Balyoz davasını izlemeyenler bilmiyor: Balyoz nedir, seminer nedir?

15 Haziran 2011

GENEL, Medya yalanları

Bugünkü haberlere göre, dünkü Balyoz duruşmasında (elimize geçtiği zaman bu celseye ait tutanağı yayımlayacağız) Hakim Ali Efendi Peksak, Mehmet Kaya Varol’a 1.Ordu Seminerinde geri bölge emniyetiyle ilgili sunum yaptığını hatırlatarak, “Sunumunuzda Tuzla, Pendik, Sultanbeyli belediye başkanlarının adı, irticai faaliyetlere karıştıkları için gözaltına alınacaklar arasında geçiyor. Bir senaryoda gerçek yer ve isimlere yer verilir mi” diye sormuş.

Mehmet Kaya Varol ise, senaryolarda gerçek yer ve isimlere yer verilmemesi gerektiğini belirterek “Bazı isimleri sunumumu daha cazip hale getirmek için kullandım. Buna tabiri caizse işgüzarlık da diyebiliriz. Bu isimleri kullanmam onları görevden alacağım anlamına gelmez. Tamamen hayali bir senaryo’’ demiş.

Balyoz davasını izleyenler, Balyoz darbe planı ile ilgili tüm belgelerin dijital olarak 11 nolu CD’de kayıtlı olduğunu ve de (Genelkurmay, Kara ve Hava Kuvvetlerinden 15 gözlemcinin nezdinde gerçekleştirilen) 1nci Ordu’daki plan seminerinde ise Balyoz’un B’sinin geçmedigini biliyorlar.

Star, Taraf ve Zaman muhabirleri (bu ikisi arasındaki ayırımı bilmediklerinden olsa gerek) bugün şöyle haberler yapmşlar:

Star: ‘Planı gerçek isimlerle ben hazırladım’ itirafı

“Balyoz davası tutuklu sanığı emekli Tuğgeneral Mehmet Kaya Varol, altında imzası olan ve Balyoz Darbe Planı seminerinde tartışılan planı hazırladığını kabul etti.”

Taraf: Balyoz’u cazip göstermiş

“Balyoz Darbe Planı Davası’nm dünkü duruşmasında savunma yapan emekli tuğgeneral Mehmet Kaya Varol, Balyoz’un konuşulduğu seminerde yaptığı sunumda Tuzla ve Sultanbeyli belediye başkanlannm isimlerinin yer almasıyla ilgili “Bazı isimleri sunumumu daha cazip hale getirmek için kullandım. Buna tabiri caizse işgüzarlık da diyebiliriz” dedi.”

Zaman: Balyoz sanıkları çarpraz sorguda çözülüyor

Camilerin bombalanması, Türk jetlerinin düşürülmesi” gibi planları doğrulayan ifadeler kullanan Varol, sanıkların ‘senaryo’ olduğunu iddia ettiği Balyoz seminerinde gerçek isimlerin kullanılmasını da ‘işgüzarlık’ olarak niteledi(…) Seminer planı hazırlanırken ordu komutanlığından seminerde somut verilerin kullanılması gerektiği yönünde emir bulunduğunu ifade eden Varol, darbe planlarının yer aldığı 11 No’lu CD’nin doğru olduğunu ifade eden açıklamalar yaptı.”

***

Yine yukarıdaki haberlerden oyle anlaşılıyor ki, Varol’un çapraz sorgusunda Savcı Kırbaş, Varol’un 2007’de yaptıgı bir telefon konuşmasına istinaden şu soruyu sormuş:

“’Sizin sadakat anlayışınız bu mu?’’

“TSK’yı yönetenler yürekli değil mi? Bu cümleler sizin düşüncelerinizi yansıtan cümleler mi?”

163 sanığın tutuklu olarak yargılandığı Balyoz davasındaki iddiaların dayanağı olan (dijital) kanıtlarla ilgili gerçeklere ulaşmak amacıyla sanıklara çesitli sorular yönelten özel yetkili savcı Kırbaş, daha once de Șükrü Sarıışık’ın çapraz sorgusunda 12 Eylül darbesine atfen şu soruyu sormuştu (34. Celse tutanağı, sayfa 20):

“11 Eylülde başka ordu mu vardı? Bu da hep söylenir. Niye orda o gün yapmadı işini?”

Not: Silivri’deki Balyoz duruşmalarını izlemek ücretsiz, girişte bilet parası alınmıyor.

Abone Ol

Subscribe to our RSS feed and social profiles to receive updates.

47 Yorum “Balyoz davasını izlemeyenler bilmiyor: Balyoz nedir, seminer nedir?”

  1. Aziz Says:

    Şunu anlamadım: 2007’de ne dava vardı, ne de Balyoz’la ilgili tek bir belge gündemdeydi… O telefon nasıl ve hangi gerekçeyle dinlenmiş ki? Balyoz diye bir dava yoksa, komutanların telefonları zaten hep dinleniyor muydu? Yoksa… Yoksa… aman Allah’ım bunu düşünmek bile istemiyorum !

    Cevapla

  2. demokrat Says:

    Sanıyorum dinlenen karşı taraf yani Hayrettin Ertekin’dir,o nedenle dinlenmiştir.Tabii sadece tahmin bu.

    Cevapla

    • Aziz Says:

      İşte bu dinleme yapılmışsa (ki yapılmış) hangi inceleme/soruşturma kapsamında yapıldığı legal bir dinleme olup olmadığı açıklanmalı !… Ve daha da önemlisi, bu dava dosyasında/iddianamede DELİL olarak bu dinleme var mı yok mu? Varsa, hangi sebeple var? (Dikkat edin dinleme 2007’de yapılmış ve Balyoz’un B’si bile yok henüz…)…. Bu dinlemeler iddianamede yoksa bu duruşmada bu sorular neden soruluyor?

      Cevapla

    • Aziz Says:

      Bu dinleme (yasal olarak) yapılmışsa 2 yol var
      1- Dinleme yapılmıştır, suç unsuru bulunamamıştır, karşı tarafa dinlendiği bildirilmiş ve dosya kapanmıştır
      2- Dinleme yapılmıştır, suç unsuru bulunmştur-kişi yargılanmıştır ceza almıştır veya almamıştır. Bu şık geçerli ise, (kişi bu dinlemeden dolayı yargılanmış ve ceza almış veya almamış ise ) BİR DAHA BU KONU İLE İLGLİ BİR SORU DİNLENEN KİŞİYE SO-RU-LA-MAZ !!!
      Bu dinleme yasal olarak yapılmamışsa… Zaten bunun mantıklı bir açıklamasını ben yapamam. Ancak YANDAŞlar yapar, o da gerçekleri ters yüz ederek !

      Cevapla

    • Altan Alpay Says:

      Zaten Türkiye’de istihbari olarak tüm telefonlar Emniyet ve MIT tarafından dinleniyor, hatta buna önleyici dinleme diyorlar, tek fark istihbari dinlemelerin hukuksal delil niteliği yok.

      İstihabari dinlemelere şüpheli konuşmalara takılırsa (Örneğin Fethullah Gülen aleyhine yazılan bir kitap, Hrant Dink Cinayetini kurcalayan gazeteciler vesaire) hukuksal sonuç doğurabilmesi için bir şekilde kılıfına uydurup yasal dinlemelere başlanıyor. Örneğin Osman Paksut olayında olduğu gibi eşleri dinlemeye alıp ‘esas oğlan’ hakkında delil toplayabilirsiniz, Hanefi Avcı’da olduğu gibi ayda bir görüştüğü eski solcu arkadaşını adı duyulmadık bir sol fraksiyona dahil edilip oradan yola çıkıp dinlemeye alırsınız, olmadı zaten Ergenekon bahanesiyle yüzlerce kişiyi zaten dinliyorsunuz oradan ağlara takılan sazanlar mutlaka olur.

      Yine olmazsa ve dinlenmesi gereken Fethullah Gülen hocaefendimizin şekerini fırlatan biriyse, bir yerlerden isimsiz imzasiz gelen ihbar emaili ile dinlemeye alabirsiniz, velakin bu senaryo Nedim Şener’in başına gelenlerle de çok paralellik gösteriyor:

      Nedim’in sorgu metini dikkatli incelerseniz senaryoyu az çok tahmin edebilirsiniz:
      http://www.hurriyet.com.tr/gundem/17212677.asp

      Nedim’e sorulan dinleme kayitlarinin tarihlerine bakin:
      20.10.2009
      26.09.2009
      03.08.2009
      21.07.2009
      24.05.2009 (sorguda sorulan en eski kayıtlı dinleme)

      Tutanağı okumaya devam edin, ta taaaa!
      06.05.2009 M.Yılmaz adlı hayali şahıştan gelen imzasız email mesajı

      Nedim Şener’i bir e-posta mesajını bahane ederek dinlemeye başladıklarına göre teorik olarak herhangi bir kişiyi dinlemekte bir epostaya bakar.

      Türkiye’deki dinleme çılgınlığını özetleyen bir haber:

      http://gundem.milliyet.com.tr/turkiye-dinleme-cenneti-oldu/guncel/gundemdetay/31.05.2010/1244617/default.htm

      Ortadoğu ve Balkanların en sivil ve en demokrat hükümeti 2005 yılında kolluk kuvvetlerine (Emniyet,MIT, Jandarma) sınırsız dinleme hakkı veren bir kanun çıkarttı, bu kanuna dayanarak dinleme yapmak isteyen Jandarma’ya itiraz edilip kıvrak bir hareketle Jandarma denklemin dışına itildi, şu anda sadece Emniyet ve MIT istihbari dinleme yapabiliyor.

      Cemaat açısından Zaman gazetesinde RA’nın boy boy yakışıklı resimlerinin basılması, Fethullahçı kadrolaşma söylentilerinin ayyuka çıktığı Emniyet İstihbaratın önemi falan hepsi tesaduf! Yok öyle birşey!

      Cevapla

  3. demokrat Says:

    Sanıyorum bunların yanıtlarını sanıklara/temsilcilerine açıklamışlardır.Yoksa sizin/bizim aklımıza gelen sorunun avukatların gözünden kaçması çok düşük ihtimal, savunma sırasında itiraz edebilirlerdi diye düşünüyorum.

    Cevapla

    • Aziz Says:

      Bu dinleme (yasal olarak) yapılmışsa 2 yol var
      1- Dinleme yapılmıştır, suç unsuru bulunamamıştır, karşı tarafa dinlendiği bildirilmiş ve dosya kapanmıştır
      2- Dinleme yapılmıştır, suç unsuru bulunmştur-kişi yargılanmıştır ceza almıştır veya almamıştır. Bu şık geçerli ise, (kişi bu dinlemeden dolayı yargılanmış ve ceza almış veya almamış ise ) BİR DAHA BU KONU İLE İLGLİ BİR SORU DİNLENEN KİŞİYE SO-RU-LA-MAZ !!!
      Bu dinleme yasal olarak yapılmamışsa… Zaten bunun mantıklı bir açıklamasını ben yapamam. Ancak YANDAŞlar yapar, o da gerçekleri ters yüz ederek !

      Cevapla

      • demokrat Says:

        Aziz Bey,

        Sanki bana yanıt veriyormuşsunuz gibi bir algı oluştu bende nedense.Bu blogda insanlar iyice alıştılar ‘kendin yaz,kendin oyna’ klişesine.Ben sadece bir olasılıktan bahsettim size.Refleks olarak,içgüdüsel yazıyorsunuz sanırım.Bu blogda yasal olmadan dinlemeye taraftar birtane bile yazar olacağı kanısında değilim.Ayrıca zaten aksini de iddia eden olmadı.Kendi kendinizi boşuna harap etmeyin,iki satır yazıda bile sinire kesmişsiniz.

        Cevapla

        • demokrat Says:

          Bu arada benim bahsettiğim Hayrettin Ertekin ergenekon tutuklusu,dava bitmedi yani ,tahmin ediyorum şu an yaptığı kısıtlı görüşmeleri bie dinleniyordur.

          Cevapla

  4. Solmaz Türk Says:

    Herkesin bir gün Silivri’ye gidip duruşmaları izlemesi lazım.Gidemiyorlarsa duruşma tutanaklarını okuması lazım.Avukatların her türlü itirazları reddediliyor .Silivri’de görülen diğer davada da hukuk rezaletleri devam ediyor.Avukatlardan Vural Ergül’ün on altı celse duruşmalardan men edilidiğini biliyormuydunuz?Hiç kimse orada adil bir yargılama yapıldığını zannetmesin.Avukatların müvekkilleriyle konuşmalarını dinleyebilmek için salondan mikrofonlar sarkıtılarak yeni bir rezalete daha imza atıldı.

    Cevapla

  5. Aziz Says:

    Savcı Kırbaş, Varol’un 2007’de yaptıgı bir telefon konuşmasına istinaden şu soruyu sormuş:

    “’Sizin sadakat anlayışınız bu mu?’’

    Ya sizin ki?

    Cevapla

  6. Kemal Says:

    Not: Silivri’deki Balyoz duruşmalarını izlemek ücretsiz, girişte bilet parası alınmıyor.

    🙂

    Blog yazarlarına teşekkürler. Güzel bir espriyle günümü aydınlattılar.

    Sevgiler.

    Cevapla

  7. fmerakli Says:

    Yukarida Star, Zaman ve Taraf’tan Balyoz sanigi Varol’un durusmadaki ifadelerine iliskin uc ayri haber var. Dezenformasyon skalasinda Zaman’in haberini birinci secmek lazim saniyorum.

    Star ve Taraf nispeten insafli davranmislar ama her ikisinin de Balyoz planinin konusuldugu/tartisildigi seminer seklindeki ifadeleri yerine “balyoz planinin konusuldugu iddia edilen seminerde” gibi bir ifade kullanmis olmalari gerekirdi.

    Ama sunun da altini cizmek lazim, Varol’un mahkedeki ifadesi bu uc gazetenin iddia ettigi gibi seminerde balyoz harekat plani’nin konusuldugunu ispat etmiyor, ama bir baska seyi ispat ediyor: o da seminerde tartisilan planin jenerik bir senaryo olmadigi, oyleymis gibi kabul edilemeyecegi gercegini. ZIra jenerik senaryoda dusman ve dost kuvvetlerin renklerle ifade edilmesi gerektigi, gercek kisi/kurum isimlerinin kullanilamayacagi sadece isin uzmanlari tarafindan degil, saniklarin isavcilik ifadelerinde de dile getirilmisti.

    Bu arada konuyla ilgisiz ama bugun Radikal’de “TSK faturayi Albay Cicek’e kesti” baslikli bir haber yayinlandi. Habere gore kara propaganda yapan internet siteleri ile ilgili olarak da kabak Cicek albayin basina patlamis gorunuyor. Cicek albay hakkinda islak imzali eylem planini. “terfi alamadigi icin ustlerine kizip, TSK’yi zor durumda birakmak icin hazirladigi ve basina sizdirdigi” iddiasi ile askeri mahkemede dava acilmasindan sonra, simdi de kara propaganda siteleri ile faturayi ayni isme kesmek hayli ilginc olmus. Gerci Cicek albay habere gore savciliga verdigi yeni ifadede sitelerin emir komuta zinciri altinda hazirlandigini ifade etmis ki bu da ilginc bir durum tabii. Olayin netlesmesi icin iddianamenin hazirlanmasini beklemek en dogrusu, bakalim savcilik da faturayi sadece Cicek albay’a mi kesecek?

    Cevapla

  8. ihtimal Says:

    Blog yazarlari ozel bir not dusmusler! ” Not: Silivri’deki Balyoz duruşmalarını izlemek ücretsiz, girişte bilet parası alınmıyor. ”
    Evet haklilar ! Turkiyede ordunun 1960 darbesinden beri halkin ruhuna islemis olan bir drama oynaniyor silivride, izlemek isteyenler icin gecmiste yasadiklarimii ve gerekli onlemleri de almazsak gelecekte yasayacagimiz rezillikler gun yuzune cikiyor!

    Cevapla

    • trsaby Says:

      ihtimal,

      Amacınız, Silivri ile balyoz’u ilişkillendirerek bilgi kirliliği yaratmak, insanların kafalarını karıştırmak. Şu ana kadar, Mehmet Haberal, Mustafa Balbay’ın ne ile suçlandığı biiyorsan veya kim biliyor ise lütfen açıklasında aydınlanalım, cehaletimiz sona ersin. Sen veya suçlayanlar eğer açıklayamıyor ise cehaletin nerde olduğu ortada.

      Cevapla

      • fmerakli Says:

        Trsaby,

        Mustafa Balbay’in bizatihi kendisi ne ile suclandigini biliyor, Balbay’in ne ile suclandigini bilmeyenler kendi cahilliklerine yansin diyecegim ama zaten “insanlar neyle suclandigini bilmeden yargilaniyorlar” muhabbeti de zaten dezenformasyonun bir parcasi…

        Asagidaki ifadeler 2. Ergenekon iddianamesinin 869. sayfasinda yer aliyor ve Balbay’in 5 Mart 2009 tarihindeki savcilik sorgusunda ne ile suclandigini bildigini acik bir sekilde ortaya koyuyor ki onlari da zaten Demokrat hatirlatmisti:

        “05.03.2009 tarihli ikinci sorgusunda

        Kendisinin üzerine atılı suçlamayı bildiğini, daha önce savcılık katında avukatlarının nezaretinde C.Savcılarına uzun uzadıya ayrıntılı ifadeler verdiğini, bu ifadelerini aynen tekrar ettiğini…”

        Cevapla

  9. demokrat Says:

    Trsaby,

    ”Amacınız, Silivri ile balyoz’u ilişkillendirerek bilgi kirliliği yaratmak,” derken, ergenekon ve balyoz demek istediniz sanırım.Bence de ikisini ayırmak gerekir.

    Bu arada ergenekonla ilintili olarak;

    Mustafa Balbay, silahlı terör örgütüne üye olma, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, devletin güvenliğine ilişkin belgeleri tahrip etme amacı dışında kullanma hile ile alma çalma, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine karşı silahlı isyana tahrik etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, devletin güvenliğine ilişkin gizli belgeleri temin etme, açıklanması yasaklanan gizli bilgileri temin etmek’le suçlanıyor.

    Mehmet Haberal:Ergenekon Terör Örgütü yöneticisi olmak,Türkiye Büyük Millet Meclisi`ni ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etmek ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etmekle suçlanıyor.

    Cevapla

    • Kemal Says:

      Sanırım Trsaby,

      “…Mustafa Balbay, silahlı terör örgütüne üye olma…” ile suçlanmasının dayanağını merak ediyor. O konuda da bizi aydınlatmanız ricasıyla…

      Bir de hazır başlamışken “terör” örgütünün hangi terör eylemleri yaptığını ve dayanaklarını da yazsanız…

      🙂

      Biraz uzun mu olur?

      Elbette. Ama döneriz dolaşırız böyle bir tartışmanın sonunda Yıldıray Oğur’un çizdiği “Bu öyle bir terör örgütü ki, üye olduğunuzu bilmeden üyesi olursunuz” özlü çerçevesinin dışına “inandırıcı” ve “ikna edici” bir şekilde zor çıkarız.

      Cevap yazmadan önce http://www.derinkulis.com/yazi/ergenekon-uye-kayit-formu-1617.htm okuyun. Eğer Nasuhi Güngör’ün argümanlarının ötesine geçecekseniz yazın lütfen. Çünkü Nasuhi Güngör, Özerk Bir Kürt Devletini isteyen, bu bağlamda da İHD ya da DTP gibi yasal kurumlarla ortak çalışan şimdi isimlerini yazsam polemik çıkacak olan onlarca kişinin PKK üyesi sayılmasının nasıl önüne geçeceğimizi açıklamıyor. Aynı şekilde devletin dini kurallarla yönetilmesi gerektiğini savunan, bu bağlamda “yasal” kurum ve kuruluşlarla iş birliği yapan Ak Parti’li milletvekillerini v.b. konuları açıklayamıyor.

      Hangi Ergenekon diye sormuştum, siz de kızmıştınız. Bir kere yazmıştım Türkan Saylan’ı torbaya koyduklarında ben de şafak atmıştı. Kimisi için bu daha erken oldu, kimisi için Ahmet Şık beklendi. Nasuhi Güngör’ün çerçevesi Ahmet Şık’ın yazdığı kitabın düşünce özgürlüğü bağlamında değil de terör eylemi bağlamında değerlendirilmesini gerektiriyor.

      Tercih size kalmış, özgürlükleri genişletecek miyiz, genişletmeyecek miyiz?

      Sevgiler.

      Cevapla

    • trsaby Says:

      Demokrat,

      Silivri de her iki dava görüldüğünden, vede ihtimalin “halkin ruhuna islemis olan bir drama oynaniyor silivride” yorumuna karşılık yazılmış bir cevaptır.
      Şu ana kadar, bendeki izlenim Balyoz davasında halkın ruhuna işleyecek drama askerlerin mağdur edilişidir.

      Sorumu biraz düzelteyim

      1) Balbay ve Haberal, .yukarda saymış olduğunuz hukukçuların dili ile katalog suçlardan hangi kanıtlara bağlı olarak suçlanmaktadırlar ?

      2) Sizin, Balbay ve Haberal’ın suçlanmalarına ait fikirleriniz nedir. Anılan suçları işlemişlermidir?

      Cevapla

      • demokrat Says:

        Trsaby,

        M.Balbay ve M.Haberal’ın bahsekonu suçları işleyip işlemediğine yargı karar verecek,benim şahsi kanaatimin bir önemi yok.Dediğim gibi konu da detay-bilgi sahibi değilim,sizler ne okuyorsanız ben de aynı yayınları okuyorum.Balyoz içinse durum çok farklı,bildiğiniz gibi.

        Yalnız şunu ifade etmeden geçemeyeceğim, M.Balbay’ın günlüklerini okuduğumda ve ilişkiler ağını alt alta yazdığımda çok belirgin olarak bir darbe kışkırtıcılığı yaptığını görebiliyorum, yani benim vicdanımda karşılığı budur.Bunun cezası da diğerleri yatarken milletvekili olarak ödüllendirilmek olsa gerek.

        Cevapla

        • Can Acar Says:

          demokrat,

          M.Balbay’ın günlüklerini okuduğumda ve ilişkiler ağını alt alta yazdığımda çok belirgin olarak bir darbe kışkırtıcılığı yaptığını görebiliyorum,

          Balbay’ın “kışkırtıcılığı” sonucunda hangi darbe yapılmıştır?

          Sizce “Darbe kışkırtıcılığı” nın cezası yıllarca tutuklu beklemek midir?

          Yani benim vicdanımda karşılığı budur.

          Yıllarca tutuklu olarak, aylarca hücrede yargılanmayı beklemenin vicdanınızdaki karşılığı nedir?

          Bunun cezası da diğerleri yatarken milletvekili olarak ödüllendirilmek olsa gerek.

          Milletvekilliği “ödül” müdür? Ona verilen oyları milli iradeden saymıyor musunuz?

          Başkaları da mağdur ediliyor diye herkes mağdur edilmeli mi? Bu mu sizin “eşitlik” anlayışınız?

          Şunu da ifade edeyim bir gazeteci her ne yazarsa yazsın hesabını sadece muhatabına vermelidir. Umarım yakın zamanda tutuksuz olarak yargılanırlar. (10 numaralı yorumdan)

          Balbay gazeteci değil midir? Milletvekili olsa da yargılama devam etmeyecek midir?

          Bunlar sizin samimiyetinizin göstergesi midir?

          Saygılarımla …

          Cevapla

          • Solmaz Türk Says:

            Ergenekon mu,ıslak imza davası mı hangi dava olduğunu bilemiyorum çünkü artık her şey bir birine karıştı ,o davaların birinde Orgeneral Saldıray Berk alevi köylerine okul yapmakla suçlanıyordu.Böyle bir hukuk rezaleti olabilir mi ?

            Cevapla

          • demokrat Says:

            Can Bey,

            Sizde ciddi boyutlarda şartlanmışlık ya da algılama bozukluğu var,hayır arada bir özellikle mi yapıyor acaba diye de düşünmüyor değilim.İnsanların yazdıklarını bir bütün olarak okumaya alışın.Kelime yada cümle seçerek bir insanı idama bile götürebilirsiniz.

            Ben de sizin gibi yapmaya çalışayım;
            ”Balbay’ın “kışkırtıcılığı” sonucunda hangi darbe yapılmıştır?”

            Suç’un oluşması için illa ki darbe yapılmış olması gerekmiyor,herhalde değil mi,sanırım gene düşünmeden yazdınız.

            ”Sizce “Darbe kışkırtıcılığı” nın cezası yıllarca tutuklu beklemek midir?” Bunu benim yazdıklarımdan çıkardınız ya helal olsun,buna YARGI KARAR VERECEK diyorum okuma yazmanız varsa.

            ”Yani benim vicdanımda karşılığı budur.” sözünün kastı, ”benim vicdanımda o bir kışkırtıcıdır” şeklinde olacak, ”Yıllarca tutuklu olarak, aylarca hücrede yargılanmayı beklemenin vicdanınızdaki karşılığı nedir?”cümlesi de gene niyet okuma veya sizin hüsn-ü kuruntunuz.Buna da YARGI KARAR VERECEK.

            ”Milletvekilliği “ödül” müdür? Ona verilen oyları milli iradeden saymıyor musunuz?”
            Bağımsız olarak girmeye yüreği yetseydi,boyunun ölçüsünü görecektik diğerlerini gördüğümüz gibi.Bana sataşacağım derken buradaki haksızlığın boyutunu görmüyorsanız ben size ne diyeyim.Sahi siz saydınız mı ona verilen oylar derken?

            ”Balbay gazeteci değil midir? Milletvekili olsa da yargılama devam etmeyecek midir?
            Bunlar sizin samimiyetinizin göstergesi midir?”

            ”Şunu da ifade edeyim bir gazeteci her ne yazarsa yazsın hesabını sadece muhatabına vermelidir. Umarım yakın zamanda tutuksuz olarak yargılanırlar.” Evet buradaki sondaja yanıt veriyorum,eğer suç devlete yada kurumlara karşı işleniyorsa burada doğal olarak muhatap devlettir.Ayrıca bahsekonu suç ‘katolog suç’lardandır.Her ne kadar darbe çığırtkanlığı öteden beri bu ülkede gazetecilik olarak görülüyorsa da, demek ki artık suç olarak algılanacaktır.Kaldı ki bunlar sadece iddiadır, yazar o nedenle ‘benim vicdanım’ kelimelerini kullanmıştır.

            Bir daha bu çeşit saptırma ve niyet okumalarla yazarsanız sizi asla ciddiye almayacaktır.

            Cevapla

            • fmerakli Says:

              🙂

              Cevapla

            • Can Acar Says:

              demokrat,

              Kelime veya cümle seçerek bir insanın idama bile götürülebileceğini söyleyen birisinin Balbay’ın günlüğünden seçilmiş cümleleri okuyarak onu vicdanında mahküm etmesi sizce de ilginç değil mi?

              Madem vicdan mahkemeniz bu konuda çok iyi çalışıyor, insanların uzun süreli tutuklu kalması konusunda neden tutukluk yapıyor? Yargı elbet bir gün bir karar verecek bu konuda, ancak eğer beraat kararı verirse o zaman yanılmışım diyebilecek misiniz? Vicdanınız rahat olacak mı bu kişiler yıllarca tutuklu kaldığı için? Siz sormadan ben söyleyeyim. Eğer Balbay suçlu bulunursa benim vicdanım yargılama sürecindeki problemleri dile getirdiğim için rahatsız olmayacak. “Aaaa gerçekten suçluymuş, hata etmişim usulsüzlükleri, süpheleri ve şaibeli yargılama sürecini eleştirmekle” demeyeceğim. Çünkü aynı süreç yarın başkalarını, belki de gerçekten suçsuz olanları da yargılayacak.

              Balbay keşke bağımsız aday olsaydı. Propaganda yapma, fikirlerini açıklama şansı olmayacaktı ama olsun, öyle değil mi? Perinçek’in başına gelenleri okudunuz mu bilmiyorum. Eşi ile görüşmesi yasaklandı seçim sürecinde. Ya Tuncay Özkan? Kiminin dediğine göre yeterli oyu alabilirmiş, ancak 10000 kadar seçmen hem ona hem CHP’ye oy basmış. Eşit şartlarda yarıştırmayıp sonra da boyunun ölçüsünü vermek de çok adil bir davranış. Her durumda Balbay’ın meclise seçilmiş olması yargılama sürecini etkilemeyecek. Buna rağmen neden bu kadar tepkilisiniz anlamak mümkün değil. Ayrıca millet vekilliği ödül değildir. Bir görevdir ve büyük bir sorumluluktur. Bunu anladığımız zaman demokrasi konusunda bir adım daha ileri gitmiş olacağız.

              Eğer fikir açıklamak, ister darbe çığırtkanlığı olsun, şeriat çığırtkanlığı olsun, bir “katalog” suç olarak görülmeye başladıysa en başta buna karşı çıkmak gerekmez mi? Düşünce suçlarına ne zaman kabul edilebilir oldu? Bunu yapmadığımız zaman karşı argüman geliştiremediklerimizi içeri atmış olmuyor muyuz? Sizin vicdanınız bunu kaldırıyor mu?

              Doğrusu benim yazdıklarımı çiddiye alıp almamanız çok da umurumda değil. Ben gördüğümü ve doğru bildiğimi yazmaya devam edeceğim. Yazdıklarınızın dışarıdan nasıl aldılandığını okuyup da beğenmiyorsanız aynayı tutana saldırabilir veya aynaya bakmamayı seçebilirsiniz. Ya da bir durup düşünürsünüz “acaba ben mi bir yerde hata yapıyorum?” diye.

              Saygılarımla …

              Cevapla

              • demokrat Says:

                Can Bey,

                Bu kez daha az saptırma yapmışsınız,bu da iyiye delalet,azaltarak bırakacağız demek ki.
                ”Şunu da ifade edeyim bir gazeteci her ne yazarsa yazsın hesabını sadece muhatabına vermelidir. Umarım yakın zamanda tutuksuz olarak yargılanırlar.” Daha açık nasıl yazarım bilmem ki.Bir deneyeyim.

                Bu ülkede fikirlerinden ve fikirlerini yazdıklarından ötürü hiçbir gazeteci yargılanmasın.Bu düşüncenin sınırı sadece somut suç ile çizilsin.Bu kadar basit. Mesela ”şu adamın yaşaması bile bana ızdırap veriyor” suç değil, ”birisi çıkıp şu adamı gebertse”ya da ”bu adamı öldüren müthiş sevaba girer” tarzı tahrik suç.Bilmem anlatabildim mi?

                Burada (bana göre) suç sadece M.Balbay’ın yazdıkları değil,davranışları da önemli ki bunu defaten konuştuk,yaptığı ziyaretlerin uzunca listesini yayınladım hatırlarsanız.Bu ziyaretlerin suç oluşturmadığı malum,ama rutin yapılan ‘evdeyseniz akşama çaya gelicez’ ziyaretleri olmadığı da malum.Yargı mensupları da izin verin biraz zeki insanlar olsunlar değil mi?Size tavsiyem 1960 öncesini,zemin ve altyapı hazırlık çalışmalarını,levent toplantılarını,marjinal grupların kimlerin kontrolünde eylem yaptıklarını okuyun,o zaman daha açık görebilirsiniz resmi. (Tahminim 1980 öncesini zaten biliyorsunuzdur.) Bu dünyanın her tarafında uygulanmış olan American patentli ”darbe kitabı”nda yazar.Önce zemin hazırlığı ve altyapı çalışması.Hoş günümüzde bu taktikler büyük oranda değişim ve gelişim gösterdi,bunu da görüyoruz.

                Eminim yargılananlar içinde suçsuz insanlar vardır.Bunlara haksızlık yapıldığında insanım diyen birinin tepki göstermemesi mümkün mü? Bu nasıl insanlık,böyle bir şeyi nasıl düşünebilirsiniz.Ben nerede böyle birşey söyledim ki beni bununla itham ediyorsunuz?Asıl haksızlığı seçkinleri aday göstererek bazıları yaptı zaten,neden ısrarla buradaki haksızlığı görmek istemiyorsunuz?

                Saygılar.

                Cevapla

                • Can Acar Says:

                  demokrat,

                  Ben farklı birşey yazmıyorum. İsterseniz bir daha okuyun yazılanları. Davranışlar, ziyaretler, altyapı çalışmaları diye saymışsınız. Bunların çoğunun gazetecilik çalışması çerçevesine dahil etmek mümkün değil mi sizce? Örneğin PKK’yı ziyaret eden gazeteciler sizce nasıl ziyaretler yaptılar, ne tarz notlar tuttular, görüşmelerinde yazmadıkları başka neler konuştular tahmin edebiliyor musunuz?

                  Bakın yine Balbay üzerinden örnek vereyim. Daha önce yazılarından seçilmiş cümleler üzerinden karar veriyordunuz, şimdi hayatından alınmış kesitler üzerinden karar veriyorsunuz. Diyelim ki bir gazeteci bir kesime bir ay içerisinde 20 ziyaret yapmış olsun. Yaklaşık günde bir tane. Peki toplam ziyaretlerini ve görüşmelerini biliyor musunuz? Belki bu kişi günde 10 yerle görüşüyor? Farklı kesimlerle görüşüyor.Belki de bu 20 görüşme ay boyunca yaptığı 200 görüşme arasında az bile. Tüm resmi bilmeden yorum yapmanın doğru olmadığını söylemiyor musunuz? Kendi tavsiyelerinizi neden uygulamıyorsunuz? Her şeye şüphe ile yaklaşırken bu konudaki katı tutumunuz neden?

                  Eğer darbe veya terör paranoyası ile yaşarsanız, aman birileri toplanmasın diye herkesi izlemeniz, dinlemeniz gerekir. Bu da dipsiz bir kuyudur. Bir kere dalınca geri çıkması çok zordur. 11 Eylül’den sonra Amerika’da, AKP hükümetinden sonra da Türkiye’de yaşanan aynen budur. Kişileri tek tek hedef alıp özel hayatlarına girdiğiniz anda ucundan kenarından şüpheli bir durum bulmamak mümkün değil. Sizin özel hayatınız, tüm görüşmeleriniz izleniyor olsa içiniz rahat hayatınızı sürdürebilir misiniz? Yarın youtube’a düşebileceğini bilseniz sevdiğiniz kıza çıkma teklif edebilir misiniz? Şı anda bile izlenmediğinizi söyleyebilir misiniz? Bunun sonu faşizmdir, polis devletidir. Demokrasi veya özgürlük değil.

                  Darbelerden korunmanın yolu saydamlıktan geçer. Toplumda birliği ve beraberliği sağlayacak politikalar üretmek, bireylerin bağımsız kendi fikirlerini tartışıp kendi bağımsız seçimlerini yapabilecekleri bir ortam oluşturmaktan geçer. Bunu yapabilirseniz darbe çığırtkanlığı yapanlara da prim verilmez. Darbecilere de.

                  Bu arada, bir iki kişinin “kurtulması” değildir haksızlık olan. Tüm sanıkların tutuklu yargılanmasıdır. Haksızlığın kaynağı da onları aday yapan partiler değil “özel yetkili” mahkemelerdir. Bu nedenle eğer oradan gelen seçilmiş/seçkin veya popüler birileri mecliste mağduriyetlerini dile getirme şansı elde edebiliyorsa bu ancak sevindirici olur. Eğer meclise girdikten sonra geldikleri ortamı ve arkada kalan tutukluları unuturlarsa işte o zaman haksızlık yapmış olurlar.

                  Saygılarımla …

                  Cevapla

                  • demokrat Says:

                    Can Bey,

                    DeJaVu yaşatıyorsunuz anlaşılan yine daha önce tartıştığımız zamana döndük .Ben de söyledim bu ziyaretlerden suç çıkmaz diye,ama eğer bu ziyaretlerin bir şekilde faydalanmak /yazmak üzere günlükleri tutulduysa ve bu günlükler ziyaretlere paralel suç kanıtları içeriyorsa yapacak fazla birşey yok.Siz bu günlükleri okumadan konuşuyorsunuz anlaşılan; orada daha darbeye gelmeden insanı yıllarca içeri atacak suçlar mevcut.Mesela bir örnek vereyim M.Balbay aleni olarak üste itaatsizlik için teşvik suçunu işliyor,ne demek böyle birşey kabul edilebilir mi?Bir Kuvvet Komutanına gidip,”e ne yapacaksınız bu sizin bir numarayı”
                    ”bununla olacak iş değil”,”sizin bir numara ile sizin kafanızdakileri yapmak çok zor.” vs sözler, bunun çok ciddi bir suç olduğunu anlamıyor musunuz.

                    ”Olur, olmaz ayrı konu, şöyle bir senaryo düşünüyorum… Şimdi siz de söylediniz kuvvet komutanları blok, 4 kişi… Altında ordu komutanları, orgeneraller, korgeneraller blok, onun altında tümler, tuğlar blok,hepsi bir araya gelse ve dese ki; sizinle olmuyor… İşte Kara Genelkurmay olur, siz Karaya geçersiniz,İzmir’deki Jandarma olur, İstanbul’dakini de artık ne yaparsanız..”

                    Bak sevgili Can bunu söyleyen Balbay,burada nasıl bir gazetecilik görevi var bana anlatırmısınız? Ne var ben söyleyeyim, tahrikvar,TSK’nın içişlerine karışmak var,isyana teşvik var,bir memuru üstüne itaatsizlik için kışkırtma ,hakaret var.Daha ne olsun,ne yapacaktı yani.Asıl sizde neden bu ısrar ben de onu çözemiyorum.Lütfen şunu bir kez tam olarak okuyun ondan sonra görüşelim.

                    Saygılar.

                    Cevapla

                    • Can Acar Says:

                      demokrat,

                      Konuyu Balbay’a çekmeye çalışan sizsiniz. Bu konuda görüşlerimi daha önce söylemiştim, yukarıda da var. Tekrar edeyim: Eğer Balbay suçlu bulunursa benim vicdanım yargılama sürecindeki problemleri dile getirdiğim için rahatsız olmayacak. “Aaaa gerçekten suçluymuş, hata etmişim usulsüzlükleri, süpheleri ve şaibeli yargılama sürecini eleştirmekle” demeyeceğim. Çünkü aynı süreç yarın başkalarını, belki de gerçekten suçsuz olanları da yargılayacak.

                      Bir kişinin suçlu olup olmadığına adalet sistemi karar verir. Bu sistemin doğru çalışmasını sağlamak, aksaklıkları göstermek, yanlışlıkları eleştirmek hepimizin görevidir. Kimse için imtiyaz veya özel muamele istemiyor. Bu yazdıklarımı aynen KCK davası için de yazarım, Balyoz için de. Pınar Selek için de söylerim, Çetin Doğan veya Tayyip Erdoğan için de. Bunun neresini anlamıyorsunuz?

                      Saygılarımla …

                    • Kemal Says:

                      Vallahi merakımdan soruyorum,

                      “üste itaatsizlik için teşvik suçunu işliyor” cidden var mı böyle bir suç? 🙂

                      Bayağı komik geldi.

                      Bu arada Savcıların gözünden kaçmış anlaşılan. 🙂

                      İsnat edilen suçları siz yazdınız aşağıda. Terör örgütü üyesi olmak. Eğer cidden kuşkunun sanık lehinde kullanılması konusunda samimiyseniz ben size bir kaç kuşku sayayım.

                      Benim temel inancım bu sözlerde TSK’yı Ak PArti hükümetine karşı sert davranmaya teşvik iddiasının olabileceği. Darbe yapına değil…

                      İkinci bir kuşku noktası ise gazeteci sorguluyor, var mı böyle bir olasılık kafalarında diye.

                      Bunlar kuşkular. Temizlenmesi gerekiyor. Yani gerçekten bir terör örgütü ortaya konulmalı, ardından da Balbay’ın bu örgütün parçası olduğu eylemleriyle ispatlanmalı.

                      Ben zannederim ki, bu dava bir gün biterse ggöreceğiz ki bu söz konusu olmayacak. Balbay’a da yattığı günler için Pardon denilecek.

                      Ergenekon bir kuyu. Benim de kafam karışık. Bir şeyler var elbette orada derinlerde. Umarım bunlar gün yüzüne çıkar.

                      Kafamı karıştıran bir şey sorayım sizlere. Belki bilenler bana açıklar. Hans Von Aiberg’i de, Tuncay Güney’i de bu ülkenin başına musallat edenini Tevfik Yener olması tesadüf mü?

                    • fmerakli Says:

                      Mustafa Balbay iddianamede yer alan notlarin kendisine ait oldugunu kabul ediyor. O notlari okuyup, Demokrat’in yukarida verdigine benzer onca ifadeyi gazetecilik kapsaminda gormek, gormeye israr etmek sadece insan zekasina degil meslegini dogru durust yapan gazetecilere de hakaret etmek anlamina geliyor diye dusunuyorum…

                    • demokrat Says:

                      Can Bey;

                      ”Konuyu Balbay’a çekmeye çalışan sizsiniz”

                      ”ihtimal,
                      Amacınız, Silivri ile balyoz’u ilişkillendirerek bilgi kirliliği yaratmak, insanların kafalarını karıştırmak. Şu ana kadar, Mehmet Haberal, Mustafa Balbay’ın ne ile suçlandığı biiyorsan veya kim biliyor ise lütfen açıklasında aydınlanalım, cehaletimiz sona ersin. Sen veya suçlayanlar eğer açıklayamıyor ise cehaletin nerde olduğu ortada.”
                      Yorum tarafından trsaby — 17 Haziran 2011 @ 11:06

                      Ben sadece YORUMSUZ OLARAK iddianamede şunlarla suçlanıyorlar dedim.Bu kadar.YORUMSUZ!!!!!! Bak anlamadıysan bir daha yazayım,aynen iddianamede olduğu gibi yazdım,ama YORUMSUZ!!!!!

                      Gerisi sizin yazdıklarınıza cevap.
                      Bilmem anlatabiliyormuyum.Hayır herşey yukarda duruyorken bile mesnetsiz suçlamalar yapıyorsunuz ya helal olsun diyorum,daha ne diyeyim.PES.

                    • Can Acar Says:

                      demokrat,

                      Yorumsuz dediğiniz mesajı ve sonrasını ben okumamıştım bile. Siz yorumunuzu yukarıda yaptınız: Yorum tarafından demokrat — 17 Haziran 2011 @ 14:44

                      Ben de ona cevap verip yanılgılarınıza işaret ettim. İsterseniz geri dönüp okuyun, kim çarpıtıyor bir daha düşünün.

                      Saygılarımla …

                    • demokrat Says:

                      Kemal bey

                      Böyle daha ne suçlar var İç Hizmet Kanununda…
                      Eğer ilgili kanunda değişiklik yapılmamış olsaydı M.Balbay muhtemelen buna benzer çok suçlamayla karşı karşıya kalıp askeri mahkemelerde yargılanabilirdi.Tahmin edin bakalım ne zaman ve kim tarafından değiştirildi ilgili kanun.Hayır ,siyasete karışmayacağım ama yapılanın hakkını vermek te bir büyüklük değil mi?

                      Sevgiler.

                    • demokrat Says:

                      Can Bey ,

                      Okumadıysanız o sözü söylemeyeceksiniz.Ben açmadım yani konuyu.

                    • Can Acar Says:

                      demokrat,

                      Yazdığınız her kelimeyi okudum ve anladım. Anlaşılan siz okumayı veya düşünmeyi pek sevmiyorsunuz..

                  • Can Acar Says:

                    demokrat,

                    Ben Balbay’ı göndeme getiriyorsunuz derken çok daha yakın vadeden bahsediyorum.

                    Benim bu yorumumdan sonra: Yorum tarafından Can Acar — 17 Haziran 2011 @ 20:27

                    Bu yorumunuzda: Yorum tarafından demokrat — 17 Haziran 2011 @ 21:18 …

                    Yazdığım diğer bütün argümanları (ki bence Balbay sadece onların tartışılması için bir örnek) bir kenara bırakıp kendinizi Balbay’ın suçluluğunu ispat etmeye adamışsınız. Vicdanınızı rahatlatmak için mi bilmiyorum, ancak beni veya buradakileri ikna etmeniz de birşey değiştirmez (bunu da defalarca yazdığım halde görmezden geliyorsunuz). Önemli olan mahkemenin suçlu bulması. Mahkeme süreci boyunca da tüm anormallikleri işaret etmek ve eleştirmek hepimizin görevi.

                    Saygılarımla …

                    Cevapla

                    • demorat Says:

                      Can Bey,

                      Yanlış anlamışsınız diyelim kapatalım,benim Balbay’la filan hiç problemim olmaz,düşmanlığım da olmaz,ben sadece tespit yapıyorum.Gerisi mahkemenin görevi.Ama son kez şunu da ifade edeyim, okuyun lütfen olur mu,okumadan olmuyor çünkü.

  10. demokrat Says:

    Kemal bey,

    Yine polemik arıyorsunuz,sıkıldınız herhalde:)) Ergenekon davaları konusunda fazla detay bilgi sahibi değilim,sanırım siz detay arıyorsunuz,ben sadece neyle suçlanıyorlar sorusuna yanıt verdim.Yazmadığım/söylemediğim şeyleri yazmış gibi hissettirerek benden yanıt beklemeyin.Suçlamalar ,merak ediyorsanız iddianamelerde yazıyor, ha iddianameler tutarlı yada tutarsız veya neresi doğru neresi yanlış diğer dizinlerde çok tartışıldı.Tabii önce iddianamelerin hepsini okumamız/okumanız ,iyice incelememiz gerekir.

    Daha önce belki sert yanıt yazmış olabilirim ama kimseye ,dolayısıyla da size kızmadım.Ben yalnızca herşey açık ve ortadayken çarpıtan ve yalan söyleyene kızabilirim ancak.Siz kızma görmemişsiniz,mesela hocam parmak sallayarak öyle bir kızıyor ki,tutabilene aşkolsun.Kızdığı içinde bir sürü şeyi görmüyor, yazmışsınız farzederek fırçalıyor.

    Link verdiğiniz yazıyı okudum,bence yazıda aykırı bir durum yok.Yazı zaten genel bir yazı.’‘Ergenekon öyle bir örgüt ki ona üye olduğunu bilmeyenler var’’ argümanı ne kadar çiğse, bahsekonu yazı da o kadar çiğ.
    Burada suç ve niteliklerin berraklaşması gerektiğini çokca konuştuk,hatta aynı konuda OKC’nin bir sözünün ne kadar önemli olduğuna vurgu yapmıştım,muhtemel arada kaynadı.Değişen bir durum yok yani,adalet bu tip genellemelerle sağlanamaz,suçlular vardır, ayırdedilmeli ve suçları bazında yargılanmalıdır.Şunu da ifade edeyim bir gazeteci her ne yazarsa yazsın hesabını sadece muhatabına vermelidir.Yazar tutuklamak herşeyden önce vicdani bir sorumluluk.Umarım yakın zamanda tutuksuz olarak yargılanırlar.

    Sevgiler.

    Cevapla

    • Solmaz Türk Says:

      Sol duyulu oylarla seçilen Ertuğrul Kürkçü’yü kutlarım yazısından ” ulusalcılık soslu,sağ çeşnili,bir tutam ırkçılık katılmış ” gibi bir anlam çıkarma başarısını gösterip hala burada saygısızlık yapmaya devam ediyorsunuz. Her şey açık ve ortadayken çarpıtana kızabilirim ancak derken benim yazdığım yorumu çarpıtarak oradan nasıl bir ırkçılık söylemi çıkarmıştınız acaba ?”Hocam parmak sallıyarak öyle bir kızıyor ki tutabilene aşkolsun ”diyerek hala polemik yaratıyor sonra da başkalarını polemik yaratmakla suçluyorsunuz.Can Acar yeteri kadar hatalarınızı yüzünüze vurmuştu hala bir şey anlıyamamışsınız gördüğüm kadarıyla.Demoktat’ım demekle demokrat olunmuyor .

      Cevapla

  11. demokrat Says:

    Hocam,

    PKK’nın ve onun uzantılarının ”kürt ırkı” temelli politika ürettiğini ve bundan nemalandığını düşünüyorum ,bu durumdan vareste tutulabilmek için de aday profillerinde rötuş yaptılar,tabii siz böyle düşünmeyebilirsiniz.Irkçılıktan kastım buydu,malum ırkçılık kimsenin tekelinde değil.
    Çok sevdiğiniz E.Kürkçü hakkındaki spekülasyonlar 40 yıldır sürüyor bilirsiniz ‘nasıl kurtuldu’ tek başına diye.Daha mazbatasını almadan selamını çakmış ‘lider’ine.Size mutlu birliktelikler.
    http://www.eniyigazete.com/ertugrul-kurkcu-secimin-galibi-sayin-ocalandir.html

    Cevapla

    • Solmaz Türk Says:

      Ben Ertuğrul Kürkçü’yü kutlarken Altıncı Filoyu kıble yaparak namaza duranlarla aynı mecliste diye bir ironi yapmıştım ama siz oradan da” Çok sevdiğiniz E.Kürkçü ”diye bir anlam çıkarmışsınız ya ne diyeyim ben size ?Altıncı Filo’yu kimler kıble yaparak namaza durmuşlar onu da bir zahmet siz araştırıverirsiniz artık.

      Cevapla

      • demokrat Says:

        Hocam,
        Onları da biliyoruz merak etmeyin…

        Cevapla

      • Altan Alpay Says:

        Sahi demokrat bilir mi bilemem. Altinci filoyu protesto edenleri deniz dokmek icin binlerce eli sopali yobazi toplayip istanbul sokaklarina salan bir dernek vardi, Komunizmle Mucadele Dernegi. Kuruculari arasinda da Fethullah Gulen vardi, bu dernegin mudavimleri Altinci Filoyu protesto edenleri allah allah nidalari ile denize doktukten sonra filonun karsisinda ogle namazina dururlardi, (saka degil, cidden! nihat behram’in deniz kitabina bakabilirsiniz)

        Bu islamci/muhafazakar arkadaslarin ugruna kan doktukleri Joni’lerde karaya ayak basar basmaz solugu karakoy’e ugrayip zurafa sokaktaki analarin/bacilarinin elini oper, daha sonra cicek pasajinda sizana kadar ‘turk muhafazarkarliginin sefaleti’ seferine icerlerdi 🙂

        Aslinda Lord Valdemort’u takdir ediyorum, tutarli adammis! 1960’larda kimin yaninda hangi cizgide duruyorsa, simdi de ayni cizgide duruyor, hatta 13 cizgi, 50 yildiz var, beyaz, kirmizi mavi 🙂

        Bu dernegin wiki sayfasinda da soyle birsey yazmislar, dogru soze ne hacet: “Türkiye çapında CIA destekli sol karşıtı kontrgerilla faaliyetleri etkili bir biçimde sürdüren Türkiye Komünizmle Mücadele Derneği ise 1963 yılında kuruldu.”

        Cevapla

        • demokrat Says:

          Dünya ve insanlar değişiyor demek ki zamanla.
          Hele bir de hem ABD’de yaşayıp/para kazanıp sonra ağız dolusu küfredenler yok mu?
          Gençlerin talepleri ise daha da değişmiş günümüzde ;

          -Yüzde 46 oranla ‘Başka bir ülkede yaşamak isterdim’ yanıtını veren gençlere bu ülkenin hangisi olduğunu sorulduğunda, ilk seçenek açık arayla ‘ABD’ oldu.-

          http://www.mediacatonline.com/Home/HaberDetay/?haberid=48370

          Bir de şöyle bir haber düştü sitelere 🙂

          http://www.sonsayfa.com/Haberler/Guncel/Gulenden-Kemalist-aciklama-194202.html

          Ne demekse artık.

          Cevapla

        • Solmaz Türk Says:

          Sayın Alpay;
          Ben daha evvel yapmış olduğum yorumlardan birinde bu konuya değinmiştim.Hatta 1969 yılında TÖS’ün Kayseri’de Alemdar sinemasında yapmış olduğu kongresinin bu komünizmle mücadele dernekleri üyeleri tarafından basılıp yakıldığını da belirtmiştim ama her zaman olduğu gibi işlerine gelmediği için yazdıklarım bazıları tarafından görmezden gelindi.O gün o sinemanının yakıldığı gün ben Kayseri’nin Cumhuriyet meydanında tam o yobazların ortasına düşmüştüm.Ellerinde Kuran’dan cüzlerle meydanda bulunan kitap evine saldırıp yağmaladılar.Oradan geçen zavallı bir kadını kolsuz elbise giydiği için tartakladılar.Kitap evinin sahipleri olan tanıdığımız avukat Mustafa Tok’un yazıhanesini bastılar.Mustafa bey daha sonra devlete dava açıp yüklü bir tazminat kazanmıştı.

          Cevapla

  12. Hayat Güzel Says:

    Gerçekleri herkes okusun

    Cevapla

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: