Taraf gazetesi olmanın dayanılmaz hafifliği

20 Nisan 2010

GENEL, Medya yalanları

Milliyet gazetesinde bugün ikinci bölümü yayınlanan söyleşi öncesinde gazeteci Devrim Sevimay Dani Rodrik ile Mehmet Baransu’ya şöyle bir teklifte bulunmuştu:

“Üç soru siz soracaksınız, üç soru Mehmet Baransu. Yanıtlarıyla beraber söyleşinin içinde bir kutu olacak.”

Dani bunu kabul etti, ardından Mehmet Baransu da kabul ettiğini Sevimay’a bildirdi.  Dani sorularını hazırladı ve Sevimay’a yolladı.  Ancak Baransu’nun soruları gecikti de gecikti.  Baransu, önce seyahatte olduğundan sorularını yetiştiremediğini söyledi.  Bir süre daha bekledik.

En sonunda Baransu, gazeteden Yasemin Çongar ve Ahmet Altan ile görüştüğünü, bu işi uzun uzun konuştuklarını, ve söyleşiye soru yollayarak katılmaktan vazgeçtiğini bildirdi.  Dolayısıyla, bizim sorduğumuz sorulara da cevap vermeyi istemedikleri ortaya çıkmış oldu.

Bu kadarı da ilginç, ama belki hikayenin en inanılmaz kısmı Altan-Baransu-Çongar üçlüsünün sorularımıza cevap vermemek için verdikleri gerekçe.  Bu gerekçe aynen şöyle:

“Davanın bir tarafı olmak istemiyoruz.”

Pardon?!

Taraf olduğunuzu zaten gazetenizin ismiyle ilan etmişsiniz.  Balyoz davasının hem savcısı hem hakimi olmuşsunuz.  O kadar kişiyi en ufak tereddüt göstermeden canice eylemlerden suçlu ilan etmişsiniz.  Müdafilerin işaret ettiği yanlışları ve çelişkileri gözardı etmişsiniz.  Olayın başından beri tamamen tek taraflı yayın yapmışsınız.…  Ama her nasılsa taraf olmak istemiyorsunuz!

Savcı yakalar Kuban bırakır” diye manşet atan bir gazetenin hukuk devleti kavramını hiç sindirememiş olmasını bir kenara bırakalım, bu davada taraf olmadığını iddia etmesi ne büyük bir akıl ziyanlığıdır.

Taraf gazetesine kötü bir haberimiz var.  Siz tarafsınız. Ama düşündüğünüz için değil, düşünmediğiniz, önyargılı olduğunuz için tarafsınız.

Abone Ol

Subscribe to our RSS feed and social profiles to receive updates.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: