Cumhuriyet Savcılarından Kafka’ya Saygı (2)

Balyoz belgesi Deniz Kuvvetleri’nde, ve fakat Amerika’dan yazılmış!

107 no.lu sanık Muharrem Nuri Alacalı neden Balyoz sanığı?

Çünkü, Alacalı’nın 11 no.lu CD’deki bir belgeyi (Suga Planı’nın EK-E’si) hazırladığı iddia ediliyor. TÜBİTAK raporundaki üstveri bilgilerine—ve de iddianamede savcıların iddialarına—bakılırsa, belge 06. 01. 2003 tarihinde Nuri Alacalı tarafından oluşturulmuş. Yazıldığı bilgisayarın “şirket adı” bilgisi “Dzkk,” yani Deniz Kuvvetleri Komutanlığı. Üstüne üstlük, bu belgenin en altında hazırlayan kişi olarak Nuri Alacalı’nın adı yazılı.

Peki, Nuri Alacalı 06.01. 2003 tarihinde nerede?

ABD’de!

76. No.lu ek klasördeki sorgu tutanağından okuyalım:

“Ben 2002 yılının Temmuz ayından 2003 yılının Haziran ayına kadar ABD’de Deniz Komuta koleji eğitimine katıldım, o süreç içerisinde hiç Türkiye’ye dönmedim. Pasaport giriş çıkış kayıtlarımdan da bu husus açıkça anlaşılabilir.”

Nuri Alacalı, bu belgeyi üstverisinde görüldüğü tarihte, yani 6 Ocak 2003’te, yazmış olamayacağını pasaportu ve görev yazıları ile ispatladığına göre neden Balyoz sanığı olarak bulunuyor? Bu ilk soru.

İkinci soru, belgenin üstverisi gerçeği yansıtmıyorsa, bu ne anlama gelir?

Cevabı basit. Belgede sahtecilik var. Neden? Çünkü burada üç ihtimal var:

  1. Belge Nuri Alacalı tarafından yazıldı ama üstverisinde gözüktüğü gibi 6 Ocak 2003’te yazılmadı.
  2. Belge 6 Ocak 2003’te yazıldı ama üstverisinde gözüktüğü gibi Nuri Alacalı tarafından yazılmadı.
  3. Belge 6 Ocak 2003’te Nuri Alacalı tarafından yazılmadı.

Her üç durumda da bu belgenin üstverileri gerçeği yansıtmıyor! Yani bu belgede sahtecilik var.

Peki bu belge sahte ise, belgenin içinde bulunduğu 11 no.lu CD’deki diğer belgeler (Balyoz, Oraj, Sakal, Çarşaf, vs.)? Onların da üstverilerinde görünen kişiler tarafından ve görünen tarihlerde yazılmadığına dair – en azından – bazı şüphelerin doğması gerekmez mi?

Ama savcılar olgular ne olursa olsun savlarından o kadar emin ki, bu sahtecilik bulgusu umurlarında değil.  Ve Nuri Alacalı’yı hazırlamış olması mümkün olmayan bir belge üzerinden iddianameye sanık olarak koyuyorlar.

Ya Nuri Alacalı’nın o tarihlerde ABD’de olduğunu belgelemiş olması? Savcılar Nuri Alacalı’nın ifadesinin kısa bir özetini vermelerine rağmen, bu olguya iddianamede hiç değinmiyorlar bile (bkz. sayfa 786).


Abone Ol

Subscribe to our RSS feed and social profiles to receive updates.

Yorumlar kapatıldı.

<span>%d</span> blogcu bunu beğendi: