İkinci Balyoz İddianamesi

29 Haziran 2011

GENEL

İkinci Balyoz İddianamesi

 

Abone Ol

Subscribe to our RSS feed and social profiles to receive updates.

34 Yorum “İkinci Balyoz İddianamesi”

  1. Kemal Says:

    İddianameden:

    “..Seminerde Çetin Doğan’ın milli mutabakat hükümeti konusunda ısrarla durması, 2005 yılında kapalı olduğu anlaşılan bir internet sitesinde 2004 yılında yer alan bir açık kaynak bilgisinde Çetin Doğan’ın kendisine çok güvendiği ve 1. Ordu plan tatbikatında Milli Mutabakat Hükümetinden bahsettiği ve neredeyse yapılacak harekatı açıkladığına dair ibarelerin yer alması Balyoz Güvenlik Harekat Planının, Çetin Doğan liderliğinde gerçekleşen 1 nci ordu plan seminerinde masaya yatırıldığı hususunu bir kez daha göstermektedir. Yine Çetin Doğan’a ait planlamaların şahsın boşboğaz olması dolayısıyla herkes tarafından
    duyulduğunun bu açık kaynak bilgisinde yer almasına paralel olarak Çevik Bir ve Erol Özkasnak arasında geçen bir konuşmada da benzer hususların dile getirilmesi dikkat çekici ve birbiri ile örtüşür niteliktedir.”

    Söz konusu yazı cunta.org’dan. 2005’de kapatılmış. Archive.org’da ise pek çok yazısına erişmek mümkün. iddianameye alınan yazı ise

    http://web.archive.org/web/20040325204759/http://www.cunta.org/haber/tpkddhe.htm

    adresinden erişilebilir. Ben anlamadım, şimdi savcılık bu yazıyı delil olarak mı kullanıyor? Niye?

    Sevgiler.

    Cevapla

    • Kemal Says:

      Benim iddianameden anladığım:

      Soru : Yüzlerce, hata ve çelişki vardı ne oldu?
      Cevap : Kod-Hata tablosu var ya daha ne olsun.
      Soru : İyi de ya Yeni Recordati İlaç, v.b.?
      Cevap: Güncellenecek diyor ya belgede…
      Soru: İyi de OEYS oynanacak seminere kadar diyor, yani 2003’e…
      Cevap: Aman canım, bunlar yaşadışı işleri yapanlar, belli ki sonra da güncellemeye devam etmişler.
      Soru: İyi güncellemişler de niye 2003 tarihli kaydetmişler?
      Cevap: Niye bize soruyorsun? Yapanlara sor bunu.
      Soru: Nasıl yani??
      Cevap: İşte güncellemişler, güncellemişler sonra da Ergenekon kapsamındaki Gölcük /Kafes / Oydu Buydu davalarının da girdisi olmuş.

      Benim anladığım bu iddianameyle Balyoz artık Ergenekon kapsamındaki davalarla birleşti. Yanılıyor muyum?

      Davaları birleştirirlerse her halde sonusza kadar sürer mahkeme…

      Sevgiler.

      Cevapla

      • Kemal Says:

        Soru: CD’nin üzerindeki el yazısı?
        Cevap: ???
        Soru: Hani var ya, Or.K.’ya…
        Cevap: Nereden ele geçirmişlerse bir yerden imza makinesi bulup yapmışlar görünüyor. Yasadışı işlerini iz bırakmadan yapmak için…
        Soru: İyi de, sizin onların suçlu olduğunu ispatlamanız gerekirken, bu durumda onlar mı suçsuzluklarını ispatlayacaklar? Hani şüphe sanık lehineydi…
        Cevap: Ne şüphesi? Ben eminim. Şüphe-müphe yok.
        Soru: ???
        Cevap: Başka sorun?

        Sevgiler.

        Cevapla

        • Kemal Says:

          Benim gördüğüm kadarıyla CD’lerin düzmece olduğu (eğer öyleyse) ancak bu işi yapanların itiraflarıyla mümkün olacak gibi görünüyor.

          Ama böyle bir durumda Dani Rodrik’in yazdığı aşağıdaki gibi bir sorun söz konusu:

          “…Once the deception is widely exposed and the full story comes out, it is not just the AKP government and the media that will take the hit. The judiciary will remain crippled for years, shorn of credibility. ”

          Bir diğer ve daha iyi bir alternatif gene Dani Rodrik’in cümleleriyle:

          “…The political responsibility for the debacle that these political-military trials represent must ultimately rest with the AKP government. Unless the political leadership stands for the rule of law, the rule of law cannot sustain itself…”

          https://cdogangercekler.files.wordpress.com/2011/06/dani-rodrik-rule-of-law-in-turkey.pdf

          Cevapla

      • fmerakli Says:

        Iddianameyi simdi havalaalaninda indirdim, ucakta okuyacagim. Cevabi da Turkiye’den yazarim artik, okurken iddianameden ne anladiginizi da aklimin birkosesinde tutacagim.

        Deznformasyon faaliyetlerinizde basarilar diler, bu yeni kaynagi en verimli bir sekilde kullanacaginiz konusudaki kararlilik ve azminize duydugum saygiyi bu vesile ile bir kez daha dile getirmek isterim

        Kolay gelsin…

        Cevapla

        • trekking Says:

          Bir an için Kemal Derviş’in Türkiye ye kurtarıcı olarak geldiği, uçağın merdivenlerinden indiği sahne gözümün önüne geldi.Fmeraklı Türkiye ye geliyor. Allahım ne yapsak nasıl organizasyon yapsakda havaalanında Botswana uzmanı, İLO Uzmanı, Freedom uzmanı analisti ni karşılasak. İddianameyi bizim için yorumlayacakmış. Bizim gibi kararlılıkla dezenfarmosyon faaliyetinde bulunan, eskiyi temsil edenler için Allahım ne büyük lutuf.

          Hoşgeldin vatan toprağına fmeraklı.

          Cevapla

          • Solmaz Türk Says:

            🙂

            Cevapla

          • Solmaz Türk Says:

            Gülmeye o kadar ihtiyacım vardı ki sayın trekking,bütün günümü güldürdünüz,Allah da sizin yüzünüzü güldürsün.

            Cevapla

          • fmerakli Says:

            Keske 70 milyon sizin gibi bu lutfun farkinda olsa, evet bugun insanlik icin siradan, Turkiye icin onemli bir gun!!!

            Bu arada ben hasbelkader dunya gozu ile gidip gormus olsam da Botswana uzmani degilim. Ama bu blogta sizinkiler de dahil oyle yorumlar okuyoruz ki insanin “bu yorumu yazan bugune kadar Botswana’da mi yasadi acaba?” diye sorasi geliyor!

            Cevapla

            • trekking Says:

              Yo ben botswana da yaşamıyorum. Türkiye de yaşıyorum. Ama odanın ortasındaki fili görebiliyorum. O fil eskiden de orada vardı. Şimdi başka bir fil var. Ama bu oda da bir fil olduğunu gerçeğini değiştirmiyor. Fili bir türlü görmeyen sizsiniz.

              Ben kırk katır mı istersin kırk satırmı dayatmasına karşı çıkıyorum. Oda daki fil gerçeğini kabuletmek demek ergenekon, balyoz,sarıkız,ayışığına sahip çıkmak demek değildir. Bunu bir türlü anlayamayan sizsiniz.

              dikiz aynasından bakıpta geri viteste ileriye gidiyoruz diye iddia da bulunmuyorum. Adım adım ülkemin ve çevremizin üstüne çöken ABD emperyalizminin ve onun işbirlikçilerinin gölgesini görüyorum.

              Bugün benim için bir numaralı konu, anti emperyalist olmaktır. Geçmişte bu kadar keskin görüşte değildim.

              Toplumcu. özgürlükçü, bireyin haklarını güçlünün karşısında önplana alan bir anlayışı savundum ve savunmaya devam edeceğim. Botswana da yaşamaktan kastınız buysa.

              Ancak şekilciliğe, yeldeğirmenlerine savaş açmaya, sanço pançoluğa karşı çıkıyorum. Anayasa anayasa diye bir tarafımı yırtmıyorum. Çünkü şu anda bu toplumun ilk önceliğinin bu olduğuna inanmıyorum. Bize dışarıdan dayattıkları için karşı çıkıyorum.

              Ayrıca Anayasa veya yasalar uygulamak için yapılır. Ekonomik Sosyal Konsey 3 ayda bir toplanır Başbakan başkanlık eder yasa gereği. En son ne zaman toplandı. Neden yasa hükmü yerine getirilmiyor. Bir allahın kulu da çıkıp sormuyor. Yani uygulamadıktan sonra ister anayasa yap ister babayasa.

              Bilmem derdimi anlatabildim mi sevgili fmeraklı.

              Cevapla

              • demokrat Says:

                Sayın trekking,

                ”Ancak şekilciliğe, yeldeğirmenlerine savaş açmaya, sanço pançoluğa karşı çıkıyorum. Anayasa anayasa diye bir tarafımı yırtmıyorum. Çünkü şu anda bu toplumun ilk önceliğinin bu olduğuna inanmıyorum. Bize dışarıdan dayattıkları için karşı çıkıyorum.”

                Ülkedeki en ciddi problem (bence) işsizlik ve insanların içinde kıvrandığı yoksulluktur.Yani önce yaşamsal ihtiyaçların giderilmesi.Diğer konular bir fasıla sonra geliyor.Bu sorun çözülmeden herhangi bir sorunun kalıcı olarak çözülemeyeceğini düşünüyorum.

                Bu arada bir girdi yapmadan duramayacağım,vallahi bizim CHP’li mahalle bakkalı ikidebir bana yeni anayasayı soruyor.(kürttür kendisi) Birinci öncelik olmasa da halk tamamen de duyarsız değil yani.

                Saygılar.

                Cevapla

                • trekking Says:

                  Sevgili demokrat,

                  Elbette canım tamamen duyarsız değil halk o konuda.Katılıyorum. Ancak 2 dönem geçti AKP iktidarında. Sanki yeni akıllarına geldi Anayasa yapmak. Bu zaman kadar adım atılıp komisyonlar kurulsaydı, belki de yeni anayasa ile yönetiliyor olurduk şu anda.

                  Cevapla

                  • demokrat Says:

                    Konjonktür şimdi müsait oldu demek ki,
                    şaka bir yana en az yirmi yıldır iktidarlar içlerine sindirdiler bu durumu,daha doğrusu tepe tepe faydalandılar diyelim.Belki faydalanmaya da devam etme düşüncesindedirler hala,ama deniz bitti,özellikle Avrupa ve güneydoğu çok bastırıyor.Bir de tabii ihtiyaç artık kabak gibi sırıtmaya başladı.Şu an yaşanan kriz bile bunun göstergesi diye düşünüyorum.Sağlıklı bir anayasa ve buna uygun çıkarılmış yasalarla (Toplumcu,özgürlükçü, bireyin haklarını güçlünün karşısında önplana alan bir anlayış) bu kriz yaşanmazdı.

                    Cevapla

  2. Guest Says:

    Iddianame sayfa 41’de rar dosyasinin sifresini bir program ile dort ozel cihaz kullanarak kirdiklarindan bahsetmisler. NOYAN1990 sifresini 2 gunde nasil kirdiklarini bir de mahkemenin onunde gostersinler bakalim!

    Cevapla

  3. Kemal Says:

    Şu adreste Ergenekon sanıkları ve durumlarını (tutuklu/tutuksuz/öldü/firari/tahliye) görebilirsiniz.

    http://tr.wikipedia.org/wiki/Ergenekon_davas%C4%B1_san%C4%B1klar%C4%B1_listesi

    Toplam 331 sanık var. Liste kadar güncel bilemiyorum. OdaTV iddianamesi hazır olmadığından olsa gerek 7 OdaTV yazarı ve Hanefi Avcı listede yok. Yani onları da koyarsak ortada kabaca 340 sanıklı bir dava var.

    Temelinde de darbe yapma girişimi suçlaması var. Yoksa toplumsal muhalefeti sindirmek falan gibi bir durum haşa söz konusu değil. Tabii yerseniz.

    Listeye göre (yanlış saymadıysam) 63 kişi tutuklu yargılanıyor. OdaTVcileri de koyarsak kabaca 70 kişi tutuklu.

    Yani 340 kişiden 70’inin suç şüphesi, delilleri karartama ve kaçma v.b. durumu söz konusu. Hakimlere göre. Diğer 270 tanesi bu açıdan demokratik bir ülke standartlarında yargılanıyor (Allahtan).

    Bu 70 tutuklu sanıktan 10 tanesi Danıştay ve Cumhuriyet gazetesi saldırısı nedeniyle yargılanıyor..

    Bu arada, Cumhuriyet gazetesi saldırganları ve Ankara temsilcisi aynı davada sanık! İlhan Selçuk vefat etmeseydi başyazarıda aynı davanın sanığı olacaktı… Yani, Cumhuriyet gazetesi avukatları hem müşteki hem de sanık avukatı. Merak ettim Balbay’a soru sordularmı mahkemede diye. Sadece teoride mümkündü böyle bir durum, bu davada gerçek oldu! Yaşasın, ülkemizin literatüre kazandırdığı bir ilk daha. Teşekkürler Ak Parti!

    Neyse söz konusu 10 tutuklu sanık aslında pek çok kişi tarafından oldukça zorlama bir şekilde bu davaya eklemlenmiş olduğu iddia edilen iki eylem nedeniyle tutuklu. Ben de bu kişiler gibi düşünüyorum, yani Danıştay ve Cumhuriyet saldırıları davaya zoraki konuluyor. Nitekim o dönem Emniyet içindeki cemaatçi yapılanmanın gozdesi Hanefi Avcı’da bu durumu ve nasıl dahil edildiğini, dahil etmek istemeyen üstelik cemaate yakın emniyet müdürlerinin nasıl uzaklaştırıldığını kitabında açık seçik yazıyor.

    Onları da düşersek sdnuç itibariyle, sadece 60 tutuklu sanık söz konusu Ergenekon davasında.

    Bu 60 tutukludan 2’si eski rektör (Haberal ve Ferit Bernay). En az 15 tanesi de yazar/gazeteci/televizyoncu. Benim görebildiğim Ergün Poyraz (ki en eski tutuklu, anlaşılan bayağı ağır yazmış), Mustafa Balbay, Tuncay Özkan, Neriman Aydın, Yalçın Küçük, Doğu Perinçek, Hikmet Çiçek ve yedi OdaTv’ci. Hatta suç aleti kitap olduğuna göre Hanefi Avcıyı da listeye dahil edebiliriz. Yani en az 16 tutuklu sanığın temel suç aleti kalemleri ve beyinleri.

    Başka ülkelerde (hatta eskiden bizim ülkemizde de) bu tip sanıklara fikir suçlusu denirdi. Biz artık onlara Ergenekoncu diyoruz. İstatistiklerde daha güzel duruyor diyeceğim ama anlaşılan kötü niyetli ülkemizin düşmanları bu durumu pek yemiyor ve onları da dahil ediyorlar listeye…

    60 tutuklu sanık, 17’si gazeteci/yazar/televizyoncu/emekli rektör.

    Bu 60 tutukludan 2 tanesi de şu anda milletvekili üstelik. Hakimler TBMM’ye vermeyiz de vermeyiz diyorlar. Liberal Demokrat, Muhafazakar Demokat, öbür demokrat herkes milli irade “meclise yansımalı AMA biliyorladı bu durumu tuzak kurdular. Kanunlara uyulmalı” diyorlar, bir kısmı da artık gelenek olduğu üzre eskiden böyle demiyordunuz diyerek köşeden gülümseme hakkını kullanıyor.

    Çakma derin devletçilerin esiri olmuş ülkenin çakma demokratları da çakma hukukçuları da böyle oluyor işte.

    Fmeraklı hazır Türkiye’deyken bir sorsa ya, Türk Silahlı Kuvvetlerini Balyoz soruşturmasıyla, Türkiye Büyük Millet Meclisini de Ergenekon’la rehin alan zihniyet neyine güveniyormuş diye.

    Eklemeyi de unutmasın “…size ulu gelen bin yıllık çınar, fiske vuruşuyla yıkılır bir gün, yıkılır bir gün…”. Alemi kör sağır mı sanırlarmış?

    Sevgiler.

    Cevapla

    • Solmaz Türk Says:

      Sayın Kemal;
      ufak bir yanlışlık yapmışsınız bu davada altmış tutukludan ikisi eski rektör derken,Ferit Bernay tutuksuz yargılanıyor.Tutuklu yargılanan Fatih Hilmioğlu olacaktı.
      Bütün bu yazdıklarınızın altına bir şeyler eklemek isterdim.
      YALAN NE KADAR BÜYÜK OLURSA İNANAN O KADAR ÇOK OLUR.
      Saygılar.

      Cevapla

  4. Kemal Says:

    Sevgili Solmaz Türk,

    Teşekkürler düzeltme için.

    Bir düzeltme de ben yapayım. Nedim Şener ve Ahmet Şık’ı unutmuşum. Deniz Yıldırım’ı da.

    OdaTV yazarları ise Yalçın Küçük’ü saymazsak altı tane: Soner Yalçın, Doğan Yurdakul, Barış Pehlivan, Barış Terkoğlu, Müyesser Yıldız, Sait Çakır.

    Yani kabaca 60 tutuklunun 18 tanesi gazeteci/yazar/televizyoncu/eski rektör.

    Ne darbe ekibi ama!

    TRT’yi ele geçirdiler. Yayın başladı. Bu kısım tamam. Peki sonra?

    CHP’nin bu duruşu çok sağlıklı. Milletvekillerinin yeri meclistir.

    TBMM çarpık bir zihniyete teslim olmamalı.

    Sevgiler.

    Merak edenlere tüm tutuklu gazeteciler listesi: (ne kadar güncel bilemiyorum)

    tgc.org.tr/gazeteciler.doc

    Cevapla

    • Kemal Says:

      Yani kabaca 60 tutuklunun 18 tanesi gazeteci/yazar/televizyoncu/eski rektör.

      19 tanesi olacak. Gene yanlış saymışım… 🙂

      Cevapla

    • demokrat Says:

      Kemal Bey,

      ”CHP’nin bu duruşu çok sağlıklı. Milletvekillerinin yeri meclistir.

      TBMM çarpık bir zihniyete teslim olmamalı.”

      demişsiniz,aslında aynı cümle içinde kendinizle tezat duruma düşmüşsünüz.”Milletvekillerinin yeri meclistir.” diyerek meclis boykotunu savunmak nasıl bir şeydir?Oksimoron dedikleri bu olsa gerek. CHP’ye mecliste olması için oy veren milyonlarca insanın oyu iki kişi adına(biri ,bırakın CHP’yi sol tarafıyla bile kavgalı tescilli bir sağcı,bir diğeri de postallı günlükleriyle bilinen bir gazeteci) çöpe gidecek ve biz buna sağlıklı duruş diyeceğiz.Benim kaynaklarım maalesef tam tersini söylüyor.Bu durumdan huzursuz olan o kadar çok CHP’li var ki,çıngar çıkması çok yakındır.Zaten bunun farkına varmış olan sayın Kılıçdaroğlu’da harıl harıl bir çıkış noktası aramakla meşgul.Tabii bu çıkış aynı zamanda karizmayı zedelemeyecek bir çıkış olmak zorunda.Bu arada Fatih Altaylı’nın ”peki diyelim sizinkileri affettiler,KCK’lıları affetmediler
      boykota devam edecekmisiniz?” şeklindeki zeki ve hınzır sorusuna yanıt verememesi ,kem küm ederek geçiştirmesi de benim adıma sosyal demokrasiye yapılmış çok büyük bir suikasttir.Bu sıkıntısı ,duruşu hakkında çok umutlu olduğum sayın Kılıçdaroğlu için görüşlerimi tekrar gözden geçirme ihtiyacı doğurdu desem yalan söylemiş olmam.

      Konunun bir diğer boyutu da şu bence;
      malum ülkede tam ve özürsüz demokrasiye olan arayışlar yıllardır sürüyor ,
      yapılan seçimler çoğunlukla ‘lider/yakın kadro” nin sultasına bağlı ve bizler aslında onların seçtiklerini seçmeye zorlanıyoruz,
      bunun adına da demokrasi diyoruz,bu arada genellikle arkası olan,güçlü olan,parası olan genellemesinde milletvekillerini seçiyoruz.
      bu kıyamet koparılan iki(üç) aday da bildiğiniz gibi bu durumda olanlardan.Yani arkası olanlardan.Kesin seçilecekleri yerlerden aday oldular biliyorsunuz.Oysa yine biliyor ve iddia ediyorsunuz ki (ben de bir kısmına katılıyorum) balyoz kapsamında suçu sadece ast olmak,emir komutaya itaat etmek olan birçok insan var.Şimdi gelin bu arkası olmayan,kendilerini milletvekili seçilebilecek ballı bölgelere koyacak ağabeyleri olmayan insanların durumlarını bir gözden geçirelim.
      Veya boşverin canım gözden geçirmeyi onların kimsesi yok nasılsa.Hele şu iki(üç) milletvekilini çıkaralım da demokrasi tezahür etmiş olsun,gerisi kolay (mı diyenlerdensiniz?)

      Saygılar.

      Cevapla

      • Kemal Says:

        Sevgili demokrat,

        CHP’ye oy verdiyseniz konuşun. Oy vermediyseniz bırakın CHP’liler karar versin niye gönderdiğini onlara meclise.

        Elinizde araştırma sonucu varsa paylaşın. Yoksa genelleme yapmayın.

        CHP’ye oy verenlerin bence önemli bir çoğunluğu meclise demokrasiyi getirmeleri için oy verdi. Bunun yolu da yemin etmemekten geçiyorsa yemin etmeyecekler. Deniz Baykal’dan Kılıçdaroğluna böyle düşünüyor. Sanırım ortalama bir CHP’liyi sizden daha iyi temsil ediyorlardır.

        TBMM çarpık bir zihniyetin, üçüncü sınıf insanların derin devletçilik oynadığı bir zihniyetin elinde rehine. Rehine kalmasını mı yoksa özgürleşmesini mi tercih edeceğiz. Karar sizin…

        Bu iş uzayacak ve çakma demokratlar afişe olacaklar. Nereye kadar kendilerini saklayabilirler sanıyorsunuz? Hele bir de Suriye-İran krizi köşe başındayken, hep birlikte seyredelim gümbürtüyü.

        Üçüncü sınıf zihniyet karar vermiş Balbay ve Haberal tutuklu olacak diye. Diğer 270 kişi niye tutuksuz? O listeye bakın ve kimler tutuksuzken bu kişiler tutuklu görün.

        Hep birlikte göreceğiz, çakma demokratlar mı yaman, demokratik laik hukuk devleti mi…

        Sevgiler.

        Cevapla

        • demokrat Says:

          Kemal Bey,

          Bir kere ”CHP’ye oy verdiyseniz konuşun” acaip sığ bir yaklaşım olmuş,aydın yaklaşımı böyle olmaz.İkincisi biz aslında bunları konuşurken
          ben ve benim gibi düşünenlerin neden CHP’ye oy vermeyip marjinale gittiğini konuşuyoruz .Ama zaten siz benim yazdıklarıma yanıt değil de kendi bildiğinizi okumuşsunuz yine.
          Hoş ,istemiyorsanız hiç yanıt vermeyin çünkü sessiz kalmak ta bazı şeyleri iyi anlatır.
          En azından ”CHP’ye oy verenlerin bence önemli bir çoğunluğu meclise demokrasiyi getirmeleri için oy verdi.” gibi alakasız birşey söylemek zorunda kalmazsınız mesela.Demokrasi üçbeş kişinin şahsi kavgasına kurban edilebilir mi?

          ”TBMM çarpık bir zihniyetin, üçüncü sınıf insanların derin devletçilik oynadığı bir zihniyetin elinde rehine. Rehine kalmasını mı yoksa özgürleşmesini mi tercih edeceğiz.”Bu yazdığınız en hafifinden TBMM’ye hakaret, eksik demokrasi başka sizin söyledikleriniz başka.Yazdıktan sonra yazdıklarınızı okumanızı tavsiye ediyorum.Bu arada Baykal’ı bilmem de sayın Kılıçdaroğlu tam da benim yazdığım gibi düşünüyor, zaman gösterecek,hep beraber göreceğiz.

          Balyozdan tutuklu arkası olmayanlar ne olacak diyorum diyorum ,TBMM rehin diyorsunuz,10 milyon oy diyorum, rehin diyorsunuz, yani sizin demokratlığınızda (demokratsanız tabii) çakma sanırım,işine gelince çalışıyor işine gelince tehdit ediyor.
          Şunu da not düşeyim, bazıları bu kafayla giderse %60 hatta %70 i göreceğiz hep beraber.

          Saygılar.

          Cevapla

          • Kemal Says:

            Sevgili Demokrat,

            Neyi niçin yazdığımı gayet iyi biliyorum.

            Bu sürecin ne göstereceğini de, neyi gösterdiğini de.

            Durum şu, milletvekili seçilen bir gazeteci ve bir rektör 2 yılı aşkın süredir tutuklu. Yemin etmelerine bir yapı izin vermiyor.

            Kimse bu adamlar yargılanmasın demiyor. Ama neden tutuklu yargılanıyor?

            Bu davada tutuksuz yargılananlar yok mu? Var.

            Peki, var mı böyle bir durum herhangi demokratik ülkede? (Botswana’yı bilemiyorum) Yok.

            Tutukluluğu destekleyen “demokratlara” gerçek demokrasilerde ne yaparlar? Katranlayıp, tüy dökerler.

            * * *

            Şöyle diyeyim yarın bir gün tutukluluk durumları giderilirse ve tutuksuz yargılanmaya başlarlarsa, demokrasi kazanır mı, kaybeder mi?

            Bu sorunun yanıtı ve o yanıtın gereğinin yapılmasını desteklemek demokrat mı yoksa çakma mı olduğunuzun turnusolu oluyor.

            Çakma demokratların neler dediğini hep birlikte görüyoruz.

            Aslında cemaat anlayışıyla demokratik düşüncenin neden uyumsuz olduğunu da böylece bir kere daha şahit olmuş olduk. Bir merkezdeki vizyonsuz, çapsız karar alıyor, düğmeye basıyor arkasından aynı cümleler sakız gibi tekrar tekrar çiğneniyor.

            Tutuklu yargılanmayı savunan demokratlar peydah oluyor.

            * * *

            CHP’lilerin takip ettikleri medya organlarına bakın. Haberlere bakın. Altında yapılan yorumlara bakın.

            Birileri çılgınlar gibi benzer sözlerle eleştiriyor CHP’yi.

            Sonra bir de bakın o yorumlar beğenilmiş mi beğenilmemiş mi diye…

            Birileri bu ülkede demokrasiyi ve hukuk devletini savunmalı. Elbette, birileri de çocuklarının rızkı ya da her ne sebepten olursa olsun bunu engellemeye çalışacak. Bu hayatın gerçeği.

            Birileri (göreceğiniz üzere) çok yakında çakma zihniyete yol gösterecek. Bugün CHP olur MHP olur hatta Ak Parti olur ama bu ülkede hukuk kazanacak, demokrasi kazanacak.

            Özetle, Çakmalara Geçit Yok! 🙂

            Sevgiler.

            Not: Sizin sorularınıza (Balyoz tutukluları v.s.) cevabı ben çok kere verdim. Davalarda tutuksuz yargı demokrasinin ve hukuk devletinin gereğidir. Tutukluluk istisnadır. Kararı çakma derin devleti yapıları yöneticileri değil hukuk verir. Açarsınız her hangi bir demokratik ülkede tutuklu yargılanma oranlarını Türkiye’yle kıyaslarsınız (Botswana’yı bilemiyorum) sonra şapkayı öne alır düşünürsünüz.

            Cevapla

            • Kemal Says:

              “…sayın Kılıçdaroğlu tam da benim yazdığım gibi düşünüyor…”

              demişsiniz ya.

              HP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, BM, AB, AGİT, OECD, Avrupa Konseyi, İslam Konseyi, AP, Uluslararası Af Örgütü, Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü başkan ve yöneticileriyle, Türkiye’deki büyükelçiler ve yabancı gazetecilere “Neden Yemin Etmedik” diye bir mektup gönderdiği bildirildi.

              CHP’den yapılan açıklamada, CHP’nin “TBMM’de yaşanan hak gaspı ile seçilmiş milletvekillerinin yemin etmesinin engellenmesini” dünyanın gündemine taşıdığı belirtildi.

              Kılıçdaroğlu’nun CHP’nin TBMM’de yemin etmeme gerekçelerini açıklamak ve “seçilmiş milletvekillerine yönelik hukuk dışı hak gasbını” anlatmak için, BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Navanethem Pillay, AGİT Genel Sekreteri Marc Perin de Brichambaut, AGİT-PA Başkanı Petros Efthymiou, OECD Genel Sekreteri Jose Angel Gurria, İslam Konferansı Örgütü Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu, Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Thorbjorn Jagland, Sosyalist Enternasyonal Başkanı George Papandreou, Avrupa Sosyalistler Partisi Başkanı Poul Nyrup Rasmussen, Avrupa Parlamentosu Başkanı Jerzy Buzek, Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso, Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Viviane Reding, Avrupa Komisyonu Genişlemeden Sorumlu Komiseri Stefan Füle, Parlamentolar Arası Birlik Başkanı Theo-Ben Gurirab, Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreteri Salil Shetty, Human Rights Watch Direktörü Keneth Roth, D8 Genel Sekreteri Widi Pratikto, Sınır Tanımayan Gazeteciler, Türkiye’deki Yerleşik Büyükelçilikler ile Türkiye’deki Yerleşik Yabancı Basın Temsilcilerine “Neden Yemin Etmedik” diye mektup gönderdiği ifade edildi.

              İŞTE O MEKTUP

              “Sayın İlgili, CHP Milletvekilleri 28 Haziran 2011’deki TBMM’nin açılış oturumunda yemin etmemişlerdir. Milletvekillerimiz uzun süredir tutuklu bulunan ve mahkemenin serbest bırakmaması nedeniyle TBMM’deki açılış oturumuna katılamayan iki Milletvekillerimizle dayanışmak için bu kararı almışlardır. Bu iki Milletvekilimiz şu an iki yıldan uzun bir süredir tutuklu bulunmaktalar ve halen herhangi bir suçtan mahkum olmuş değildirler. Bir yargı organı olan Yüksek Seçim Kurulu, herhangi bir suçtan dolayı mahkum edilmemiş bulunan, gazeteci Mustafa Balbay ile tıp doktoru Prof. Mehmet Haberal’ın, aday olabileceklerini hükme bağlamıştır. Halk onlara oy vermiş ve vekilleri olarak seçmiştir. Şimdi ise, iki hakim, verdikleri bir kararla, Balbay ve Haberal’ın, halkın seçilmiş vekilleri olarak görevlerini yerine getirmelerini engellemektedir. Diğer bir siyasi partiye mensup 6 vekilde aynı durumdadır.

              Bu husustaki kesin kanım, söz konusu durumun büyük bir adaletsizlik olduğu ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile Birleşmiş Milletler İnsan Hakları organlarının kararları tarafından vazgeçilmez bir hak olarak tanınan seçme ve seçilme hakkının açık bir ihlalini oluşturduğudur.

              CHP, demokrasiyi ve halkın hür iradesini korumaya devam edecek, soruna süratli bir şekilde demokrasiye ve hukuka uygun bir çözüm bulmak için gerekli tüm gayreti gösterecektir. CHP’nin, adaletin ve bir temel demokratik hak olan seçme ve seçilme hakkının ihlali sonucu halen tutuklu bulunan sekiz vekille dayanışma nedenlerini açıklayan bir notu ilişikte bilginize sunuyorum.”

              Mektupla birlikte “CHP Tutum Kağıdı” adı altında, yaşanan süreci anlatan bir bilgi ekinin de gönderildiği bildirildi.

              Cevapla

            • Kemal Says:

              10 Milyon insanın oyuna saygı göstermeyen, TBMM’yi rehin alan iki kişi de Silivri’deki hakimler.

              Özgür, demokratik bir hukuk devleti istiyorsak bu iki kişinin aşılmasının yolunu bulacağız. Gerekirse Tandoğan’a çıkılır, Silivri’ye yürünür…

              Sizi de bekleriz. 🙂

              Sevgiler.

              Cevapla

            • demokrat Says:

              Kemal Bey,

              Ben kızınca insanlar sonra kızdı filan diyorlar,ama maalesef bu blogda yazanlar o kadar tarafgir ve şartlanmış ki (buna siz de dahilsiniz) bana verdiğiniz şu yanıtı yazabilmeniz için ,yahu, körkütük cahil olmanız gerekir.Satırları ve satıraralarını okumayı hiç biliyor olmanız gerekir.Bu blogda yargılamaların tutuksuz olması gerektiğini hiç yazmadıysam 10 kez yazdım.Bunlar ortadayken bütün bu söylediklerinizi beni kastederek yazdığınız için bilmem yüzünüz kızarır mı?Sanmıyorum.

              ”Tutuklu yargılanmayı savunan demokratlar peydah oluyor.”

              Benim tutuklu yargılama istediğimi yazdığım,bırakın yazmayı hissettirdiğim bir tane cümlemi bulun yazdığım bu bilgisayarı yiyeceğim,bir daha da yazmayacağım.Üç satırınızı okudum devamını okumaya değer bulmuyorum,bundan sonra da okumayacağım.Ayıptır yaptığınız ve bunu hep yapıyorsunuz.

              Cevapla

              • Kemal Says:

                Sevgili Demokrat,

                Okumamanız elbette kendi tercihiniz. Ama sizin nickinizi ben seçmedim ki!

                Demokrat kelimesi sizin tekelinizde değil. Ne yapayım?

                Tutukluluk meselesinde sizi kastettmediğim aşikar. Yukarıda bile soruyorsunuz Balyoz tutukluları ne olacak diye.

                Nickiniz beni de zor durumda bırakıyor.

                Demokrat geçinenlerin bir kısmıyla BAZI konularda aynı pozisyonda olduğunuz da aşikar. Ama bu kümeye tutukluluk meselesi dahil değil, uzun zamandır okuyorum ve siz de rahatsızsınız bu durumdan ve ben de bunun farkındayım.

                Öte yandan, çakma demokratlara yönelik eleştirilerimde her cümlede sizi tenzih ederim desem, unuttuklarım olduğunda sizi de söz konusu kümeye dahil etmiş olacağım öyle olmasa bile.

                Çık çıkabilirsen işin içinden yani…

                Size temel eleştirim çakma demokratların şu aşamada savunulamayacak pozisyonlarını savunabilmek için halkı aptal yerine koyan argümanlar kullanıyor olmasında, benzer argümanları sizin de seslendiriyor olmanız ve bu nedenle bugün demokrasi cephesinin yerine tahakküm cephesinin yanında yer almanız.

                Yok CHP’liler buna karşı v.b.

                Var mı bir araştırma elinizde? Yok. Eeee?

                Öte yandan yeri gelmişken demiştiniz ki,

                “…Şunu da not düşeyim, bazıları bu kafayla giderse %60 hatta %70 i göreceğiz hep beraber….”

                Türkiye demokratik hukuk devleti olsun, isterse %100’le iktidara gelsinler. Ben daha çok insan iktidarda temsil ediliyor diye sevinirim.

                Sevgiler.

                Cevapla

  5. Solmaz Türk Says:

    Sayın Kemal,
    Çevremde MHP ye oy vermiş bir çok kişi tanıyorum ve Engin Alan’a sahip çıkmadıkları için MHP ye çok kırgınlar.CHP meclise girip koltuk değneği vazifesini mi yapacaktı?Balbay’ın bilgisayarında yapılan oynamalar daha evvel bu blogda birileri tarafından paylaşılmıştı.Madem hakkında kesin deliller var üç senedir neden bir mahkumiyet kararı çıkmamış,tahliye etmeme sebebi olarak delillerin toplanamamış olması bahane olarak gösterilmiş? insanları suçlarken masumiyet karinesini unutup peşinen hüküm verenler Yarbay Ali Tatar’ın ve Albay Berk Erden’in çiğnenen onurları yüzünden intiharlarını vicdanlarının neresine sığdıracaklar?Gencecik Teğmen M.Ali Çelebi’nin hayatından çalınan yılları ona nasıl geri verecekler?Sahte belgeler aleni ben sahteyim diye sırıtırken hala darbe olacaktı yalanlarını burada gözümüze sokmaya çalışanlara yazıklar olsun.Ergenekon’un kasası diye içeri sağlam aldıkları kişinin cenazesini parasızlıktan belediye kaldırdı.Kuddusi Okkır’ın ölüme bakan gözlerini unutacak mıyız?Gazi Üsteğmen Serdar öztürk’ün babası oğlunun üzüntüsünden öldü.Serdar’a altı ay söyleyemediler.Yusuf Erikel’i kanser ettiler.Uçkun Geray günlerce İstanbul-Konya-Adana yollarında süründürüldü,diyalize giremediği için böbrek yetmezliğinden öldü.Hilmioğlu ‘nun sirozunun karaciğer kanserine dönüşme ihtimali var.Daha kaç kişinin ölmesi gerekiyor?

    Cevapla

    • Kemal Says:

      Merhaba Solmaz Türk,

      Ben MHP’nin meclise girmesini ve yemin etmesini anlayışla karşılıyorum. Sonuçta siyasi bir tercihtir ve kendileri için doğru olduğunu düşündüklerini yapmıştır. Herkes aynı şeyi yapacak olsa zaten parti ayrımı anlamsızlaşır. Siyaset güç oyunu. Toplumun çoğu milliyetçi muhafazakar ve MHP o bağlamda Ak Parti’nin o kitledeki rakibi.

      Abdullah Gül’le görüşmeyerek de oldukça tutarlı bir tavır sergilediler. Biz sorunun parçası değiliz bizden ne istiyorsunuz ki, demiş oldular böylece…

      Demokrasi cephesinden baktığı da ise ben Ak Parti’nin üzerindeki dış baskıyı arttırıcı olduğundan dolayı da yapılanı doğru buluyorum. Çünkü bugün kilit Ak Parti’ni elinde.

      Şu anda baskının büyüğü Ak Parti içerisinde, cemaatin burunlarına halka geçirip sürüklüyor olmasına tahammül edemeyenler tarafından diğerlerine yapılıyor. CHP, MHP ve BDP rahat. Ak PArti kararını verecek. Demokratik hukuk devletinin mi yanında siyasal bir parti olarak yer alacak yoksa tahakkümcülerin mi yanına geçecek. Açıkçası tahakkümcü yapının yanına geçeceğine zerre kadar ihtimal vermiyorum.

      Tayyip Erdoğan başarının tek sahibi. Bunun da farkında. Oy verenler bugün itibariyle cemaatle – Tayyip Erdoğan arasında kalacak olsalar ezici bir şekilde Tayyip Erdoğanın yanında yer alırlar.

      Cemaat zaten bu yüzden kendisine alternatif bir liman arıyor. MHP’ye yönelik yapılanlar da bunun sonucudur diye okuyorum ben. Ama Devlet Bahçeliyi an itibariyle takdr ediyorum. O da Çakmalara Geçit Yok diyor… 🙂

      Sevgiler.

      Cevapla

    • Kemal Says:

      Öte yandan tutuklu yargılanmaların yol açtığı sorunları, acıları v.b. tamamının vebali bugün bunları yapanlarda.

      Gelecekde bir gün gelecek. Bugün bunları yapanlar, alkış tutanlar, engel olmayanlar o gün hangi yüzle dolaşacaklar?

      Belki vicdanları olmadığından bugün böyle davrandıklarını düşünüp, ileride vicdanlarının kendilerini rahatsız etmeyeceğine güveniyorlardır. Kim bilir?

      Sevgiler

      Cevapla

  6. Solmaz Türk Says:

    Birileri tutuştu.Sağdan say elli kişi,soldan say elli kişi etmezler sıra sıra dizilip çıktıkları televizyon kanallarında CHP nin meclise girmemesini kendilerine dert etmişler.Neymiş efendim,yok Kılıçtaroğlu’nu Ergenekoncular kıskaca almışlar,yok CHP kaynıyormuş,meclise girilmediği için seçmen kızgınmış,milletvekilleri bizi temsil etsin diye onları meclise gönderdik niye girmiyorlar diyorlarmış…Hep aynı kişilerden aynı teraneler.İktidardan nemalanan bir sürü dalkavuğa dert olmuş CHp nin meclise girmemesi.Size ne kardeşim CHP den?

    Cevapla

    • Kemal Says:

      Ekmek kavgası. 🙂

      Cevapla

    • Kemal Says:

      Sevgili Solmaz Türk,

      “…Kılıçtaroğlu’nu Ergenekoncular kıskaca almışlar,..”

      demişsiniz ya, bir kaç cümle eklemek istedim.

      Bu analizi yapan dehalara sormak isterdim, eğer Ergenekonculardan kastettikleri CHP’nin daha katı laik ve ulusalcı anlayış tarafından kıskaç altına alındığıysa, acaba Kemal Kılıçdaroğlu’nun Haberal’ı ve Balbay’ı yok varsayarak hareket etmesi durumunda mı %26’nın ardından “ideolojik” bir kılıfla yıpratılması kolay olurdu, yoksa sahip çıktığı bugünkü durumda mı?

      Bilmiyorum meramımı anlatabildim mi?

      Bugün itibariyle CHP içerisinde Kılıçdaroğlu’na ideolojik bir muhalefet söz konusu bile değildir. Peki eskimiş yüzlerin koltuk kavgası olarak görülecek kurultay çağrıları sonuç getirir mi?

      Reel politiği bir kenara bırakacak olursak, arkasında ne gibi bir saik olursa olsun bugün Türkiye demokrasisinin önündeki en büyük sorun olan, devletin üçüncü sınıf derin devletçilerin elinde alet olduğu durumu deşifre edecek olan, bu durumu değiştirme yönünde umut veren bu tavır sonuç alana kadar sürdürülmelidir.

      Benim inancım yukarıda dile getirmiş olduğum saiklerin ikincil olduğu ve CHP içerisinde üst yönetimde olanların çoğunun temel motivasyonunun demokratik hukuk devletinin rehinden kurtarılmasıdır.

      Anahtar Ak Parti’dedir. Ak Parti de bu işi becerebilmelidir. Başka yolu yok. Özgür bir ülkede savunulamayacak bir pozisyonu savunanların yarın özgürlükçü Anayasa söylemini kimse yutmayacaktır.

      Sevgiler.

      Cevapla

      • Solmaz Türk Says:

        CHP nin doğru yolda olduğunun göstergesi kendilerine gazeteci süsü veren,iktidardan nemalanan aynı koro mensublarının hep bir ağızdan feveran etmesidir.Bu işin sonu AİHM de bitecek gibi görünüyor.

        Cevapla

        • demokrat Says:

          Bir an unutmuştum burada yazdıklarımızı, tekrar döndüm okudum neler yaşamışız diye…

          ”…harıl harıl bir çıkış noktası aramakla meşgul.Tabii bu çıkış aynı zamanda karizmayı zedelemeyecek bir çıkış olmak zorunda..”

          Siz karar verin çizildi mi,çizilmedi mi?

          Cevapla

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: