Yargıtay’ın Balyoz gerekçeli kararı

10 Ekim 2013

GENEL

Yargıtay, Balyoz davasında yargılanan 237 sanığın cezasını onadı. Yargıtay’ın gerekçeli kararının tam metnine buradan ulaşabilirsiniz. Cezası bozulan sanıklar ve aileleri için seviniyoruz, ancak bu Yargıtay’ın işlediği hukuk cinayetinin vehametini azaltmıyor.

Yargıtay, dijital delillerin gerçek olduğu sonucuna varıyor. Aksini gösteren tüm kanıtlara rağmen Balyoz CD’lerinin 2003’te sanıklar tarafından hazırlandığını kabulleniyor. Savunmanın sunduğu zaman-mekan çelişkilerine dair tek bir söz etmiyor, bunlara herhangi bir açıklama getirmiyor. Sözde 2003’te kapatılmış CD’lerde Microsoft Office 2007 unsurlarının bulunmasına hiç değinmiyor.

Buna karşın, kendi görüşünü doğrulamak için delillerde kolluk tarafından oynama yapıldığına dair kanıt olmadığı, AIHM’in savunmanın sunduğu uzman raporlarını incelediği, bu kadar belgenin sonradan hazırlanamayacağı gibi alakasız ya da gerçek dışı argümanlar getiriyor.

Hilmi Özkök ve Aytaç Yalman’ın tanık olarak dinlenmemiş olmasını da mevcut deliller nazara alındığında sonuca etkili olmayacaktır diye geçiştiriyor.

Bu gerekçeli karar ışığında hiç kuşkumuz olmadan söyleyebiliriz ki Yargıtay Balyoz’un ana delillerinin sahte olduğunu bilerek cezaları onamıştır. Olay bu kadar basittir, söylenecek başka şey de yoktur.

Abone ol

Subscribe to our RSS feed and social profiles to receive updates.

14 Yorum “Yargıtay’ın Balyoz gerekçeli kararı”

  1. zafer Says:

    Başsavcılığın tebliğnamesinde de de, Yargıtay’ın gerekçeli kararında da savcı ve yargıçların karar vermesinde etkili olan tek şey, planların detaylı olması, geniş bir bölgeyi ve çok sayıda kişiyi içermesi. Yani ” böylesine detaylı bir planı başkası hazırlayamaz, böyle bir plan sahte olamaz ” önyargısıyla hareket etmişler. Zaten ondan sonra savunmaları hiç okumamışlar bile. 45 Gün boyunca kimin cezasını onaylasak, kimin cezasını bozsak diye düşünmüş ,sonra da verdikleri kararın altını doldurmak için çabalamışlar. Böylesine karmaşık, kapsamlı ve çok sanıklı davada tüm kararların oybirliği ile verilmiş olması da ayrıca enteresan.Muhtemelen aralarında iş bölümü yapıp her biri dosyanın bir kısmını incelemiş, birinin verdiği kararı diğerleri onaylamış.

    Cevapla

  2. osman arisoy Says:

    Cevapla

  3. Hüsnü Says:

    Söylenecek başka bir şey var aslında. Karara saygı duyun!

    Cevapla

  4. ftimurf Says:

    Savunma delillerin sahteliğini ispatlıyor. Hiç önemi yok. Bütün sorgulama, yargılama süreçleri TSK dolayısıyla Türkiye için kurulmuş komplonun uygulanmasına meşruiyet görünümü vermek için hazırlanmış senaryolardır. Yargıçlar bu senaryoda rol verilmiş oyunculardır. Dolayısıyla onlar tuluat kabilinden bile olsa ellerine verilen senaryonun dışına çıkamazlar. Sahte delillerle TSK’nin en güzide komutanları mahkum ediliyor diye sızlanmanın anlamı yok. Bu güzide komutanlar ne yazık ki Türkiye Cumhuriyetini tarihinin en tehlikeli istilasına karşı koruyamamışlardır. Şimdi, RTE ve The Cemaat, TSK’ye dolayısıyla Türkiye Cumhuriyetine vurdukları darbeden zafer sarhoşluğuna kapılmış, zaferi ve ganimetini sahiplenme savaşına başlamışlardır. Acele ediyorlar, zafer zannettikleri onların takiyeleri kadar gerçektir. Türkiye Cumhuriyetini yıkmaya, yerine bir Orta Çağ sultanlığı kurmaya güçleri yetmeyecektir.

    Cevapla

  5. olasiliksiz Says:

    Şimdi kararı okuyunca ortaya çıkan bir kaç husus var:

    1. Yargıtay, mahkemenin yazdığı tutarsız, karmaşık ve hatalarla dolu gerekçeli kararını oldukça güzel derleyip toplamış, anlaşılır bir hale getirmiş.

    2. Sonuç, benim hayatımda gördüğüm en güzel demagoji örneklerinden biri olmuş.

    3. Delilerin elde ediliş şekline bakılarak gerçek olduğu önyargısıyla başlanmış. İçeriklerinin doğruluğu veya yanlışlığına ilişkin hususlar hiç bir şekilde dikkate alınmamış.

    4. Türk ordusu zaten darbe yapmaya elverişlidir, bu belge ve bilgileri de başkası zaten derleyemez, zaten seminerdeki konuşmalar da bunları doğrular nitelikte mantığıyla, diğer delillerin tümüne meşruiyet kazandırılmış.

    5. Bir darbenin 6-7 yıl boyunca devam etmesi, darbe verilerinin sürekli güncellenmesi, ama güncelleme yapılırken nedense 6-7 yıl önceki tarih ve referanslarla kaydedilmesi, bu arada ölen, emekli olan, yaşı 70miş kişilerin hala aktif darbeci gibi nitelenmesi “hayatın doğal akışına uygun” bulunmuş.

    6. Birleşmiş Milletlere “hadi oradan” muamelesi yapılmış.

    7. Durumu benzer çeşitli kişiler arasında bilinmeyen bir mantıksal değerlendirmeye göre farklılık yaratılmış.
    ….

    Bu karardan ben şunu anladım… 4-5 kişi kahvehanede oturup birini dövmek için konuşurlarsa, bunlara kulak misafiri olan bir başka kişi bu konuşmaları bilgisayarda çeşitli word dökümanları ve planlar haline getirirse ve bu kişilere gıcık olsun diye üstünden 5-6 yıl geçtikten sonra bir bond çantayla savcılığa teslim ederse, söz konusu kişinin bu arada dövülüp dövülmediğine bakılmaksızın bu adamı dövmek suçundan ceza alabilecekler. Hatta dövülecek adamın diyelim ki bu arada kalp krizi geçirip ölmüş olması dahi bunu değiştirmeyecek.

    Hukukçu olmak gerçekten zormuş… Mantığı bir kenara bırakmak gerekiyor.

    Cevapla

    • Ihtimal Says:

      Belki deniz kuvvetlerinin istihbarat yuzbasisi kemalettin yakar , doseme altina saklanan dosyalariyla ilgili bugun gercekleri fisildamistir birilerine!

      Cevapla

      • trekking Says:

        İhtimal, Sen taktın bu Kemalettin Yakar’a. İki de bir de anmadan geçmiyorsun. Akrabası mısın nesin?

        Ortada koskoca bir mahkeme görüldü güya. Mahkeme fısıldamalara mı bakar? Hani ner de suç’un sabit olması? Maddi deliller? Yok?

        Ya ne var Kemalettin Yüzbaşı fısıldadı ya?

        Bunun için mi ceza aldı 204 kişi?

        Böyle bir saçmalık kabul edilebilir mi?

        Cevapla

      • olasiliksiz Says:

        İhtimal,

        Kimin ne fısıldadığının ne önemi var?
        Diyelim ki gerçekten bir darbe girişimi vardı. Önemli olan bunun tatminkar, adil ve güçlü delillere bakarak cezalandırılması. Sahteliği ayan beyan ortada olan saçmalıkları bahane göstererek yapılması değil…

        Bu dava süreci başladığından bu yana önce savcıların, sonra mahkemenin, daha sonra yargıtayın tatminkar gerekçeler ve kanıtlar ortaya koymasını bekledik. Acaba bilmediğimiz bir şeyler mi var diye düşündük. Gördük ki ortada öyle bir şey yok… Sadece kanaatler var… Yani, kanaatlere bakarak, gerçekten suçlu, suçsuz olduğu tespit edilmeden 200 küsür kişi adam öldürmekten beter hüküm giydiler. Gerçekten darbe yapma girişiminde bulunsalardı bile ancak bu cezaları alacaklardı.

        Şimdi buna “adalet” diyeceğiz, sonra da kim kime ne fısıldamış dedikodusu mu yapacağız?

        Yargılananlar ceza aldığına göre şu belgeleri bavula koyup getiren “vatansever, şerefli” Türk subayı artık çıksın ortaya ve gerçekleri anlatsın. Bu belgelerin nasılda gerçek olduğunu, nasıl ele geçirdiğini ortaya koysun, bizleri ikna etsin. Çünkü biz bu kararlardan ikna olmadık!

        Sadece duruşma tutanaklarını okumak bile günler, günler sürerken, 20 günde neyin eğri, neyin doğru olduğu nasıl anlaşıldı doğrusu ben anlamadım.

        İhtimal! Sen anladın mı? Yoksa bizim bilmediğimiz dedikoduları mı biliyorsun? :)

        Cevapla

      • SolmazTürk Says:

        Kemalettin yakar yüzbaşı değil binbaşıdır,gerçekler 5 no lu hard diskin üzerindeki parmak izinin kime ait olduğu araştırılsa ortaya çıkardı belki,ayrıca Kemalettin Yakar Balyoz davasında mahkumiyet almış ve sadece kendisi değil,eşi de işinden çıkarılmış ve mağdur edilmiştir.Burada iftira atarak insanlar arasına fitne sokmaya çalışanlar gerçekten insan mı acaba ?

        Cevapla

        • trekking Says:

          Bak İhtimal, Senin ki konuşmuş. hani neler fısıldadı dediğin Binbaşı.Ama senin beklediklerini söylememiş yine. hay Allah, bu kadar yıl ceza aldılar bir tanesi bile itiraf etmedi hayrettir!!!!!

          Deniz Binbaşı Kemalettin Yakar da Özel’in açıklamalarını “marjinal gördükleri personelden kurtuldular demek ki.” ifadeleriyle değerlendirdi.

          “Bizi marjinal görüyordu şimdi bizden kurtuldu demekki. O zaman genelkurmay başkanı çıkıp üzülüyorum demeyecek. TSK bugüne kadar arkamızda durmadı. Düne kadar Türk subayıydık, bundan sonrada Türk milleti arkamızda olacaktır. Başka da kimseden ne minnet ne de destek bekliyoruz.”

          Cevapla

  6. Nihat Says:

    Riza Turmen, Milliyet icin yazmis; T24 de yayinlamis: Yargıtay Balyoz gerekçesinde AİHM kararlarını yanlış yorumladı.

    Cevapla

  7. Zipkin Says:

    Bu mucadele elbette devam edecek. Bu yargitay kararindan herkesin anlamasi sonuc su hukuk gukuk sacmaliklarini birakip mucadeleye baska zeminlerde devam etmektir. Dogru durust ulkelerde elbette hukuk’a saygi gosterilir hukuk maddi gercekten yola cikarak yasalara gore karar verir. Biz’de boyle bir sey var;mi? Yok yargitay oyle karar verdi. O zaman mucadele diger zeminlerde devam eder. Esir edilen o piril piril tertemiz insanlar ozgurlugune kavusana kadar.

    Cevapla

  8. Zipkin Says:

    Yargitayin gerekceli karanini okudum. Utanilacak bir karar ama baska birsey daha var. Sanki bilerek, utanarak yazmislar. Cunku gerekceli karar diye gerekcesiz karar yazmislar ve bunun farkindalar. Neredyse ozur diliyorlar.Anlasiliyorki hakimler agir tehdit altindalar buda beklenirdi zaten.yandas medyanin. valilerin polislerin duruma bakin.Mucadele edecegimiz bu tehditleri yapan, insanlari korkutan, ulkemizin uzerine cokmus kanini emen yapidir. .

    Cevapla

  9. Anonim Says:

    teşekkürler. karar siyasi oteritenin isteğinin akıllarınca hukuken onaylatımasından başka bir konu değil. Sosyal değişim durdurulamaz fakat yavaşlatılır. Bizlede yavaşlama dönemini yaşıyoruz

    BALYOZ DAVASINDAKİ 11 ve 17 nolu C/D KİM BARANSUYA VERDİ BU AÇIKLANMALIKİ HUKUKA YARGIYA ;KARAR VEREN HAKİMLERE SAYGI DUYALIM BUNU MEYDANA ÇIKARMAK DEVLETİN NAMUSUDUR.

    * **”Çalışmadan, öğrenmeden, yorulmadan; rahat yaşama yollarını aramayı alışkanlık haline getirmiş olan bir millet; Önce onurunu, sonra hürriyetini; daha sonrada geleceğini kaybetmeye mecburdur.”*

    *”Hangi bağımsızlık vardır ki yabancıların nasihatleriyle yükselebilsin? Tarih böyle bir şeyi yazmadı.”* * M.Kemal Atatürk * Her fikri savunma hakkın yoktur. Bilgi temelli fikri savunmaya hakkın vardır. Kimse cahil kalma hakkına sahip değildir. Amerikalı yazar Saygılarımla “Faris Sarıkaya

    Cevapla

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logo

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ photo

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 349 takipçiye katılın

%d blogcu bunu beğendi: