Balyoz "soruşturması" gerçekte ne zaman başladı?

24 Temmuz 2010

GENEL

Balyoz iddianamesinin daha ilk sayfalarında çok vahim bir duruma işaret eden önemli bir zamanlama hatası var. Şüphelilerin bir kısmının ikamet adresleri olarak şu anda geçerli adresleri değil, 2-3 sene önceki adresleri verilmiş. Örnekler verelim:

Sıra No: 4 Ergun Saygun. Adresi TSK Gnkur. 2. Bşk olarak görülüyor. Bu görevde 2006-2008 tarihlerde bulundu. 2008 Ağustos’unda 1nci Or K.lığına atandı ve 2009 Ağustos’unda emekli oldu.

Sıra No: 6 Korkut Özaslan. Adresi Ankara görülüyor. Oysa halen 8nci Kor. Komutanı ikamet yeri Elazığ.

Sıra No: 35 Ahmet Yavuz.  İkamet adresi 55nci Mknz Tuğ.K. Kırklareli yazılı. Oysa halen ikamet yeri Istanbul.

Sıra No: 36 Yurdaer Olcan. İkamet yeri 3.P.Tüm. K.Lığı Yüksekova-Hakkari görünüyor. Oysa kendisi Tümgeneral olarak bu adreste 2006-2008 döneminde bulundu. Daha sonra 2008 Ağustos ayinda Korgeneralliğe terfi ederek Jandarma Asayiş Komutanlığına atandı. Bu görevde bir yıl kaldıktan sonra 2009 Ağustos’unda Harp Akademileri K.lığına atandı ve halen bu görevde bulunuyor.

Eski tarihlere ait bu adresler bu kişilerin sorgu tutanaklarında da aynı şekilde geçiyor!

Bu yanlışlığın tek mantıklı izahı, savcıların “Balyoz” davası ile ilgili ön hazırlıkları düzmece belgelerin Taraf gazetesine 20 Ocak 2010 tarihinde teslim edilmesinden çok daha önce başlatmış olmalarıdır. 2008 senesinde ya da daha evel girilen kişilik bilgileri güncellenmeden sorgu tutanaklarına aktarılıyor, sonra da iddianameye olduğu gibi geçiyor.

Çetin Doğan Silivri’den yazdığı mektuplarda bu hususu daha önce belirtmişti:

“Savcılarımıza, evrakların “F Tipi Sahte Evrak ve Senaryo Üretim Merkezinden” yandaş medya aracılığı ile değil, çok daha önceden ve doğrudan iletildiğine ilişkin ciddi kuşkular da bulunmaktadır. Savcılarımızın bir kısım sanıklar icin hazırladığı ifade tutanaklarının altında görev yeri olarak halen bulundukları makamlar değil, 2006-2008 döneminde bulundukları makam ve yerlerin isimleri yazılmıştır. Bundan doğal olarak çıkarılacak sonuç; ilgili ve yetkililerin inceleme ve soruşturmalarının 2006 tarihine kadar uzandığıdır. Bu, aynı zamanda, özel yetkili savcılarımızın önlerine konan belgelerin bir kopyasının istenen “zamanda” komuoyu yaratmak ve belirli kurumları etkilemek için yandaş medyaya sunulduğunu da göstermektedir.”

En başından beri bizim kafamızı kurcalayan hususlardan biri, savcıların belgeleri Taraf gazetesinden “teslim aldıklarında” belgeleri getiren kişi hakkında Mehmet Baransu’ya hiç bir soru yöneltmemiş olmaları idi. Belgelerin kaynağının savcılar için en ufak bir merak konusu olmaması bize en azından garip geliyordu.

Ancak Taraf gazetesine sahte belgeleri teslim eden “onurlu subay” gerçekte onurlu savcılarımızdan biri ise muamma çözülmüş oluyor.

Abone Ol

Subscribe to our RSS feed and social profiles to receive updates.

Yorumlar kapatıldı.

<span>%d</span> blogcu bunu beğendi: