Bir yanıt

09 Nisan 2010

GENEL

Bugün Taha Kıvanç’ın yazısına yanıt olarak kendisine bir email gönderdik, ancak mesaj kutusu dolu olduğu için mesaj kendisine ulaşmadı. Yazdığımız mesajı kendisine buradan iletmek istiyoruz.

Merhaba Taha (ya da Fehmi) Bey,

Bugünkü yazınızla ilgili birkaç noktaya temas etmek istiyoruz.

Diyorsunuz ki, “Taraf’ta yayımlanan belgeleri ve kasetleri kozmik odadan dışarıya çıkartanın Org. Özkök olduğunu öne sürmekle, Çetin Doğan “Her şey yalan” çizgisinden uzaklaşmış olmuyor mu?”

Çetin Doğan olayların başından beri medyada çıkan ses kayıtlarının gerçek ve kendine ait olduğunu söyledi. Bu kasetlerin yanısıra, üzerinde sonradan oynanmış ve darbe planları eklenmiş TSK’den çıktığı belli olan başka belgeler de var.  Çetin Doğan’ın bu ses kayıtlarının ve diğer rötuşlanmış belgelerin nasıl kozmik odalardan çıkarıldığını anlamak için yönelttiği sorular daha evel söyledikleri ile çelişmiyor.  Sahteciliği kimin yaptığını anlayabilmemiz için sorulması gereken sorular.  Zaten Çetin Doğan’ın mektubunda, sorduğu soruların bu orijinal belgelerle ile ilgili olduğu, darbe planları tarif eden belgeleri içermediği, bu ikincilerin kesinlikle 1. Ordudan çıkmadığı açıkça belirtilmiş.

Çetin Doğan’ın 2003’te Hilmi Özkök ile yaptığı görüşme de hiç bir çelişki içermiyor.  Eğer gerçekten darbe ile ilgili söylentiler ve ihbar olmuşsa bile, takdir edersiniz ki her ihbar gerçek değildir ve kanıtlanıncaya kadar gerçek addedilmemelidir.  Çetin Doğan’ın söylemek istediği şu: eğer böyle bir ihbar üzerine bir tahkikat yapılmışsa, o zaman tahkikatın sonucunu da açıklayın ki darbe planlanmadığı ortaya çıksın.  Ayrıca, bu tahkikat sırasında ses kayıtları ve başka belgeler dışarı sızmışsa, onu da öğrenelim.

Sayın Özkök konusunda müsaade ederseniz bir sey daha söyleyeceğiz.  Kendisi ‘benim çok söyleyeceklerim var ama şimdi konuşmayacağım’ diyor.  Ülkenin geldiği bu noktada, bu anlaşılmaz bir tutum.  Eğer bildikleri, iddiaları doğrulayan şeylerse, o halde yargıya yardım etme ve yargı sürecini hızlandırma amacıyla bildiklerini kamoyuyla (en azından savcılarla) paylaşmak zorunda. Yok eğer bildikleri iddialari çürüten şeylerse, o kadar silah arkadaşının yargı aşamasına gelinene kadar tutuklu olarak hapiste yatmasına nasıl göz yumabiliyor? Bu soruları aynı zamanda tüm tutukluların eşleri, çocukları ve sevenleri adına soruyoruz.

İyi günler dileriz.

Abone Ol

Subscribe to our RSS feed and social profiles to receive updates.

Yorumlar kapatıldı.

<span>%d</span> blogcu bunu beğendi: