İbretlik bir metin

16 Kasım 2011

GENEL

Avukat Hüseyin Ersöz, sahte dijital belgelerin nasıl hazırlanabileceğini gösteren bir mizansenle savunma yaptığı için 10. Ağır Ceza “Mahkeme”si, Ersöz hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. Adalet Bakanlığı’nın soruşturma izni vermesi üzerine Ersöz hakkında soruşturma açıldı ve Ersöz Pazartesi günü (14 Kasım 2011) Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı’nda ifade verdi.

Avukat Ersöz’ün Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı’a sunduğu dilekçeye buradan ulaşabilirsiniz. Bu davaları izleyen ya da izlemesi gereken herkesin okuyup, ibret alması gereken bir metin olduğunu düşünüyoruz.

Dilekçenin sonuç ve istek kısmı durumun vehametini gözler önüne seriyor:

“1. Yapmış olduğum sunum tamamen savunma sınırları içinde olup amacı, müvekkilime suç isnadında kullanılan dijital verilerin her türlü manipülasyona açık olduğunu kanıtlamaya yöneliktir.

2. Sunumda kullanılan isimler gerçek kişileri temsil etmemekte olup, kullanılan isimlerin hâkimlerin ad ve soyadlarından oluşturulması savunmayı daha çarpıcı kılmaya yöneliktir.

3. Mahkemenin 13.04.2011 tarihli kararı ve Savcılığa yazmış olduğu müzekkere, CD’nin konulma zamanı başta olmak üzere birçok maddi hata içermekte olup, Mahkemenin kamera görüntülerini dahi incelemeksizin tahmini bir değerlendirme ile bir meslektaşı hakkında suç duyurusunda bulunduğunu göstermektedir.

4. Savunma Dokümanı CD’nin duruşma salonunda herhangi bir yere değil de, kürsünün en sağında kullanılmayan bir telefonun altına bırakılması, müvekkilimize isnat edilen suçlamalara dayanak Gölcük Donanma Komutanlığı’nda yapılan aramada ele geçtiği iddia olunan dijital dokümanlar noktasında, Mahkemede hâkim olan kanının kırılması ve savunmanın daha çarpıcı bir hale gelmesini sağlamaya yöneliktir.

5. Duruşma sırasında hâkimlerin isimlerini söylemek suretiyle hedef gösterdiğim iddiası gerçek dışı olduğu kadar gülünçtür de… Zira 18.03.2011 tarihli celsede hâkimlerin isimlerinden çok 12 kez “Sayın Başkan, Değerli Heyet” ve 48 kez “Sayın Başkan” ifadelerini kullandığım görülmektedir.

6. “GOOGLE” Arama Motorunda hâkimlerin isimleri girilerek yapılan arama işleminde 213.000 “Ali Efendi Peksak”, 101.000 “Ömer Diken” ve 24.500 “Murat Üründü” kelimelerinin bütün olarak geçtiği sonuca ulaşılmaktadır. Bu noktada bir sanık müdafiinin duruşma esnasında hâkimlerin dikkatini konuya çekmek için isimlerini söylemesi sonucu “Hedef Gösterme Suçunu” işlemesi açık kaynaklardan elde edilen bu veriler karşısında ne kadar inandırıcıdır?

7. Benzer mahiyette savunmalar İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2010/34 E ve İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2010/106 E sayılı dosyalarında yapılmış, hatta duruşma salonuna CNC Cihazı getirilerek dokümanların altına imza atma uygulamaları dahi sergilenmiştir. Söz konusu Mahkemeler tüm bu sunumları, İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nin aksine Savunma Hakkı’nın sınırları içinde değerlendirmişlerdir.

8. İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından savunmada sarf edilen sözler nedeniyle 7’si sanık müdafii olmak üzere toplam 13 kişi hakkında suç duyurusunda bulunulmuştur. Bu kişiler arasında, yıllardır sanık müdafiliği yapan ve şimdiye kadar haklarında başka mahkemelerce hiç suç duyurusunda bulunulmayan deneyimli hukukçularda vardır.

9. Mahkemenin tamamen Savunma Hakkı’nın sınırları içinde olan beyan ve sunumlarla ilgili olarak suç duyurusunda bulunması, tavandan sanık müdafilerinin üzerine sarkıtılan mikrofonlarla aynı amaca hizmet etmektedir.

10. Duruşma sırasında ifade ettiğim hususların tamamı Savunma Hakkı’nın kapsamı ve güvencesi altında olup, şahsıma isnat edilen suçlamalara dayanak kabul edilmesi mümkün değildir.

Bu çerçevede hukuki ve fiili dayanaktan yoksun isnatlar karşısında Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verilmesini ARZ ve TALEP EDERİM. 14.11.2011″

Ayrıca, Avukat Ersöz’ün, “şüpheli” sıfatıyla savcılıkta verdiği ifadesine buradan ulaşabilirsiniz.

Abone Ol

Subscribe to our RSS feed and social profiles to receive updates.

4 Yorum “İbretlik bir metin”

  1. Faruk-3 Says:

    Faruk-3 yaziyor.

    Bu ulkenin gelmis gecmis en beceriksiz hukumeti hangisidir?

    1. Ilk defa bu donemde askerlerimizin basina cuval gecirilmistir. Boylece, Kuzey Irak’tan istihbarat kesilmis, PKK’nin istedigi gibi at oynatmasina zemin hazirlanmistir.
    2. En az seviyede aldigi teroru, olabilecek en ust seviyeye cikartmistir.
    3. Habur’da teroristleri serbest birakmistir. O zamanlar kendisini elestirenlere ve terorun iyica azacagini soyleyenlere, “analar aglamasin” demis, daha sonra Turkiye’de aglamadik ana birakilmamistir. Simdi de, dansoz kivrakligi ile bel kivirarak BDP’ye laf yetistirmektedir (Faruk’un notu: Anayasa degisikligi sirasinda BDP’den bakin nasil yardim alacaklar.)
    4. PKK ile savasan kahramanlar, gaziler hapise gonderilmistir, Ne yazik ki bunlarin bir kismi hapiste olmustur. PKK’lilarin basi ile hukumet temsilcisi duzeyinde gorusmeler yapilmistir. Gorusen serefsizdir falan denmistir ama mizrak cuvala sigmamis, gercekler ortaya cikmistir. Bu utanc, bu hukumete yuz yil yetecektir.
    5. Cari acigi surdurulemez boyutlara getirmistir, bunun acisini su an odedigimiz gibi, ileriki yillarda katlanarak odeyecegiz.
    6. Ovule ovule bitirilemeyen “sifir sorun” dis politika ile ulke rezil edilmistir. Kaddafi’den odul alanlar, “Nato’nun ne isi var Libya’da” sozleri kulaklardan silinmeden Libya saldirilarina destek vermis. Musluman kanina girmislerdir. “Sifir sorun” lu kardes Esad’li politika, yine bir dansoz kivrakligi ile donus yapmis, “kalles Suriye, diktator Esada” donmustur. Ulkenin gordugu en kotu dis politikasi bu donemdedir. (Piri Reis, Kibris’taki dogal gaz alanlarini fethedecekti, ne oldu acaba? Israil’de ozur dileyecekti bizden “one minute” kahramani)
    7. Issizlik %14’lere kadar cikmistir, simdi dustu denen rakam bile inanilmaz yuksektir. Artik TUIK guvenilmez bir kurmdur ve TUIK’in enflasyon, issizlik gibi rakamlarina alki basinda kimse inanmamaktadir.
    8. Bilim hirsizligi yaptigi kanitlanmis birisi hukumettedir.
    9. Van icin “saglamdir, gonul rahatligiyla evlerinize girin” diyen bakanlar vardir ve halen utanmadan yerlerinde oturmaktadir (Pardon, utanma diye bir kavrami bilmiyor olabilirler, belki o nedenle istifa etmemislerdir) Van’da cocuklar, soguktan donarak olmektedir. Bunu da basari diye yutturmaktadirlar.
    10. Boluculere, ses cikarilmamaktadir. Adamlar, istedigi gibi at oynatip, gosteri yapmakta, bomba patlatmakta. Ama “parasiz egitim” isteyen gencler yillarca hapise atilmaktadir. Orduya PKK’li denecek kadar akil tutulmasi yasanmaktadir.
    11.Adalatin ruhuna fatiha okunmustur. Herkesin olusturabilecegi CD’ler ile PKK ile savasan kahramanlar, aydinlar, gazeteciler iceri atilmistir. Yazilmamis kitabi bile toplatan bir adalet sistemiz olmustur. Insanlari hapiste tutarak oldurme politikasi benimsenmistir. Deniz Feneri hukuku, Hizbullah hukuku olusmustur. ALt-ust imam cizelgesi ile is yapan guruhtan adalet gelmeyecegini simdi gormeyen gozler, duymayan kulaklarda nihayet anlamaktadir.

    Tekrar soralim. Bu ulkenin gelmis gecmis en beceriksiz ve en basarisiz hukumeti hangisidir?

    FARUK-3

    Cevapla

  2. trekking Says:

    Sadece Hüseyin Ersöz değil, Veli Küçük’ün avukatı ve kızı da “sanık” muamelesine tabi tutuldu. İlhan Cihaner’in avukatı Turgut Kazan’da 3 yıl hapis ve meslekten men istemiyle yargılanıyor. Savunma avukatlarına “oturumlara katılmama” cezası veriliyor.

    Hep söylüyorum. Hukuk Ülkemizde her zaman sorunlu bir alan idi. Ancak, hiç bu kadar organize, sahte belge,evrak üretme işlerine girilmemişti. Van 100.yıl da işe başlayan sahte belge çetesi işi buralara kadar getirdi. Savunma hakkı bile gasp edilmeye çalışılıyor.

    Cevapla

    • Solmaz Türk Says:

      Vural Ergül,Hasan Basri Özbey’i de unutmayın sayın trekking.Her ikisine de 16 celse duruşmalara katılmama cezası verildi.Hakimler duruşmaların en az 16 celse daha süreceğini belirtmiş olmuyorlar mı ?Hangi hakim böyle bir şeyi önceden bilebilir ?Orada bir mahkeme yok,orada bir tiyatro oynanıyor,lütfen insanlar en az bir kere gidip o duruşmaları seyretsin burada demokratım ayaklarına yatacaklarına.

      Cevapla

      • trekking Says:

        Sayın Solmaz hanım,

        Unutmuş değilim. oturumlara katılmama cezası veriliyor diye belirtmiştim. İsimlerini yazmamıştım. Yani bu 16 celseden men cezası da ilginç tabi. Doğrusu sizin baktığınız açıdan düşünmemiştim.

        17 kasım da izmir den gelecektik Silivri’ye. Ancak duruşma 22 ya da 23 kasım a ertelenmiş herhalde. Ben de en az bir kez de olsa gidip imkanımız olursa izlemek istiyorum duruşmayı. Zira oraya gitmek demek duruşmaları izleyebilmek anlamına gelmiyor. Geçen aylarda burdan arkadaşlar gittiler Silivri’ye. O gün Zonguldak’tan kalabalık bir heyet gelmiş izleyemeden döndüler.

        Cevapla

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: