkiye’yi ziyaret etmesi beklenen; ancak uçağı arızalandığı için bunu gerçekleştiremeyen ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Marc Grossman, projenin detaylarını hafta başında Washington’daki Türk yetkililere anlatacak.”

Dolayısıyla, Zaman gazetesinin dünkü haberine inanacak olursak, yine Zaman’ın haberine göre 7 Mart 2004’de henüz Türk yetkililerin içeriğinden haberi olmadığı BOP ile Türkiye’nin piyon olarak kullanmasının amaçlanacağını Balyozcular taa Aralık 2002’de öngörmüşler, üstelik bunu darbe yapmak için bir mazeret olarak göstermişler!

Buna benzer başka bir örneği blogumuzda defalarca konu ettik.  Balyoz ana belgesinde dost unsurlar arasında adı geçen Türkiye Gençlik Birliği’nin 2006’da kurulduğu anlaşılınca – ve dolayısıyla 2002’de yazıldığı iddia edilen bir belgede söz konusu edilemeyeceği ortaya çıkınca — Taraf gazetesi tek kelimeyle gülünç bir iddia ortaya atmıştı.  Bu dernek, TGB degil, 1997’de kurulan Türkiye Gençlik Birliği Derneği (TGBDER) demişti.  Bunu iddia ederken de herhalde kimsenin TGBDER’e dikkatle bakmayacağını ümit etmişti.  Zira TGBDER koyu Atatürkçü bir çizgi sergileyen TGB’den çok farklı bir dernek.  Hiçbir siyasi kimliği olmadığı gibi arkadaşlık, aşk-meşk, yurtdışı geziler gibi faaliyetlere odaklanıyor.  TGBDER’i biraz yakından inceleyince bu derneğin darbeciler tarafindan “dost unsur” olarak seçilmiş olamayacağı hemencecik aşikar oluyor.

Bu konuda tereddütünüz varsa kendinizi şu şekilde sınamanızı tavsiye ediyoruz.  TGB ile TGBDER’in logolarını yanyana koyun ve bunlardan hangisinin darbeci subaylar tarafından “dost unsur” olarak seçilmiş olabileceğini düşünün.  Vereceğiniz cevabın “TGB” olacağından şüphemiz yok.  Bu durumda Balyoz belgelerinin 2002-2003’te yazılmış olamayacağını da kendinize ispatlamış olacaksınız.

Ama gelin görün ki Mehmet Baransu Taraf’ın iddiasını tekrarlamaya devam ediyor.  Zaman gazetesi de yukarıda bahsettiğimiz yazısında aynı saçmalığı aktarmış. Doğru olmadığını bilerek ve sadece okuyucularını yanıltmak için böyle yayın yaptıklarına inanmak zorundayız çünkü anlattıklarımızın başka bir mantıklı izah tarzı yok.

Zaman gazetesi bunlarla da yetinmeyip, Çetin Doğan’ı bu zamanlama çelişkilerini gündeme getirdiği için dezenformasyonla suçluyor!  Dezenformasyonun alasını yapan gazete Çetin Doğan’a “dezenformasyona sığınıyor” diyor! Artık bu gazetenin yazdıklarına hayret etmemiz mümkün değil sanıyorduk ama burada Zaman artık kendi rekorunu da kırdı.

George Orwell’in “1984” romanında devlet, kendi realitesini halka empoze etmek için yeni bir lisan icat eder.  Lisanın amacı insanların düşüncelerini kısıtlamak ve yönlendirmektir. Zaman ve benzer yayın organları Türkiye’yi de neredeyse böyle bir konuma getirdiler.  Bu yayın organlarının Türkçe’sinde terimler anlam karşılıklarıyla tam zıt şekilde kullanılıyor.  “Güzel” aslında çirkin, “doğru” aslında yalan oluyor.

Dezenformasyondan şikayet ettikleri an kendilerinin dezenformasyon yaptıklarından emin olabiliyoruz.  Hukuk dediklerinde hukuksuzluğu savunuyorlar.  Demokrasiden bahsettikleri zaman anti-demokratik yöntemler dahil olmak üzere her şekilde kendi iradelerini kabul ettirmeyi amaçlıyorlar.

Bu gazetelerin yazdıklarını dikkatli okumamız lazım. Bir şeyin doğruluğu üzerine ne kadar ısrarlı görünüyorlarsa, o konuda şüphelerimizin daha fazla olması gerekiyor.

Abone Ol

Subscribe to our RSS feed and social profiles to receive updates.

Yorumlar kapatıldı.

<span>%d</span> blogcu bunu beğendi: