Balyoz Davası 22. Celse Duruşma Tutanağı – 14 Mart 2011

03 Nisan 2011

Duruşmalar, GENEL

163 sanık hakkında tutuklama/yakalama kararının verildiği 11 Şubat 2011 tarihli 14. celseden sonra duruşmaya 14 Mart 2011 tarihindeki 22. Celse ile devam edildi (15-21 no.lu ara celselerde haklarında yakalama kararı olanlara tutuklama kararları okundu).

22. celse duruşma tutanağını okumak için buraya tıklayın.

Bu duruşmada , hakkında yakalama kararı olan ve yurtdışında görevli olaan dört sanığın yakalama kararı hakkındaki görüşleri dinlendi. Ardından Çetin Doğan savunmasına başladı.

Abone Ol

Subscribe to our RSS feed and social profiles to receive updates.

6 Yorum “Balyoz Davası 22. Celse Duruşma Tutanağı – 14 Mart 2011”

  1. trekking Says:

    Gerçekten yazık. Ülke nelerle uğraşıyor. Enerjimizi boşyere bu düzmece belgelerle harcıyoruz. Biliim teknolojisi imkanlarından yararlanılarak digital ortamda yaratılan belgeler üzerinden yürüyor bütün davalar. Batı demokrasilerinde dava konusu olamayacak suçlamalarla davalar yürüyor.
    Peki ya Mahkeme. O da ayrı bir dava.

    Kim neden sanık,kim neden sanık değil belli değil.

    kim neden tutuklu, kim neden tutuksuz yargılanıyor belli değil.

    Cevapla

    • fenerant Says:

      25 harp akademisi öğrencisi subayın adı dava dosyasında (darbe de ? )görevlendirilecek personel listesinde geçiyor.
      Listelerde adı geçen bu subayların adı başka bir yerde geçmiyor.
      Listelerde adı geçen bu subaylardan 19 u bu davanın tutuklu sanığı;
      Hiç biri bu plandan haberleri bile olmadığını ifade etmiş.
      Listelerde adı geçen bu subaylardan 5 i şüpheli olarak ifade vermiş ancak haklarında dava açılmamış.
      Savcılık kül olarak bu subayların ifadesini yeterli ve uygun görmüş ve “Kovuşturmaya yer olmadığı” kararı vermiş.
      Bu subaylardan birisi hakkında bırakın dava açılmasını soruşturma bile yapılmamış.

      Benzer durum seminer tarihinde ataşelik vb yurt dışı görevde iken, hakkında dava açılmayan ve açılan subaylar var.

      Ne garip bir durum değil mi?

      Aynı listelerde adı geçen bu subaylardan Kim neden tutuklu?, Kim neden sanık? Kim neden süpheli? Kim neden süpheli bile değil?

      Pınar ve Dani Rodrik den Ricamız:

      Sanıkların neye göre seçildiğini anlamak ve araştırmak gerekmez mi?
      Hakkında dava açılmayan subaylar hakkında dava açılsın diye bir düşüncemiz yok.
      Bu kişiler bu listelere yanlışlıkla mı yazılmış.
      Belki de bu davanın püf noktası burasıdır.

      Cevapla

      • trekking Says:

        Fenerant, doğru diyorsunuz. Benim de başından beri cevap bulamadığım sorulardan biri bu. Neye göre seçildi de haklarında dava açıldı ya da açılmadı. Örneğin Astsubay ların hepsi tutuksuz yargılanıyormuş. Bu da tuhaf.

        Bu Gölcük Donanma ile ilgili askeri savcılığın, bilirkişi raporundan sonra ne yaptığını da merak ediyorum. Nasıl seyrediyor acaba durum. Pınar Doğan dan bende o durumu takip etmelerini rica ediyorum.

        Cevapla

  2. Solmaz Türk Says:

    Siz hala Silivri’de bir mahkeme olduğunu mu zannediyorsunuz?

    Cevapla

  3. bir diğer ihtimal Says:

    Tek bir duruşmada bu kadar çok skandal tutarsızlığın hakimler ve savcının yüzüne vurulması, ve o hakimler ve savcının o akşam evlerine gidip çoluk çocuklarının gözlerinin içine bakabilip huzur içinde uyumalarını inanın bir insan olarak anlayamıyorum. Bu kadar çok gayri hukuki uygulama, bu kadar büyük vicdansızlık eminim ne kara veba zamanında yapılan cadı avı mahkemelerinde, ne de hristiyanlığın en karanlık dönemlerinde kurulan engizisyon mahkemelerinde bile yaşanmamıştır.

    Sayın Fenerant ve sayın Trekking’in vurguladıkları husus en başından beri aklımı kurcalıyor. Seminere katılıp konuşma yapan ama hakkında takibata gerek görülmeyenler, aynı birlikten seminere katılıp astları yargılanırken davaya tabi tutulmayan üstler. Milli mutabakat hükümeti’ne esas diye çıkarılan uydurma bir listeye istinaden savcıların kafalarına göre sana tebliğ edilmiştir gel, yok sen tebliğ edilmemişe benziyorsun sen kal yaklaşımları. Özellikle bu dava kullanılarak terfi yolları kapatılan muvazzafların yerlerine kimlerin terfi edeceği, hep bunlar kafamda.

    Burada çok açık olarak bir taşla bir çok kuş vurma amacı var. Darbe psikozunu hortlatarak TSK düşmanlığını körüklemek, TSK’yı AKP düşmanı gibi gösterip yine demokrasi havarisi olarak oyları arttırmak, davaları koz olarak kullanıp TSK komuta kademesine şekil vermek, hatta bununla yetinmeyip KHK ile bizzat TSK yapılanmasına müdahil olmak, böylece cemaatin başından beri girmek için büyük mücadele harcadığı ancak bir türlü istediği düzeyde bunu başaramadığı bu kuruma istediği kadroları yerleştirebilmek. Ajanda apaçık ortada, açık mı kalacağı yoksa sonsuza dek kapanacağı mı ise bizlerin elinde, onun için mücadeleye devam, hem bu davada kurban seçilip yargılanan masumlar ve yakınları, hem de çoktan hakettiğimiz aydınlık bir Türkiye için.

    Cevapla

  4. VV Says:

    Duruşma tutanağını okumaya başladığımda gözüme çarpan bir şey oldu, bu konuda daha fazla bilgisi olan arkadaşların fikirlerini almak adına dile getirmek istedim. O gün ben duruşmadaydım ve isim tespiti sırasında sanıkların tamına yakını rütbeleriyle birlikte (emekli olanlar emekli olduklarını belirterek) isimlerini söylemişlerdi. Yapılan adaletsizlik ve duruşmanın seyri açısından önemli değil belki ama tutanakta, isim tespitine ilişkin sanıkların söylediklerinin tamamının yazılmamış olduğunu gördüm. Neyi yazıp neyi yazmayacağı katibin kararımıdır, sanığın ağzından çıkmış olmasına rağmen rütbenin yazılmaması, olması gereken bir uygulamamıdır yada birileri tarafından sansürlenmişmidir. Açıkcası savcıların delil sakladığı, hakimlerin saklanan delilleri savunmaya vermek konusunda gönülsüz oldukları bir davada, yani yargıya güvenimin sıfıra indiği bir durumda bunun gibi ufak ayrıntılar bile rahatsız edici geliyor. Tutanaktaki uygulama eğer yukarda saydığım ikinci ihtimalin yani olması gerekenin gereği değilse, o zaman bu tutanakların verilmesi için 15-20 gün gibi bir sürenin geçmesinin sebebi acaba bir sansür mekanizmasının çalıştırılıyor olmasımıdır. Hoş bu davayla ilgili savunmalar üzerinde sansür uygulamaya kalkarlarsa sanırım savunma adına birşey yazmamaları gerekir ama diyorum ya bu şartlar altında insan herşeyden huylanıyor.

    Cevapla

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: